KİEV (QHA) -

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan yardımcısı Ahtem Çizgöz’ün avukatı Nikolay Polozov, müvekkilinin Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinin 3. yıl dönümü dolayısıyla yazdığı mektubu sundu.

Çiygöz’ün mektubu Ukrayna Parlamentosu’nda uluslararası uzman grubunun 26 Şubat davası raporunun sunumu sırasında okundu.

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çizgöz’ün mektubunun tam metni şu şekilde:

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı, Ukraynalı ve Kırım Tatar siyasi tutuklu, vicdan mahkumu Ahtem Çizgöz'den,

26 Şubat 2014 yılında gelişen olayları incelerken, Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden önce meydana gelen tüm problemler hakkında da konuşulmalı. Kırım’ı kendi siyasi, ticari, kişisel hırsları ve hedefleri için atlama taşı olarak gören siyasetçiler, sivil aktivistler, siyaset uzmanları, siyasi partiler, sivil kuruluşlar, gazeteciler ve televizyon kanalları hakkında konuşulmalı. Kırım’ın kaderiyle ilgilenmeyen bu önemsiz insanların gözünde, bahsi geçen şahısları ve kurumları “geçici” olarak tanımlayan Kırım Tatarları önemli ölçüde göze çarpıyordu.

Bu insanların Kırım’ı mümkün olduğunca “kullanıp”, “çok sevdikleri eşsiz” yarımadadan kaçacaklarına ilişkin bir his bizde her zaman vardı (bu konuda sonradan haklı çıktık). Özünde satkın olan bu insanlar yaklaşımlarıyla, çürümüş iç dünyalarıyla, onurlarını, haysiyetlerini ve vicdanlarını sattılar. Onların vatan, vatanseverlik, görev ve sorumluluk duygusu gibi yüksek ahlaki kavramlar ile herhangi bir ilişkisi yoktu.

Biz ise etrafımızı saran tüm zorluklara rağmen yüksek siyasi, ekonomik ve sosyal hedefler koyuyorduk. Biz Kırım’ı, Vatanımızı gelişime açık, başarılı ve cazip bir bölge olarak görüyorduk, hala da görüyoruz. Bir an için bile Ukrayna toprak bütünlüğünü ve vatandaşlığı sorgulamadık. Bizim için başka bir alternatif yoktu.

İşte bu temel ilkelerde biz ayrıldık. Bir taraftan siyasi güç, milli öz yönetim organı - Kırım Tatar Milli Meclisi, diğer taraftan - kendini “Kırım’ın siyasi eliti” olarak tanımlayan satkınlar.

Sözde “Rus unsurunun” kullanılması, 25 yıl süren siyasi mücadelede Kırım Tatarlarını istikrarsızlık faktörü olarak göstermeleri, vatan hakları üzerinde oynamaları, dinleri İslam'ı tehdit olarak lanse etmeleri... Her zaman bir şekilde bizim siyasi dayanıklılığımızı etkilemeye çalışıyorlardı. Bunları Kırım’daki tüm siyasi güçler yapıyordu.

Kırım Tatarlarının hükümet organlarında, İçişleri Bakanlığı'nda, Ukrayna Güvenlik Servisi'nde (SBU), savcılıkta ve benzer yerlerde çalışması, o zamanki mevcut hükümeti o kadar rahatsız ediyordu ki, onların atamalarını engellemek için rekabet eşitsizliği yaratma, diğer bir etnik grubu kayırrma, zaman zaman da sadece etnik kökene dayalı ayrımcılık gibi alçakça bahaneler kullanılıyordu.

Şahsiyetlere değinmek istemezdim ama mecburum… En önde geleni, sözde “Yanukoviç meydanını” 2004 yılının Turuncu Devrimi'ne karşı savunan, Kırım Parlamentosu binası önünde Lenin Meydanı'nda da öne çıkan Kunitsin; sözde kozak birliklerini, Afganistan gazilerini ve diğer aşağılık kimseleri kullanarak organize etti. Onun uşakları Kırım’ın değişik yerlerinde 26 Şubat 2014’te kullanılan sloganlarla (faşizme hayır vs.) propaganda yapıyordu. Yeni atanan Ukrayna demokratik güçleri temsilcisi ise Kırım'da ilçe yönetiminin atanması için rekabet teorisini öne sürmüştü.

Kırım Parlamento Başkanı Gritsenko’nun önderliğindeki Büyük Cuma Camii için arsa tahsis etme destanını da hatırlamadan olmaz. Bölgeler Partisi'nin ünlü üyeleri dini duygularla oynayarak farklı dini ve milli gruplar arasında bölünmeyi kışkırtıyordu.

Maalesef, Kırım sakinlerinin kullanıldığı, kandırıldığı, kişisel amaçlara ulaşmak için etnik ayrımcılığın kışkırtıldığı, bu tür örnekler sayısız. Biz, Kırım Tatarları ise bu tehlikeli süreçleri durdurmak için özellikle Kiev’de müttefik aradık.

Liderimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, bizi bağımsız Ukrayna'nın karşılaştığı zorluklara karşı duyarlı olmaya çağırıyordu. Biz de, Ukrayna’nın güçlenmesini, Avrupa Birliği üyesi olup uluslararası standartlara, özgürlüklere uymaya başlamasını beklerken çoğu problemleri kendimiz çözmeye veya onlarla yaşamaya çalışıyorduk

Geçmişin olumsuzlukları hakkında konuşurken, ben bunların şimdi ve gelecekte nasıl önlenebileceğini düşünüyorum. Kırım’la ilgili gerekli önlemlerin geliştirilmesinde öncelikle her zaman Kırım’ın kaderi için sorumluluk taşıyabilen Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Refat Çubarov ve geçmişiyle kendilerini lekelemeyen diğer dürüst insanlara kulak verme ve güvenme çağrısında bulunuyorum.

(Bugün) 26 Şubat'ta, üç yıl sonra, işgal edilen Kırım’la, statüsüyle (Kırım Tatar Milli Özerklik)  ilgili soruların ertelenmesi kabul edilemez! Modern Ukrayna’nın karşılaştığı tüm zorluklara rağmen biz spekülasyonlarla uğraşan siyasetçilerin görüşlerine bağlı olmamalıyız. Bizim eylemlerimiz dünya çapında (tek bir hedefe yönelmiş) olmalı. Ukrayna milletvekilleri, siyasetçiler ve Ukrayna Cumhurbaşkanı da sorumluluklarını üzerlerine alarak gerekli kararları almalılar.

P.S. Bu hitabı bir sitem olarak değil, kendi prensiplerini savunan, onurunu, haysiyetini, ayrıca halkının onurunu karalayan herhangi bir anlaşmayı yapmayı reddettiği için tutukevinde iki yıldan fazla tutulmakta olan bir insanın sözleri olarak kabul edin.

Ahtem Çiygöz

22 Şubat 2017

Akmescit, Tutukevi

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu önünde düzenlenen mitingde “kargaşa” organize etmek suçuyla 29 Ocak 2015'te gözaltına alınmıştı. “26 Şubat davası” kapsamında gözaltına alınan diğer Kırım Tatarları da “toplu eyleme katılmakla” suçlanıyor.

 

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’e karşı açılan davanın incelendiği 2 Şubat’ta yapılan duruşmada Aluşta Kırım Tatar Bölge Meclisi’nin eski Başkanı Enver Arpatlı tanıklık etti. İfade verdiği sırada Enver Arpatlı, 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu önündeki miting organizasyonundan Zaur Smirnov’un sorumlu olduğunu kaydetti. Böylece işgalcilerin Ahtem Çiygöz’e karşı ileri sürdüğü suçlamalar doğrulanmadı.
 
26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Parlamentosu önünde Kırım Tatar Milli Meclisi ve Rus Birliği (Russkoye Yedinstvo) Partisi’nin karşı karşıya geldiği büyük miting yapıldı. Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunan yaklaşık 10 bin Kırım Tatarı, parlamentonun Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılması ile ilgili kararları kabul etmesini önlemek ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklemek için mitinge katıldı. Rusya yanlısı teşkilatların yaklaşık 3-4 bin temsilcisi Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasını istemişti.

QHA