NEW YORK (QHA) -

New York merkezli Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch/HRW), Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın Rus yönetiminin, yarımadada farklı düşünceyi bastırma amacıyla Kırım Tatarlarına yönelik çeşitli gerekçelerle yapılan takibatı sertleştirdiğini ifade etti.
 
Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 14 Kasım tarihinde yayınladığı raporda, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da Kırım Tatarlarına yönelik takibatın sertleştirildiği belirtildi.
 
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Avrupa ve Merkez Asya Müdürü Hugh Williamson, “Kırım’daki Rus yönetim, 2014’te Kırım işgalinin başlangıcından beri, Kırım’ın Rusya tarafından işgaline karşı çıktıkları için Kırım Tatarlarını yorulmadan takip ediyor. Onlar (işgalci yönetim) siyasi açıdan aktif olan Kırım Tatarlarını aşırıcı ve terörist olarak adlandırdı, birçok Kırım Tatarını yarımadadan ayrılmaya zorladı ve Kırım’da kalanların hiçbir zaman kendisini güvende hissetmemesini sağladı” diye kaydetti.
 
Hak savunucuların raporunda, Mart 2014’ten itibaren sözde yönetimin ve yetkililerin, Kırım yarımadasında Kırım Tatar halkının temsilcileri ve gazeteci, blog yazarları, aktivistler olmak üzere yanlılarını takibat, yıldırma, tehdit, yasa dışı aramalar, fiziksel saldırılara uğrattığı belirtildi. 

İşgalci yönetime verilen şikayetlerin etkili bir şekilde incelenmediğini ifade eden İnsan Hakları İzleme Örgütü üyeleri, bu bağlamda sözde yönetimin Kırım Tatar medyalarını ve Kırım Tatar Milli Meclisi’nin faaliyetlerini yasakladığını kaydetti.
 
2015 yılından bu yana, işgal edilen yarımadada, ne Ukrayna ne de Avrupa ülkelerinin çoğunda yasaklanan ama Rusya’da yasak olan Hizb-ut Tahrir örgütüne ilişkisi olduğu şüphesinyle 26 kişinin tutuklandığını hatırlatan İnsan Hakları İzleme Örgütü, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’e karşı açılan düzmece dava, sözde Hizb-ut Tahrir davası çerçevesinde takibat, Bahçesaray’da 11 Ekim 2017 tarihinde yapılan baskın ve tutuklamalar, Kırım Tatarı Renat Paralamov’un kaçırılması ve işkenceye uğraması, FSB’nin (Rusya Federal Güvenlik Servisi) Şubat 2016’da Yalta’da Kırım Tatarlarının evlerinde arama yapması olaylarına değindi. 
 
Rusya’nın inanç, toplanma ve din özgürlüğü dahil olmak üzere Kırım’daki halkın haklarına saygı duymak zorunda olduğunu vurgulayan İnsan Hakları İzleme Örgütü, “Örgüt’ün kayda geçirdiği Rusya’nın Kırım Tatarlarına yönelik eylemleri, söz konusu hakları ihlal ediyor ve Kırım Tatarlarına yönelik takibat politikası olarak kabul edilebilir” diye kaydetti. 

QHA