KİEV (QHA) -

Amnesty International France Uluslararası İlişkler Koordinatörü Anne Castagnos-Sen, 20 Eylül 2017 tarihinde UNESCO uluslararası forumunda, Kırım’da Rus işgalciler tarafından yapılan baskıları anlattı.

Anne Castagnos-Sen, konuşmasının başında meslektaşlarının 2014'te Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Kırım'da meydana gelen insan hakları ihlalleri konusunu defalarca gündeme getirdiğini, bu konular arasında ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma ve örgütlenme hakkının sistematik kısıtlanması, işgali kabul etmeyen herkese karşı işkence yapılması ve kovuşturulması, durumun hızlı  bir şekilde kötüleşmesi olduğunu kaydetti. Anne Castagnos-Sen, bu tehlikeli eğilim devam ettiği ve geçmiş ile şimdiki ihlallere karşı tedbir alınmadığı sürece, yarımadada yaşayan insanların geleceğinin karanlık olmaya devam edeceğini ifade etti.

Medya özgürlüğü, eğitim ve kültür gibi alanlardaki kısıtlamaların UNESCO’nun yetki alanı çerçevesinde olduğuna işaret eden Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü ) temsilcisi, “Bu özellikle medya alanını etkiledi. İlhaktan önce Kırım’daki medya kuruluşları çok daha fazla özgürlüğe sahiplerdi ve çoğulculuk fikrini ortaya koyuyorlardı. Bu çoğulculuğun son kalıntıları kayboldu. Özellikle 1 Nisan 2015'te, aralarında ATR televizyon kanalının da olduğu popüler Kırım Tatar medyasının zorla kapatılmasından sonra. Bağımsız gazeteciler, blogcular ve işgali eleştiren diğer kişiler, Kırım’daki de facto yönetimi ve Rus yönetiminin açık bir şekilde eleştirilmesini önlemek amacıyla büyük baskıya maruz kaldı." dedi.

Bunun yanı sıra Kırım Tatar halkının temsil organı Kırım Tatar Milli Meclisi’nin yasaklanması, Kırım Tatar liderleri ve aktivistlerin Kırım’a girişine izin verilmemesi, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’ün işgalciler tarafından 8 yıl hapse mahkum edilmesi,  aktivistlerin tutumları nedeniyle takibata uğraması ve haklarında davalar açılması olaylarını anlatan Anne Castagnos-Sen, Kırım Tatarı Renat Paralamov’un geçtiğimiz günlerde evine yapılan baskından sonra kaçırılıp işkenceye maruz kaldığını anlattı.

Kırım’da işgalci Rus yönetimine Kırım Tatarları ve diğer aktivistlere yönelik baskılara derhal son verme çağrısında bulunan insan hakları savunucusu, “Kırım'da yaşayan Kırım Tatarlarına ve diğer aktivistlere yönelik baskılar derhal durdurulmalı. İfade özgürlüğü, barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüğü herhangi bir engel olmaksızın uygulanmalıdır. Umarız bu çağrı uluslararası düzeyde yaygın şekilde desteklenecektir.” diye konuştu.

QHA