KİEV (QHA) -

Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi'nde 3-4 Ağustos tarihilerinde Rusya’nın Ukrainler ve Kırım Tatarları başta olmak üzere işgal edilen Kırım’da yaşayan ulusal azınlıkların haklarını sağlaması ile ilgili resmi raporu ve konuyla ilgili alternatif raporlar incelenecek. 
 
“Çağdaş Rusya’da ve Kontrolü Altında Olan Bölgelerde Irkçılık, Ayrımcılık ve ‘Aşırıcılıkla’ Mücadele. Rusya Federasyonu’nun BM Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Sözleşmesini Yerine Getirmesi” konulu alternatif rapor, Ukrayna’da faaliyet gösteren KrımSOS sivil toplum kuruluşu ve “Memorial” ayrımcılıkla mücadele merkezi, “Sova” merkezi tarafından hazırlandı.

Konuyla ilgili QHA’ya açıklama yapan KrımSOS aktivisti, insan hakları savunucusu Yevgeniya Andreyuk, raporda esas vurgunun, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da Kırım Tatarlarına yönelik etkin ayrımcılığa yapıldığını paylaştı.
 
Yevgeniya Andreyuk, “Neden Kırım’ı Rusya çerçevesinde sunuyoruz? Çünkü de facto Kırım Rusya’nın kontrolü altında ve dolayısıyla yükümlülükler Rusya’nın üzerinde. Bu Kırım’da etnik kökene göre ayrımcılığı konu alan bir rapor. Raporda, Kırım Tatarlarına yönelik etnik ayrımcılıktan söz ediyoruz. Bu ayrımcılığı farklı açılardan ele aldık, hem siyasi takibatlar ve insan kaçırma olayları hem de eğitim, ana dilini öğrenme hakkının, din özgürlüğünün, kültür tesislerine erişimin sınırlanması ve propagandanın kabul ettirilmesi olaylarına değindik” diye anlattı.
 
Ukrayna ve Rusya’daki insan hakları kuruluşları yani sıra sözde GONGO’ların (Devlet Tarafından Kurulan Hükümet Dışı Kuruluşlar) kendi “raporlarını” sunduğunu ifade eden Andreyuk, “Rapor sunanlar arasında “Kırım Birliği” de var. Hangi temsilcileri toplantıya katılmak üzere Kırım’dan Cenevre’ye gelecek?! Göreceğiz… Rusya için bu konunun önemli olduğu görülüyor ve Rusya aktif şekilde lobiciliğini yapıyor” diye devam etti.
 
KrımSOS aktivisti, resmi raporunu sunarken Rusya’nın Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi'ni etkilemeye ve alternatif raporun incelenmesini engellemeye çalıştığını ifade etti. Bu şaşılacak bir şey değil, çünkü Rusya devlet organlarında hazırlanan resmi raporda, hem saldırgan devletin içinde hem işgal edilen bölgelerde insan hakları ihlallerinden söz edilmedi.
 
Komite’nin kararını birkaç ay sonra açıklayacağını belirten Andreyuk, kararın Rusya Federasyonu’na tavsiyeler şeklinde sunulacağını bildirdi.
 

Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra yarımadada, bağımsız gazeteciler, Kırım Tatar aktivistleri ve Kırım Tatar Milli Meclisi üyelerinin evine düzenli olarak baskın düzenlenerek yasa dışı aramalar yapılıyor.
 
İnsan hakları savunucuları, işgal edilen Kırım’da insan hakları ihlalleri olaylarını uluslararası alanlarda düzenli olarak duyuruyor.
 
Sözde Hizb-ut Tahrir davası bahanesiyle Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) işgal edilen Kırım’da muhalif Kırım Tatarları ve Müslümanlara karşı baskı uyguluyor. Terörizm şüphesi ve aşırıcılıkla mücadele bahanesiyle işgalci kolluk kuvvetleri evlere baskın, yasa dışı aramalar düzenliyor ve insanları tutukluyor, Sovyetler zamanında uygulanan cezalandırıcı tıp yöntemlerini kullanıyor.

QHA