KİEV (QHA) -

Rus işgalci yönetiminin 3 yıl önce Kırım Tatarlarının vatanı Kırım’ı işgal ettiği 26 Şubat tarihinin, Ukrayna’nın yeni tarihindeki trajik anlamının öncesinde, bugünden uzak olarak görünen önemli tarih daha var; 23 Şubat 1918. Bu tarihte, uzun süren işkencelerden sonra Bolşevikler, Kırım Tatar politikacı ve sivil toplum aktivisti, Kırım Tatarlarının manevi lideri, Kırım Halk Cumhuriyeti'nin kurucusu ve Kırım Tatarlarının Milli Marşı “Ant Etkenmen”in yazarı Numan Çelebicihan’ı kurşuna dizdi.
 
Numan Çelebicihan’ın ismi, Kırım Tatarlarının milli kurtuluş hareketinin liderleri arasında anılmakla birlikte, Kırım Tatarlarının kendi kaderini tayin etme hakkı için mücadelesi hakkında söz etmeyen Sovyetler iktidarı döneminde kasıtlı olarak örtbas ediliyordu. Ancak aydın, özgürlük sever demokratik dünya toplumu için ve tabii ki Kırım Tatarları için Numan Çelebicihan ulusal diriliş ile bağdaştırılıyor.


Soldan sağa: Seytcelil Hattatov, Asan Sabri Ayvazov, Numan Çelebicihan, Cafer Seydamet (Bahçesaray, 1917)

Numan Çelebicihan’ın hayatı kısa ama hayli parlaktı. 1885 yılında Canköy yakınlarında bulunan Büyük Sonak köyünde arazi sahibi bir ailede dünyaya gelen Çelebicihan, İstanbul Üniversitesi’nde hukuk ve ilahiyat eğitimi aldı, daha sonra ise St. Petersburg Psikonevroloji Üniversitesi’nde eğitim gördü.
 
Türkiye’deki eğitimi esnasında Numan Çelebicihan, esas görevlerinin vatanı düşünmeleri olduğunu kaydederek üniversite gençlerini etrafına topladı. Çelebicihan, hemfikirleri ile birlikte 1909 yılında Vatan Cemiyeti'ni kurdu. Cemiyete, Kırım Tatar tarihinde önemli yeri olan Cafer Seydamet ve Abibulla Odabaş üye oldu. Vatan Cemiyeti’ni başkanlığını yürüttüğü sırada edindiği deneyim gelecekte Çelebicihan’a Milli Fırka siyasi partisini kurmasında yardımcı oldu.
 
Kırım’a döndükten sonra genç aktivist Çelebicihan milli hareket üyesi oldu. 1917 yılının Mart ayında Çelebicihan, Kırım Müslümanları İcra Komitesi Başkanı ve Kırım, Litvanya, Belarus ve Polonya Müftüsü olarak seçildi. Aynı sene Kasım ayında Birinci Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın toplanmasını sağladı.

Müslümanlar Kongresi, 1917 yıl

Numan Çelebicihan’ın Kırım yarımadasında yaşayan tüm halkların refahı ve gelişmesini savunduğunu belirten Kırım Tatar tarihçi Gülnara Bekirova bu hususla ilgili olarak, “Çelebicihan konfederasyon hayal ediyordu. Bu Kırım'ın, günümüzde her şeyin insanlar için olduğu, konforlu bir ülke olan İsviçre’deki gibi bir yer olmasını sağlayacak bir devlet yapısıydı. Eminim ki, Çelebicihan ve arkadaşları o zaman böyle bir devleti kurmaya başarsaydı, günümüzde başka bir Ukrayna’da ve başka bir Kırım’da yaşardık” tespitinde bulunmaktadır.
 
Müftü olarak seçilmesinden sonra Numan Çelebicihan, Kırım Tatar kadınlarını basmakalıp âdetlerin tahakkümünden kurtardı. Çağdaşlaşma adımları tutucuların hoşnutsuzluğuna neden oldu.
 
Milli Fırka partisini kurduktan sonra Çelebicihan, partiyi Kırım’daki en etkili güç haline getirmeye çalıştı. Çelebicihan ayrıca burada ilk Müslüman Kolordusunu kurudu.

Kırım Tatarlarından oluşan Müslüman Kolordusu

23 Haziran 1917 tarihinde Akyar’da (Sivastopol) karşı istihbarat birimi tarafından tutuklanan Çelebicihan, Kırım Tatarlarının liderlerinin tutuklanmasını protesto ettiklerini bildirerek 5 bin imza toplamaları sayesinde kısa bir süre sonra serbest bırakıldı.
 
1917 yılının Kasım ayında Çelebicihan ve yurttaşları tarafından hazırlanan Kırım’da I. Kırım Tatar Kurultayı yapıldı. Kurultay, komisyon tarafından sunulan Anayasa projesini onayladı ve Kırım Demokratik Cumhuriyeti kuruldu.

1917 Kırım Tatar Kurultayı

Ancak planlar hayata geçirilemedi. Bolşevikler Akmescit’i işgal etmeye başlamışlardı. 26 Ocak 1918 tarihinde Numan Çelebicihan Akmescit’te tutuklandı ve daha sonra şehit edildiği 23 Şubat 1917 tarihine kadar Akyar hapishanesinde tutuldu. 23 Şubat gecesinde bir grup Bolşevik denizci hapishaneye saldırdı. Numan Çelebicihan’ı hapishanenin avlusuna çıkararak ona işkence yaptıktan sonra kurşunlayarak cesedini Karadeniz’e attılar. Kırım Tatar halkının lideri öldürüldüğünde 33 yaşındaydı…
 
Ancak Numan Çelebicihan, tercih ettiği yolun doğruluğundan hiçbir zaman şüphe etmemişti ve “Dert ve acılar, özgürlüğün ne kadar büyük ve paha biçilmez olduğunu daha derinden anlamamızı öğretiyor” diyordu.
 
Tarihçi Sergey Gromenko, Kırım Tatar tarihinde Numan Çelebicihan fenomeninin, Kırım Tatar milletinin siyasi alanda varlığını ortaya koymasını sağlamada başarılı olduğu fikrini paylaşıyor.
 
Gromenko, “Çelebicihan, siyasi ve dini bilgileri, kişsel karizması sayesinde her halkın muazzez amaçlarından biri olan devletçiliği hayata geçirmeye çalışan Kırım Tatar halkının Prometheus’u oldu. Onun evladı olan Kırım Halk Cumhuriyeti, Bolşeviklerle mücadelede şehit oldu, ama buna rağmen Çelebicihan Kırım Tatarlarını siyasi sahada da varlık gösteren bir millete dönüştürmek için çaba sarf etti. Hatta daha da fazlası, bu fikir için hayatını verdi” diye kaydediyor.
 
Goromenko bunun dışında Çelebicihan’a ait fazla eşya kalmamasına rağmen Çelebicihan müzesinin ve Kırım Tatar milli hareketini konu alan bir müzenin kurulması gerektiğini de belirtiyor.
 
1944 yılında totaliter Sovyet yönetimi, Kırım Tatar halkını yok etmek için elinden geleni yaptı. Ancak onlarca yıl sonra Kırım Tatar halkı vatanı Kırım’a döndü. Günümüzde Rus yönetimi Kırım’ı işgal ederek halk yok etme politikasına devam ediyor. Ama Numan Çelebicihan'ın da yazdığı gibi “Kırım’ı kana boğabilirler, yurdu ateşe verebilirler, her şeyimizi mahvedebilirler… Fakat bütün bunlar Kırımlıların istiklal imanlarını yıkmaya değil, onu kuvvetlendirmeye yarayacaktır.”
 
Olga Volınets

QHA