MOSKOVA (QHA)-28 Mart 2018 -

Sovyet döneminin ve Rusya'nın ünlü muhalif isimlerinden gazeteci ve insan hakları savunucusu Aleksandr Podrabinek, Facebook sayfasında yayınladığı yazısında, 25 Mart tarihinde Rusya’nın Kemerovo kentinde bir AVM’de çıkan yangın sonucu onlarca insanın ölmesi üzerine birçok yorum yapılırken, Suriye’de Rus ordusunun desteklediği Esed rejiminin binlerce sivili katletmesine sessiz kalınmasına ilişkin görüşlerini kaleme aldı.

Podrabinek'in yazısının tam metni şu şekilde:

“Dehşet, acı, korku ve öfke...”

“İçimde derin (bir) soğukluk ve alçaklık hissi var...”

“Gün boyu kalbim acıyor. Tam anlamıyla, fiziki olarak...”

Facebook’ta Kemerovo’daki trajediyle ilgili bunun gibi birçok yorum yapılmış. Doğru kelime bile bulamazken ne denebilir ki? Ve herkes söyleyebildiği kadar söylüyor. Anlıyorum.

Anlamadığım başka bir şey var. İnsanlar, bazı çocukların ölümüne bu kadar duygusal tepki gösterirken, bazılarının ölümünü tamamen görmezden gelmeyi nasıl başarabiliyorlar? İki yıl önce Rus uçakları, Suriye'deki hastaneleri kasıtlı olarak bombalarken ve hem çocuklar hem de yetişkinler ölürken, Rus Facebook'unda sessizlik hakimdi. Geçen sene Rus askeri gücüyle desteklenen Suriye diktatörü Beşşar Esed, Han Şeyhun'daki sivillere karşı zehirli sarin gazı kullandığında ve 27 çocuk da dahil olmak üzere 84 kişiyi öldürdüğünde ve 545 kişi de zarar gördüğünde, Rus Facebook öfke ve umutsuzluk sözleriyle dolup taşmadı. Oysa bu bir kaza değil, planlı bir eylemdi. Ve şu an bu kadar endişe duyduğumuz Rusya’nın bunda doğrudan parmağı vardı.

Belki çocuklar aynı değildir? Bizimkine pek benzemiyorlardır? O zaman bu fotoğraflara bakın! Bunlar, Putin Rusyası’nın en iyi arkadaşı olan Suriyeli manyağın elinden ölen çocuklar. Hepimiz bu suçlara karıştık. Ama bu bize nedense dokunmadı, değil mi? Ve hepimiz, Nabokov'un dediği gibi "ağzımız kanla dolmuşcasına sustuk."

Yazımın en başında alıntı yaptığım herkesi tanıyorum. Hepsi saygıdeğer insanlar. Ama ölümünden şu ya da bu şekilde hepimizin sorumlu olduğu insanlara bu kadar farklı davranmayı nasıl başarabiliyorsunuz? Belki Kemerovo’nun yakın, Şam’ın ise çok uzak olduğunu düşünüyorsunuzdur? Ama Şam, Moskova’ya 500 kilometre daha yakın. Yoksa mental bir fark mı? Orada onlar, burada ise biz mi varız? Duvarın arkasında olanlar bizi ilgilendirmez mi? Oraya ölümü bizim ordumuz götürüyor olsa bile mi?

Bu sessizliği anlamıyorum. Hiçbir zaman da anlamadım. Coğrafyaya göre empati göstermeyi nasıl başarabiliyorsunuz?

QHA