KİEV (QHA) -

24 Şubat 2014 tarihinde, Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu binasının önünde yapılan Ukrayna yanlısı miting sırasında toplu kargaşa çıkarmakla suçlanarak 29 Ocak 2015 tarihinde gözaltına alınan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz olayını, Kremlin’in Kırım Tatarlarına yönelik politikasının en parlak örneği olarak kabul etmek mümkün.

QHA’ya konuşan Avukat Nikolay Polozov, müvekkilinin davasının gidişatı hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

QHA: Mahkeme kararının ne zaman açıklanması bekleniyor ve siz nasıl bir karar bekliyorsunuz Kırım mahkemesinden?

Polozov: Kararın 11 Eylül tarihinde verileceğini düşünüyoruz. Ahtem Çiygöz’ün tamamen suçsuz olmasına rağmen, karar konusunda herhangi bir yanılsamam yok ve suçlu bulunacağı kanısındayım. En büyük bilinmezlik ona kaç yıl verileceğidir. Bu minimuma yakın bir rakam, yani 4 yıl da olabilir, maksimum bir süre de yani 10 yıl da olabilir. Her halükarda tutukevinde geçirdiği süre de ceza süresi olarak sayılacak. Tecrübeme dayanarak bunun ortalama 5-6 yıl, en fazla 7 yıl olacağını tahmin ediyorum. İddia makamı müvekkilim için 8 yıl hapis cezası istemişti.

QHA: Mahkeme kararı açıklandıktan sonra ne yapmayı planlıyorsunuz?

Polozov: Karardan sonra, 11 Eylül’de açıklanırsa ve suçlu bulunursa tabii ki Rusya Yüksek Mahkemesinde temyize başvuracağız.

QHA: O mahkeme itirazınızı kabul etmediği takdirde sonraki adımlarınız ne olacak?

Polozov: Temyiz mahkemesi ilk kademe mahkemesinin kararını geçerli bırakırsa, tabii ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağız. Ahtem Çiygöz davasında çok sayıda ihlal var ve Avrupa mahkemesine başvurmak sorul olmayacak, tek sorun süreler. Normalde bunlar için yıllar lazım oluyor ve Ahtem Çiygöz’ün haklarının ihlali için tazminatı artık özgür değilken alacağının hiçbir garantisi yok.

QHA: Ahtem Çiygöz’ün kendisi suçlu bulunacağı ihtimalini nasıl karşılıyor?

Polozov: Bu davada Ahtem Çiygöz’ün gerçek kişi statüsünde olmadığını söylemek büyük önem taşıyor. O, kendisinin belirli bir iş için yargılandığını düşünmüyor. Onun şahsında vatanseverlik, vatan sevgisi, işgali kabul etmedikleri için tüm Kırım Tatar halkını yargılıyorlar. Ve vatanseverleri yargılayan işgalcilerin adil yargılama yapamayacağı açıktır. O bunun farkında ve halkı için hapis yattığını anlıyor.

QHA: Son zamanlarda, Kırım'da yeni bir gözaltı dalgası yaşandı ve yaşlı insanlar gözaltına alındı. Sizce, Kremlin baskıları neden durdurmuyor?

Polozov: Elbette, baskı devam ediyor ve bu, Rus yönetmi, Kırım Tatarlarının barışçıl şiddete dayanmayan protestosu ve  hakları için verdiği barışçıl mücadelesi ile ne yapacağını sonuna kadar anlamadığı için oluyor. Kırım Tatarları Kafkas cumhuriyetleri sakinleri gibi ellerine silah alsalardı onlar için daha kolay olurdu; o zaman tüm insanlar sorgulanmadan ve yargılanmadan derhal ortadan kaldırılabilir ve öldürülebilirdi. Kırım Tatarları buna gelmiyorlar, onlar daha Sovyet yıllarında şiddet içermeyen bir mücadele tarzı seçtiler. Ve bu nedenle Rus yönetimi  bir nevi karışıklık içinde: o, hem Kırım'da yaşayan Kırım Tatarlarından destek almıyor, aynı zamanda da zor kullanarak Kırım Tatarlarının kendisine yemin etmeye zorlayamıyor. Bu nedenle onlar nokta baskı yöntemi seçtiler ve şimdi de yaşlılara ulaştılar.

QHA: Ahtem Çiygöz’ü tüm Kırım Tatar halkı destekliyor. Bu durum hakimler üzerinde etkili oluyor mu?

Polozov: Burada ayrıntıları anlamak çok önemli. Yargıç ve savcıların çoğu, işgalciler tarafına geçen Ukrayna vatandaşlarıdır ve onları korku yönlendiriyor. İşgalin ebedi olmadığını ve yeni sahiplerinin gözüne girmeleri gerektiğini anlıyorlar. Bu nedenle Moskova’dan gelen tüm emirleri yerine getiriyorlar. Ama insanların hiçbir şeyi unutmadığını ve yaptıklarının cezasız kalmayacağını da anlıyorlar. Bu yüzden onların, Kırım’daki Ukraynalı vatanseverlere baskı uygulamada bir nevi iç motivasyona sahip olduklarını düşünüyorum.

Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Rusya kontrolündeki işgalci yönetim Kırım Tatarları ve Ukrayna yanlısı aktivistlere yönelik baskı politikası uygulamaya başladı. Günümüzde 40’tan fazla kişi yasa dışı olarak Rus hapishanelerinde tutuluyor.

Bilindiği gibi, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu önünde düzenlenen mitingde “kargaşa” organize etmek suçuyla 29 Ocak’ta gözaltına alınmıştı. “26 Şubat Davası” kapsamında gözaltına alınan diğer Kırım Tatarları da “toplu eyleme katılmakla” suçlanıyor.
 
Kırım’ın sözde Rus yönetimi tarafından “26 Şubat Davası” kapsamında gözaltına alınanlar arasında bulunan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Mustafa Degermenci ve Ali Asanov tutuklu bulunurken, Eskender Kantemirov, Arsen Yunusov ve Eskender Emirvaliyev teminat ile serbest bırakılmıştı.
 
26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Parlamentosu önünde Kırım Tatar Milli Meclisi ve Rus Birliği (Russkoye Yedinstvo) Partisi’nin karşı karşıya geldiği büyük bir miting yapıldı. Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunan yaklaşık 10 bin Kırım Tatarı, parlamentonun Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılması ile ilgili kararları kabul etmesini önlemek ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklemek için mitinge katıldı. Rusya yanlısı teşkilatların yaklaşık 3-4 bin temsilcisi Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasını istemişti.

QHA