AKMESCİT / SİMFEROPOL (QHA) -

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın sözde Yüksek Mahkemesi’nde, Rusya’da yasak olan Hizb-ut Tahrir örgütüne güya üye oldukları gerekçesiyle tutuklanan Kırım Tatarlarına karşı açılan davanın incelendiği bugün, 6 Nisan tarihinde yapılan duruşmaya tutukluların yakınlarının katılması engellendi.
 
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Kırım Tatar Milli Kurultayı Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Zair Smedlâyev, yasa dışı olarak tutuklanan Kırım Tatarlarının yakınlarının tutuklulara işkence yapıldığından kuşkulandığını aktardı
 
Zair Smedlâyev, “Sözde Hizb-ut Tahrir davası kapsamında tutuklananların tutukluluk sürelerinin uzatılması meselesinin inceleneceği duruşmaların başlaması gerekiyor. Tutukluların yakınlarının mahkeme duruşmasına katılımı yasaklandı. Tutukluların akrabaları bu şekilde davranarak olası işkence izlerinin gizlenmeye çalışıldığı tahmininde bulunuyorlar” diye kaydetti.

İnsanların sözde Kırım Yüksek Mahkemesi’nin kararı üzerine duruşmaya katılmalarının engellendiğini bildiren Avukat Emil Kurbedinov, “Yüksek Mahkeme tüm duruşmaları halka kapalı şekilde düzenlemeye karar verdi. Şimdi Yalta beşlisinin tutukluluk sürelerinin uzatılmasının inceleneceği duruşmalar başlıyor. Duruşmaya katılmak için çok kişi mahkemeye geldi, ama kimsenin mahkeme binasına bile girmesine izin verilmiyor” dedi.
 
Bugün, 6 Nisan tarihinde yapılacak duruşmalarda sözde Hizb-ut Tahrir davası kapsamında tutuklanan Müslim Aliyev, Emir Usein Kuku, Vadim Siruk, Arsen Cepparov ve Refat Alimov’un tutukluluk sürelerinin uzatılması konusu incelenecek.
 
Bilindiği gibi, sözde Hizb-ut Tahrir davası bahanesiyle Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) işgal edilen Kırım’da muhalif Kırım Tatarları ve Müslümanlara karşı baskı uyguluyor. Terörizm şüphesi ve aşırıcılıkla mücadele bahanesiyle işgalci kolluk kuvvetleri evlere baskın, yasa dışı aramalar düzenliyor ve insanları tutukluyor.
 
Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) görevlileri, 2016 yılının 11 ve 12 Şubat tarihlerinde Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da "terör örgütüne” mensup oldukları şüphesiyle birçok kişinin evinde arama yaptı. Yapılan aramalar sırasında birçok kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların bir kısmı aynı gün serbest bırakılırken, Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk, Enver Bekirov ve Muslim Aliyev mahkemeye çıkarıldı.
 
Kırım’daki Rus mahkemesi tarafından, 12 Şubat’ta yapılan duruşmada, sözde “terör eylemlerinde” bulunmakla ilgili dava kapsamında gözaltına alınan 4 gencin tutuklu kalmalarının gerekçesi olarak, tanıklara baskı yapabilecekleri veya gizlenebilecekleri ileri sürülerek evlerinde bulunmalarının mümkün olmaması gösterilmişti. Böylece mahkeme Enver Bekirov, Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk ve Muslim Aliyev’in tutuklu kalmalarına karar verdi.

18 Nisan tarihinde, Rus kolluk kuvvetlerinin, Rusya tarafından işgal edilen Kırım'ın Yalta bölgesi Kızıltaş (Krasnokamenka) köyünde aramaların düzenlendiği, aramalar sonrası iki Kırım Tatarı Refat Alimov ve Arsen Ceparov’un tutuklandığı bildirildi. Kırım'ın sözde Savcısı Natalya Poklonskaya, genç adamların Rusya’da yasak olan Hizb-ut Tahrir örgütünün üyesi olmakla suçlanarak gözaltına alındığını açıkladı.
 
Kırım Rus yönetiminin sözde Akmescit'in Kievskiy Bölge Mahkemesi, 19 Nisan tarihinde yaptığı duruşmada, Arsen Ceparov ve Refat Alimov hakkında tutuklama kararını çıkardı.
 
Temmuz 2016’te Kırımlı Müslümanların avukatı Aleksandr Popkov, Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk ve Refat Alimov işgalciler tarafından “tehlikeli tutuklular” olarak kabul edilerek Akmescit nezarethanesinin “tehlikeli tutukluların” bulunduğu bölümüne sevk edildiğini bildirdi.
 
Bunun dışında dini inançları nedeniyle sözde Hizb-ut Tahrir davası kapsamında gözaltına alınan Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk, Enver Bekirov, Muslim Aliyev, Refat Alimov ve Arsen Ceparov olmak üzere 6 Kırımlı Müslüman hakkında zorunlu psikiyatri muayenesi yapılması kararı verildiği bildirilmişti.
 
Ayrıca Kırım Tatarlarının suçlandığı Rusya Ceza Kanunu’nun terörle ilgili 205.5. Maddesine 13 Ocak tarihinden itibaren daha bir madde eklendiği bildirildi. Bu tarihten sonra Kırımlı Müslümanlar ayrıca Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 278. Maddesi gereğince “Şiddet Kullanarak İktidarı Ele Geçirme Veya İktidarı Elde Tutmak"la suçlanacağı belirtildi.

QHA