ANKARA (QHA) -

Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Sekreteri (DQTK) Namık Kemal Bayar, Birleşmiş Milletler Uluslararası Adalet Divanı'nın bugün 19 Nisan'da yapılan oturumunda aldığı kararı yorumladı.

DQTK Genel Sekreteri Bayar, konuyla ilgili olarak QHA'ya hayli tafsilatlı bir açıklamada bulundu. Bayar şu sözleri kaydetti:

Birleşmiş Milletler Adalet Divanı’nın bugün yapılan oturumunda, Ukrayna’nın “Kırım’daki İnsan Hakları İhlalleri ve Doğu Ukrayna’da terörizmin finanse edilmesi ve desteklenmesi” ile ilgili olarak Rusya Federasyonu’na karşı açtığı davanın ön inceleme duruşması yapıldı. Davanın hem Ukrayna hem de Kırım Tatarları açısından çok tarihi ve çok büyük bir önemi bulunmaktadır.

Adalet Divanı, ön inceleme duruşmasında aldığı kararla öncelikle davanın içerik ve şekil olarak dosyanın tam olduğuna ve esasa geçilmesine karar verdi. Bu aşamadan sonra dava Ukrayna’nın davayı açarken öne sürdüğü gerekçelerin incelenmesi ve nihai karar aşamasına kadar davanın görülmesi ile devam edecek. Davanın bir ya da iki yıl devam etmesini bekliyoruz.

Ancak, Adalet Divanı bugün aldığı kararda çok önemli birkaç geçici önleme yani ihtiyati tedbire karar verdi ki bu Kırım’da yaşayan Kırım Tatarları ve Ukrainler için oldukça önem arz etmektedir.

Birleşmiş Milletler Adalet Divanınca alınan bugünkü geçici önlem kararlarında işgalci Rusya Federasyonuna “Ayrımcılığın ve Irkçılığın Önlenmesi hakkında Uluslararası Sözleşme”yi imza ettiği ve bu sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri hatırlatılarak; Kırım Tatarlarının yegane temsil organı olan Kırım Tatar Millî Meclisi ve diğer millî kuruluşları ile irtibat ve bağ kurmalarının önündeki engellerin kaldırılması ve bunlara yasak getirilmesinden kaçınması, Ukraince eğitimin önündeki engellerin kaldırılması ve her iki tarafın da Adalet Divanı nihai kararını verene kadar durumu zorlaştırıcı eylemlerden kaçınması karara bağlandı.

 Bu geçici önlem kararı birkaç açıdan çok mühim vurguları içeriyor. Birincisi Rusya Federasyonu’na “Ayrımcılığın ve Irkçılığın Önlenmesi hakkında Uluslararası Sözleşme”sinden doğan yükümlülüklerinin hatırlatılması çok önemli. Belli ki Adalet Divanı bu konuda oldukça rahatsız. İkincisi Kırım Tatar Millî Meclisi ve Dünya Kırım Tatar Kongresi dahil Kırım Tatar sivil kurum ve temsil organları ile vatanda yaşayan Kırım Tatarları arasındaki irtibatın kopmuş olmasından Adalet Divanı kaygı taşıyor. Kırım’da Ukraince eğitimin engellenmesi de Adalet Divanı’nın gözünden kaçmamış.

Adalet Divanı’nın bu kararının Kırım Tatarları açısından tarihî önemi ise Kırım Tatar Millî Meclisi’nin Kırım Tatar halkının temsil organı olduğunun ilk kez bir uluslararası mahkemece hem de Birleşmiş Milletler Adalet Divanı’nca tescillenmiş olması. Umuyoruz ki dava Ukrayna ve Kırım Tatarları lehine bitecek ve adalet sağlanacaktır.

QHA