AKMESCİT / SİMFEROPOL (QHA) - 4 HAZİRAN 2018 -

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da bugün, Akmescit’teki sözde Merkez Bölge Mahkemesi, düzmece "26 Şubat davası" çerçevesinde yargılanan Kırım Tatarları hakkında hükmünü açıklayacak. Söz konusu dava çerçevesinde tutuklanan Kırım Tatarı Ali Asanov’un avukatı Edem Semedlâyev, duruşma öncesinde açıklamalarda bulundu.

“TECRÜBEMDEKİ EN UZUN DAVA SÜRECİ”

Söz konusu düzmece “davanın”, günümüzde Kırım gerçeklerinde en uzun süreç olduğunu ifade eden Edem Semedlâyev, “Benim tecrübemde bu, en uzun davaydı, davanın bu kadar uzayacağını düşünmemiştim. Tüm davalar çok hızlı inceleniyordu. Burada ise mahkeme, aralar verdi ve hakimin uzattığı hissediliyordu. Ahtem Çiygöz hakkında hüküm verilmesinden sonra süreç biraz hızlandı” dedi.

“SADECE BİR KİŞİ İFADE VERDİ”

Davada çok sayıda tanık ve “mağdurun” olmasına rağmen sadece bir kişinin ifade verdiğini dile getiren Semedlâyev, “İfade veren kişi, ismi ve soyadını bilmediği ama görünce tanıyacağı bir kişi ile şahsi çatışması olduğundan dolayı mitinge geldiğini anlattı. Bunun dışında fiziksel ağrı hissettiği darbeler indirildiğini ifade etti. Bu kadar. Birilerinin kemiklerini, burnunu kırdığını söylemiyor” ifadelerini kullandı. 

“SUÇLARINI İSPATLAYAN HİÇBİR KANIT YOK”

Müvekkilinin 26 Şubat 2014 mitinginde herhangi bir eyleme katıldığına dair kanıtları olmadığını vurgulayan Edem Semedlâyev, “Söz konusu davada, sunulan videolarda gerçekten Asanov ve Degermenci’nin olduğuna ilişkin ne bir tanıma, ne de bir ekspertiz yapıldı. Tüm suçlamalar, Ali Asanov’un “Evet, 26 Şubat mitingine katıldım” ifadesine dayatılıyor. Mitingin neresindeydi? Ne yapıyordu? Bunlar hakkında hiçbir şey bilinmiyor. Savcının sunduğu ve güya Ali Asanov’un yer aldığı kanıtlar (video), kanıt olarak kullanılamaz. Çünkü çok uzak mesafeden çekildi, olay yerinde çok fazla insan vardı, bunun Asanov olduğunu ispatlamak zor. Bunun dışında darbe indirildiği görülmüyor. Mahkemenin vereceği kararda bunları nasıl tarif edeceğini bilmiyorum” dedi.

“HAKİM BİZİ ANLIYOR, AMA YUKARIDAN GELEN EMRE GÖRE DAVRANIYOR”

Bununla birlikte sözde hakimin savunma tarafını ve “sanıkları” anladığını, ama yukarından gelen emre göre davrandığını ifade eden Semedlâyev, şöyle konuştu: “Hakimin bizi anladığını ve işittiğini görüyoruz, ama ona yukarından baskı yapılınca diğer tarafı tercih ediyor. Bu, İlmi Ümerov davasında görüldü. Hakim hükmü okuduktan sonra her şeyin anlaşılıp anlaşılmadığını soruyor, kararın nasıl itiraz edileceğini anlatıyor, sohbet ediyor. Ama İlmi Ümerov hakkında hüküm açıklanmasından sonra hakim kimseye bakmadan hemen salondan ayrıldı. Belki utanıyordur.”

3 YILLIK DENETİMLİ SERBESTLİK CEZA İSTENDİ

Sözlü karar duruşmasında konuşan sözde savcı Dmitriy Taran sözde 26 şubat davası çerçevesinde yargılanan Kırım Tatar gençlere şartlı hapis ve 3 yıl denetimli serbestlik cezalarının verilmesini istedi.
 
Sözde savcı, Mustafa Degermenci ile Ali Asanov için 5 yıl şartlı hapis cezası ve 3 yıl denetimli serbestlik istedi. 
 
Eskender Kantemirov, Arsen Yunusov ve Eskender Emirvaliyev için ise 3,5 yıl şartlı hapis ve 3 yıl denetimli serbestlik istendi.

“26 ŞUBAT DAVASI”

Bilindiği gibi 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Parlamentosu önünde Kırım Tatar Milli Meclisi ve Rus Birliği (Russkoye Yedinstvo) Partisi’nin karşı karşıya geldiği büyük miting yapıldı. Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunan yaklaşık 10 bin Kırım Tatarı, parlamentonun Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılması ile ilgili kararları kabul etmesini önlemek ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklemek için mitinge katıldı. Rusya yanlısı teşkilatların yaklaşık 3-4 bin temsilcisi Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasını istemişti.
 
Ardından sözde yönetim bahse konu mitingden dolayı “toplu kargaşa” gerekçesiyle Kırım Tatarlarına baskı aracı olarak sözde "26 Şubat davası"nı başlattı. Kırım’ın Rus yönetimi tarafından “26 Şubat davası” kapsamında gözaltına alınanlar arasında Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Mustafa Degermenci ve Ali Asanov tutuklu bırakılırken, Eskender Kantemirov, Arsen Yunusov ve Eskender Emirvaliyev teminat ile serbest bırakılmıştı.
 
Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu önünde “kargaşa organize etmek” suçuyla 29 Ocak’ta gözaltına alınmıştı. “26 Şubat davası” kapsamında gözaltına alınan diğer Kırım Tatarları da “toplu eyleme katılmakla” suçlandı.
 
Kırım Yüksek Mahkemesi, 20 Temmuz 2016 tarihinde yaptığı duruşmada, “26 Şubat davalarını” ayırmaya, yani 26 Şubat 2014 tarihinde miting organize etmek suçuyla yargılanan Ahtem Çiygöz ve mitinge katılmakla suçlanan gençleri birbirinden ayrı şekilde yargılamaya karar verdi. 13 Eylül tarihinde söz konusu karara itiraz dilekçesi incelendi, ancak Rus hakimler dilekçeyi reddederek önceki mahkemenin kararını onadı.
 
11 Eylül 2017 tarihinde Kremlin kontrolündeki mahkeme, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’ü 8 yıl hapse mahkum etti. Türkiye Cumhurbaşkanı başta olmak üzere birçok kişinin çabası sonucu 25 Ekim 2017 tarihinde Ahtem Çiygöz serbest bırakılarak Türkiye’ye götürüldü. 27 Ekim’de Ahtem Çiygöz Ukrayna’ya döndü.

QHA