KİEV (QHA) - 11 Nisan 2018 -

“Tercüman” gazetesinin ilk sayısının çıkışının 135. yıl dönümü ve Kırım Tatar Gazetecilik Günü vesilesiyle Kiev’de 10 Nisan’da “Kırım’da Basının Gelişim Tarihi ve İşgal Altındaki Kırım’da İfade Özgürlüğünün Durumu” konulu yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirildi. Etkinlik Kırım Tatar Milli Meclisi Kırım Tatar Basınını Geliştirme Bölümü ve Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği tarafından organize edildi. 
 
Etkinlik esnasında Kırım Tatar Milli Meclisi üyeleri, Ukrayna’nın ana kısmında ve Kırım’da işgal şartlarında faaliyet gösteren gazeteciler, işgal altındaki yarımadada ifade özgürlüğü durumunu ele aldı. 
 
QHA, katılımcıların Kırım’daki durum ve Ukrayna’nın ana kısmında yarımadanın işgali konusunun nasıl aydınlatıldığı ile ilgili ifadelerini derledi. 

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DKTK) Başkanı, Ukrayna milletvekili Refat Çubarov

- Kırım’da herhangi bir bağımsız medya yok, çünkü orada her şey rejime bağlı. İşgal edilen bölgelerde ve özgür Ukrayna’da gazetecilerin çalıştığı şartları çok uzun karşılaştırabiliriz. 135 yıl önce İsmail Gaspıralı, Tercüman gazetesini yayınlarken insanlara idealleri iletiyordu. Günümüzde esas gayemiz, kendini savunabilen merhamet ve sevginin hakim olduğu bir toplumu kurmak.

Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği Başkanı Sergey Tomilenko

- Kırım’da ifade özgürlüğü yok. Gazetecilere yönelik şiddet kullanıldığı ile ilgili yeni olayları daha fazla kayda geçiriyoruz ve yarımadada bağımsızlığın sesizce ve fiilen yok olduğunu üzüntüyle belirtiyoruz. İtibar sahibi medyalar yanı sıra kendi okur kitlesi olan gazeteciler de takibata uğruyor. ATR televizyon kanalı, Kırım Haber Ajansı (QHA), Kırım.Hakikat (Krım.Realii) projesi gibi büyük medyalara takibatlar raporlarımızda yansıtıldı.

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı, Kremlin’in eski siyasi tutsağı İlmi Ümerov

- Gazetecilikle doğrudan bir ilişkim yok ama 1990’lı yıllar Kırım Tatar milli hareketinin medyaya çok ihtiyaç duyduğu bir dönem olmuştu ve biz ‘Avdet’ gazetesini kurduk, milli hareket onun etrafında sürdü. Halkın sorunları ve endişelerini anlatıyorduk. 2014 yılından sonra, işgalden sonra tüm bağımsız medyalar yok edildi. Ancak rejimin kontrolünde olan medyalar kaldı.

Kırım Dayanışması insan hakları teşkilatının aktivisti Seytumer Seytumerov

- 2014 yılında Rus yönetimin ilk önce Kırım’ın enformasyon izolasyonuyla ilgilendiğini hepimiz biliyoruz. Birçok medya kapanmak zorunda kaldı. Çünkü Rusya’da farklı düşünce ile mücadeleye yönelik sert bir politika var ve devletin politikasını kabul etmeyenler takibata uğruyor. 2015 yılından başlayarak baskılar artmaya başladı ama o dönemde Kırım’da yapılan arama ve tutuklamalara tanık olanlar olayları kayda geçirerek internette paylaşmaya başladı. Böylece Ukrayna ve Kırım’ı birleştiren sivil gazeteciler ortaya çıktı. Onlar durumun tehlikeli olduğunu anlıyor ve herhangi bir gün, evlerine kolluk kuvvetleri tarafından baskın düzenlenebileceğini biliyorlar. Ukrayna’da yarımadadaki olayların aydınlatılmamasının işgalcilerin yararına olacağını anlamamız gerekiyor.

Kırım Dayanışması insan hakları teşkilatının aktivisti Server Mustafayev

- Kırım’da özgürlük hakkımızı savunmaya çalışıyoruz. İnternette gördüğünüz veya Kırım’dan gelen gazetecilerden duyduğunuz o bilgi zerreleri, doğrudur. Daha iki yıl önce görüntü bambaşkaydı ve Ukrayna’da Kırım konusu bu kadar aydınlatılmıyordu. Biz, yağmurun damladan başladığına inanıyoruz ve durumun değiştiğini görüyoruz.

Kırım’da faaliyet gösteren gazeteci Şevket Memetov

- Son yıllarda birçok sivil gazeteci ve blog yazarı duyulmaya başladı. Bu yönde daha fazlasının yapılmasını istiyoruz. Çünkü bunun için profesyonel gazeteci olma zorunluluğu yok. Onların (blog yazarları ve sivil gazeteciler) günümüzde yaptıkları çok önemli, onlar Kırım’ı unutturmuyor ve günümüzde yarımadadaki sorunların farklı alanlarda ele alınması memnun edici.

KrımSOS insan hakları teşkilatı Koordinatör Yardımcısı Yevgeniya Andreyuk

- Kırım’da ilk saldırılar, gazetecilerden başladı. Çünkü Rusya’nın bağımsız sesleri yok etmesi gerekiyordu. Kırım’da ifade özgürlüğü meselesi çok yönlü: medyaların kapatılması ve bloke edilmesi, Ukraynalı ve uluslararası gazetecilerin yarımadaya erimişinin zor olması. Aktivistler ve sivil gazetecilere yönelik baskı, kişisel değil toplu eylemdir. Rusya, hibrid savaşını sadece Ukrayna’ya karşı değil tüm uygar dünyaya karşı sürdürüyor. 

Daha önce Kiev’de düzenlenen “Kırım’da Basının Gelişim Tarihi ve İşgal Altındaki Kırım’da İfade Özgürlüğünün Durumu” konulu yuvarlak masa toplantısının katılımcılarının, Ukrayna ve uluslararası medyalara işgal edilen Kırım’daki insan hakları ihlallerini dünyaya aktaran Kırımlı aktivistleri, kendi meslektaşları olarak kabul etmeye çağırdığı bildirilmişti
 
Yuvarlak masa katılımcıların kabul ettiği ilgili karar tasarısında Ukrayna ve uluslararası gazetecilerin, faaliyetleri dolayısıyla zulüm gören Kırımlı aktivistlerin statülerinin tanınmasının, aktivistlere destek ve gerekli yardımı sağlayacağı belirtildi.

QHA