BERLİN (QHA) -

Tehdit  Altındaki Halklar Cemiyeti adlı Almanya merkezli insan hakları örgütü, Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin 4. yılı nedeniyle Almanya’nın başkenti Berlin’in merkezinde protesto gösterisi düzenledi.

Teşkilat üyesi Hanno Schedler, “Bugün, Kırım'ın işgalinin başlamasının 4. yılında Kırım Tatarlarının durumuna, insanların 2014 yılından itibaren yarımadayı, evlerini terketmek zorunda kalmasına, onlara karşı baskı uygulandığına dikkat çekmek için burada olmak çok önemli.” diye konuştu.

Eylem katılımcıları, Alman hükümetinden, Rusya’dan Kırım’ın işgaline son vermesini ve Kırım’ı Ukrayna’ya iade etmesini, tutuklu Kırım Tatarlarını serbest bırakmasını, Kırım Tatar Milli Meclisi’nin yarımadada yeniden faaliyet gösterebilmesini ve Kırım Tatarlarının ise işgalden önce olduğu gibi kültürlerini, dinlerini, dillerini ve geleneklerini yaşatmalarının sağlanmasının talep edilmesini istedi.

Ukrinform ajansının haberine göre adaletsizliğe karşı sessiz kalmamak ve Kırım’ın işgalinin unutulmaması gerektiğini kaydeden göstericiler Kırım’daki korkunç olaylara dikkat çekilmesi gerektiğini belirttiler.

Berlindeki üniversitelerden birinde eğitim gören Ukraynalı Viktoriya, “Kırım'ı desteklemek için buradayım, bir kez daha, Kırım'ın Ukrayna'nın olduğunu ve öyle kalacağını, geri verilmesi gerektiğini, Kırım Tatarlarının ve Kırım'daki aktivistlerin haklarının ise yeniden tesis edilmesi gerektiğini söylemek için geldim.  Zulüm, işkence, baskı, yasa dışı davalar, siyasi baskı durdurulmalı. Bu 21. yüzyılda kabul edilemez.” diye konuştu.

Berlin’de ikamet eden bir diğer Ukraynalı Roman da:  "Böyle etkinlikler düzenleyerek Almanya vatandaşlarına sorunun çözülmediğini hatırlatmak ve basında, sosyal ağlar aracılığıyla Ukrayna ve Kırım Tatarlarının unutulmadığını göstermek gerekiyor. Mesele çözüme kavuşana kadar bu eylemleri organize etmeyi sürdüreceğiz.” dedi.

Eylem katılımcıları Berlin sakinleri ve misafirlerine Kırım’ın Rusya tarafından işgalinden sonra yaklaşık 30 bin Kırım Tatarının vatanını terk etmek zorunda kaldığını, kalanların ise baskın ve kaçırılma korkusu ile daimi baskı altında yaşamak zorunda kaldığını kaydetti.

QHA