ANKARA (QHA) -

Suriye'de altı yıldır devam eden iç savaşın yol açtığı mülteci krizi için yeni bir eylem planı daha hazırlandı. BM ile Türk hükümeti, Suriye krizine müdahaleye dönük hazırlanan 2017-2018 Bölgesel Mülteci ve Dayanıklılık Planı’nın (3RP) Türkiye bölümünü birlikte Ankara'da kamuoyuna duyurdu.

Plan, uluslararası topluma Türkiye’deki Suriyeli mülteciler için 3,5 milyar dolarlık fon çağrısında bulunuyor. Bu fonun kamplarda yaşayan 2 milyon 800 bin Suriyeli mültecinin yanı sıra mültecilere ev sahipliği yapan illerdeki 1 milyon 800 bin Türk vatandaşı için kullanılması öngörülüyor.

 

Plan 5 ülkeyi kapsıyor

Suriye krizinden etkilenen 5 ülkeyi içine alan 4,69 milyar dolar değerindeki bölgesel bir müdahale planı olan 3RP’nin Türkiye bölümünde 2 milyon 800 bin Suriyeli mülteci ile bu mültecilere evlerini açan 1 milyon 800 bin Türk vatandaşı olmak üzere toplamda 4 milyon 600 bin kişiye insani yardım ulaştırılması hedefleniyor.

İnsani yardım ve dayanıklılık olmak üzere birbirine bağlı iki bileşeni olan plan, 6 müdahale alanındaki (koruma, gıda güvenliği, eğitim, sağlık, temel ihtiyaçlar ve geçim kaynakları) önceliklere odaklanıyor. 3RP bireyler, topluluklar ve kurumların Türkiye’de geçici koruma altında yaşayan Suriyeli mültecilerin yarattığı koşullara daha etkin cevap verebilmesi için tüm müdahale alanlarında orta ve uzun vadede dayanıklılığı güçlendirmeyi hedefliyor.

 

Türkiye 25 milyar dolar harcadı

3RP’nin kamuoyuna duyurulduğu özel toplantıda konuşan Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Cihad Erginay, Suriye krizinin yarattığı mülteci sorununun çözümünde Türkiye’nin öncü rol üstlendiğini belirterek sorunun çözümü için bugüne kadar ortaya konan fonların yetersiz kaldığına dikkat çekti.  

DW’nin haberine göre, 2015 G20 Antalya toplantısıyla ilk kez bir G-20 belgesinde mültecilere atıfta bulunulduğunu, 18 Mart’ta Türkiye ile AB arasında varılan anlaşma gereğince bir günde Ege denizi üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışan 7 bin göçmen sayısının ciddi oranda azaldığını ve Türkiye’nin çabalarıyla 3 bin Suriyelinin Avrupa ülkelerine yerleşmesinin sağlandığını anlatan Erginay, “Gelinen noktada; mülteci sorununa ortak bir tavır, sonuç odaklı bir yaklaşım ortaya koymalıyız. 3RP de bunu hedefliyor” diye konuştu.

Türkiye’nin mülteci sorununun çözümü için başından beri 25 milyar dolar harcadığını anlatan Erginay, “Amacımız, Suriyeli mültecilere yaşayabilecekleri yeni alanlar yaratmak değil, onların yaşam koşullarını da iyileştirmek” dedi. 190 bin Suriyeli bebeğin Türkiye’de doğduğunu, Türkiye’nin bu bebeklere dikkatli bakım koşulları sunmaya, okul çağındaki 1 milyon çocuğun ihtiyaçlarını da karşılamaya çalıştığını söyleyen Erginay, “3RP’yle gelecek fon, Suriyeli mültecilere çok daha kapsamlı bir desteği de beraberinde getirecek ve tüm tarafları daha çok tatmin edecek” diye konuştu.

 

"Tüm çocuklar okusun”

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) Başkan Yardımcısı Fatih Özer de, Türkiye’deki Suriyeli mülteciler ve yaşam koşulları hakkındaki son bilgileri paylaştı. Özer’in verdiği bilgilere göre Türkiye’de bugün 2 milyon 880 bin kayıtlı Suriyeli bulunuyor. Bu Suriyelilerin 260 bin 213’ü geçici koruma statüsünde. 2016’da kamplarda ve çadır kentlerde rehabilitasyonlar gerçekleştirildi. Bugün 9 konteyner kentte kalan Suriyeliler için 3 yeni konteyner kent daha açılıyor. Suriyeliler için 10 çadır kent de önümüzdeki dönemde faaliyette olmayı sürdürecek.

518 bin Suriyeli öğrenciye eğitim imkanı sunduklarını anlatan Özer, “Tüm öğrencilere eğitim olanağı sunmayı hedefliyoruz. Çocuklarını eğitimden uzak tutan aileleri de eğitime teşvik etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

AFAD, eğitim imkanlarının yanı sıra istihdama dönük çalışmaları da hızlandırıyor. 147 bin Suriyelinin değişik mesleki eğitim kurslarından geçirildiğini anlatan Özer, “Adana’da 2 dekar alanda bir sera yaptık. 213 top salatalık-domates elde edildi. Hem kampta dağıtıldı hem de bin 200 Suriyeli misafirimiz sera ustası sertifikası aldı ve iş bulmaya başladı. Bölgedeki mesleki eğitim kurslarımız hızlandırılacak” dedi.

Özer, Suriyeli mültecilere yardım konusunda AFAD çatısı altında hareket edilmesi gerektiğinin önemine de dikkat çekti ve böylelikle tüm sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket ederek yeni dönemde daha etkin sonuçlar alınacağını söyledi.

 

"Küresel bir ilk”

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye’den Irena Vojackova Sollorano da 3RP’nin önemine dikkat çekti. Sollorano, “3RP, bölgesel düzeyde ortak şekilde bir plan oluşturmak üzere insani yardım ve kalkınma ortaklarını bir araya getirerek krizlere müdahalesi bağlamında BM için küresel bir ilk” dedi.

Sollorano, küresel düzeydeki mülteci krizinin çözümü için daha hızlı ve daha etkin hareket edilmesinin şart olduğunu ifade ederek Türkiye’nin çabalarının ‘dikkatle alkışlandığını’ kaydetti. Sollorano, “3RP, hem mültecilerin acil ihtiyaçlarına cevap vermek hem de orta ve uzun vadede dayanıklılığı güçlendirmek üzere hükümet ve ilgili tüm kuruluşları etkin şekilde destekleyebilmek için bir çağrıdır ve uluslar arası toplumdan acil yanıt beklenmektedir” diye konuştu.

UNDP Türkiye Direktörü Claudio Tomasi de “Kriz; gitgide büyürken bireyler, topluluklar ve yerel ortaklarımızın dayanıklılığını güçlendirmek bağlamında duyulan artan ihtiyacı kabul etmemiz kritik önem taşıyor” dedi. Tomasi, 3RP’nin hayata geçirilmesi için tüm uluslar arası toplumun acil hareket etmesini istedi.

QHA