ANKARA (QHA) -

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri Avukat Namık Kemal Bayar, Tataristan'da anadilde eğitim konusunda yaşanan gelişmelere dair Facebook hesabı üzerinden önemli açıklamalarda bulundu. Bilindiği gibi, Tataristan Devlet Şurası'nın 33. oturumunda alınan karar doğrultusunda, Tataristan'da Tatarca 1. ve 9. sınıflar arasında sadece haftada 2 saat, 9. sınıftan sonra ise seçmeli olarak okutulacak.

Tataristan'da öğrencilerin %30'unun anadil olarak Rusça'yı seçecek olması nedeniyle halihazırda var olan Rus Dili ve Edebiyatı dersleri ile beraber haftada 11 saate kadar Rusça derslerinin arttırılması mümkün gözüküyor. Bu, her gün iki saat Rus Dili ve Edebiyatı öğretilmesi demek. Bu kararın sonucunda Tatarca öğretimi veren 220 öğretmenin işsiz kalacağı açıklandı.

Bayar yaptığı açıklamada, Putin rejiminin konuyu kendi çıkarlarına uygun olarak "çözümlediğini" ifade ederek, bunun, önümüzdeki dönemde ortaya çıkması muhtemel daha büyük bir hedefin ilk adımı olabileceğine dikkat çekti. Bayar'ın açıklamasının tam metni şöyle:

"Tataristan'da anadilde eğitim meselesi bu şekilde halloldu(!). Üstelik Tataristan bir Federe Devlet olmasına, Anayasa ile kanunlar ve antlaşmalar ile korunan hak ve yetkileri olmasına rağmen Putin rejiminin eğitim kanunlarına uygun olarak Tataristan Parlamentosu, adını taşıyan İdil Tatarlarının anadilde eğitim alması engellenecek şekilde bu meseleyi sahiplerinin emrine uygun olarak çözdü. 

Yüzlerce yıllık edebî ve kültürel birikim, onbinlerce eserin dili, büyük bir Türk medeniyetinin son hayat kırıntıları da böylelikle yaşam destek ünitesine bağlandı. Bu ünitenin açma-kapatma düğmesi de Moskova'daki barbarların eline verildi.

Bu durumda akla hemen bazı sorular geliyor. Birincisi, Rusya Federasyonu adlı yağmacı ve barbar mekanizma içinde ne işe yaradığı belirsiz de olsa hiç bir yasal güvencesi olmayan Kırım Tatarlarını neler bekliyor?

Ve ikinci soru da şu; Rusya Federasyonu'nu oluşturan Tataristan gibi sözde federe devletlerin halklarını bundan sonra bekleyen tehdit ne? Anadilinde eğitim hakları yok edildiğine göre, aile mi, iş mi, toprak mı yoksa din mi? Gerçi din meselesini bütün sözüm ona Müslüman müftüleri Moskova'ya bağlayarak çözmüştü Rusya.. Ama bu da sadece daha büyük bir hedefin ilk adımı da olabilir."

QHA