ANKARA (QHA) -

153 yıl önce bugün; 21 Mayıs 1864'te Çarlık Rusyası'nın Kafkas halklarına yönelik korkunç baskılarıyla 1,5 milyonu aşkın Çerkes yurtlarından sürüldü. Dönemin ağır şartlarında salgın hastalıklar, açlık gibi nedenlerden dolayı 500 bine yakın insan hayatını kaybetti. 

Rusya Çarlığı'nın yayılma politikalarının Kafkasya halkları tarafından direnişle karşılaşması üzerine gerçekleşen katliam ve baskılar neticesinde pek çok Kafkas halkı sürgünle yüzleşti. Bir milyonun üzerinde Kafkas halkının Osmanlı topraklarına yerleşmesiyle sonuçlanan bu sürgün, her yıl Mayıs ayında çeşitli etkinliklerle anılmaktadır. Kafkasya'da ve sürgün esnasında yollarda ölenlerin anısına Çerkesler her yıl denize karanfiller, çelenkler ve mumlar bırakmaktadırlar.

Geçtiğimiz günlerde 18 Mayıs'ta, Kırım Tatar sürgününün 73. yıl dönümünde, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan Kırım Tatar ve Çerkes sürgünleriyle ilgili bir açıklama yayımlanmıştı.

"18 Mayıs 2017, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Hüseyin Müftüoğlu’nun Çerkes ve Kırım Tatar Sürgünlerinin Yıldönümleri Hakkında Bir Soruya Cevabı" başlıklı açıklama mesajında, her iki sürgünde hayatını kaybedenler anılarak, acıları paylaşan şu sözler yer almıştı:

1944 17/18 Mayısında 250.000 Kırım Tatarı bir gece içinde anavatanlarından kopartılıp binlerce kilometre uzağa sürülmüşlerdir. İnsanlık onuruna aykırı şartlar altında gerçekleşen yolculuk ve ardından maruz kaldıkları sürgün hayatı, onbinlerce Kırım Tatarının hayatına malolmuştur. Yüzbini aşkın Kırım Tatarı bugün dahi anayurdundan uzakta yaşamaya devam etmektedir. 18 Mayıs Kırım Tatar sürgününün neticesinde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz. 

21 Mayıs ise Çerkes sürgününün yıldönümü olarak anılmaktadır. Kafkas halkları 19. yüzyılda Çarlık Rusyası’nın Kafkasları istilası döneminde yüzbinlerce kayıp vermiş, sağ kalanlardan pek çoğu anayurdunu terkedip Anadolu’ya sığınmıştır. “Çerkes Sürgünü” olarak adlandırılan bu trajedinin acısını bugün de hissediyoruz. 

Bu vesileyle soydaş Kırım Tatarları ile dost ve akraba Kafkas halklarının geçmişte olduğu gibi bugün de yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor, her iki trajedi sırasında yaşanan kayıpların hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.

QHA