BAHÇESARAY (QHA) -

Avukat Emil Kurbedinov, 11 Ekim’de gözaltına alınan 6 Bahçesaraylı aktivistin yerel camide yaptıkları ve kaydedilip FSB’ye teslim edilen konuşmaları yüzünden Hizb-ut Tahrir örgütünde yer almakla suçlandıklarını ifade etti.

QHA’ya konuşan Emil Kurbedinov, Kırım’da hemen hemen her dini mekanın izlendiğini kaydederek, “Her yer kameralarla dolu, her yer dinleniyor. İşte en son çocukları (11 Ekim takibatının hedefi olanları) camide kaydettiler. Orada onlar bir şeyleri tartışırlarken kayıt yapılmış, FSB kontrolündeki uzman kuruluşlara teslim edilmiş onlar da terörist olduklarını söyleyerek takibatı başlatmış. (Yani) Mutfak sohbeti için her an (herkese) dava açılabilir” dedi.

Bu durumda Kırım Tatarlarını ana dilleriyle konuşmanın bile kurtaramayacağını kaydeden Avukat, hatta bu durumda Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov davasında olduğu gibi yanlış çeviri tehlikesinin de söz konusu olacağını belirtti.

İşgalci yönetimin kontrolü altında bulunan Emirali Ablayev’in başkanlığındaki sözde Kırım Müftülüğünün, her şekilde FSB'nin cezalandırıcı ve denetleyici sistemine katkıda bulunarak, işgal altındaki Kırım topraklarında Müslümanları kontrol etmek için bir araç haline geldiğini kaydeden Kurbedinov, “Bizde “mollakay” denen ve insanlar tarafından saygı duyulan kişilere gelip, eğer onlar Müftülük bünyesinde değillerse cenaze törenleri de dahil olmak üzere dini tören yapma hakkına sahip olmadıklarını, aksi halde FSB'nin kendileri için geleceğini söylediklerini biliyorum. Böyle saçmalıklara kadar varıyor. Toplu dualarda çok az serbest alan kaldı ve bu dualardan sonra insanlar istedikleri konularda konuşabiliyorlar. Şimdi ise oraya bile müftülüğün insanlarını sokmaya çalışıyorlar. Herkes de onların yanında çok konuşulmaması gerektiğini anlıyor.” diye konuştu.

Bilindiği gibi Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın Bahçesaray şehrinde, 11 Ekim tarihinde işgalci kolluk kuvvetleri, Kırım Tatar aktivistler Timur İbragimov, Süleyman (Marlen) Asanov, Memet Belalov, Server Zekeryayev, Ernest Ametov ve Seyran Saliyev’in evlerinde arama düzenledi.
 
Evlerinde arama yapılan 6 Kırım Tatarları Akmescit'te FSB binasına götürülürken, onlara destek vermek için gelen ve gözaltına alınan soydaşları Bahçesaray polis şubesine götürüldü. Aramalar sırasında işgalci kolluk kuvvetleri görevlilerin her zamankinden daha da sert davrandığı belirtildi. Avukatların olay yerlerine geçmesine izin verilmediği, internet, telefon bağlantısının bloke edildiği, tüm şehrin kuşatıldığı aktarıldı. 
 
Toplam olarak Bahçesaray’da 15 Kırım Tatarının gözaltına alındı. Evlerinde arama yapılan Kırım Tatarlarına desteklerini gösterdiklerinden dolayı gözaltına alınan 9 Kırım Tatar aktivist, Rusya İdari Hukuku’nun 20.2.2. maddesinin 1. Fıkrasına göre “vatandaşların kamuya açık yerlerde kamu düzeninin bozulmasına neden olarak toplu şekilde bulunmalarını ve/veya hareket etmelerini organize etmek”le suçlanıyor.
 
Gözaltıların ardından Rus propaganda medyaları, işgal edilen Kırım’da güya Rusya’da yasak olan Hizb-ut Tahrir örgütünün faaliyetlerinin engellendiğine dair bilgiler yaydı.
 
Bahçesaray’daki sözde mahkeme, evinde arama yapılan soydaşlarını desteklediği için gözaltına alınan 9 Kırım Tatar aktiviste 10-20 bin ruble (175-350 dolar) tutarında para cezaları verdi. Verilen para cezalarının toplam tutarının 100 bin ruble (1750 dolar) olduğunu belirtildi. 

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın başkenti Akmescit’teki sözde Kievskiy Bölge Mahkemesi, Bahçesaray şehrinde 11 Ekim tarihinde evlerine baskın düzenlenerek gözaltına alınan 6 Kırım Tatarı hakkında 2 ay tutuklama kararı verdi. 

QHA