AKMESCİT / SİMFEROPOL (QHA) -

Üç yıl önce Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da Rus silahların namlusu altında Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” olarak adlandırılan sözde referandum yapıldı. O günden beri Moskova, tüm düzeylerde sözde referandumun yerel yasalara ve uluslararası uygulamaya göre yapıldığını savunuyor.
 
Rusya yanlılarının ihanetinin daha sözde referandum yapılmadan önce hissedildiği, o günlerin tanıklarınca dile getiriliyor. Yarımadanın genelinde ajitasyon pankartları asılıyor, tüm reklam panolarına Rusya yanlısı propaganda afişleri yerleştirilyordu. Halk arasında “kibar insanlar” olarak adlandırılan Rus askerler, korkutma ve Rusya’nın askeri güç propagandasının bir unsuru olarak kullanılıyordu. Birçok kişi hala yerel yönetimin olayların bu şekilde gelişmesine nasıl izin verdiğini merak ediyor.
 
Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı olarak yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.
 
Buna rağmen 16 Mart 2014 tarihinde saat 8.00’de işgal edilen Kırım’da 1205 seçim bölgesi açıldı. Seçim bölgeleri açılır açılmaz sosyal ağlarda sözde oylama sırasında yer alan ihlallere ilişkin bilgiler paylaşılmaya başlandı. Oy pusulaları, Rusya vatandaşları dahil isteyen herkese çok sayıda verildi.

Kırım sakini Yekaterina Sergatskova: "Referandum açıldı sayılır! Ben, ikamet kaydı Akmescit'te olan bir Rusya vatandaşıyım. "Burada ikamet ediyorsunuz, öyleyse oy kullanma hakkınız var" denilerek bana oy pusulası verildi. Seçmen listelerinde ismimi bulmayınva başka bir listeye ismimi eklediler."

Sözde referandumun sonuçları henüz açıklanmadı, ama yarımadadaki bankalar 17 Mart tarihinden itibaren ruble kullanılacağını bildirdi.

Yapılan yasadışı referanduma sözde gözlemciler de katıldı. Uluslararası gözlemciler sıfatında yarımadaya gelenler arasında, Macaristan'ın ırkçı Jobbik Partisi üyesi Bela Kovacs, Holokostu  reddettiği için Kanada’ya girişi yasaklanan Zoran Radončič, Yunanistanlı Stalinist Charalampos Angourakis gibi aşırı sağcı ve aşırı solcu partilerin temsilcileri yer aldı.
 
Öğle saatlerine doğru sözde Kırım yönetimi, yasa dışı referanduma katılımın yüzde 50’yi oluşturduğunu, oy kullanma esnasında ihlallerin tespit edilmediğini ileri sürdü. Bununla birlikte batılı medyaların temsilcileri, seçim bölgelerine erişimlerinin engellediğini bildirdi.
 
Akşam saatlerinde, Kırım’ın Armanpazarı (Armyansk/Kırım’ın kuzey bölgesi) bölgesinde Rus ordusunun konuşlandırdığı topçu birliklerinin Ukrayna’nın ana kısmından yarımadaya girişleri kontrol ettiği öğrenildi.
 
Seçim bölgelerinin kapatılmasına bir saat kala Akmescit’te Rusya’nın “zaferi” kutlanmaya başladı.
 
Akşam saat 20.00’de ise yarımadanın statüsü ile ilgili yasa dışı “referandum” sona erdi. Sözde yönetimin kontrolü altında bulunan “Krıminform” haber ajansı, sözde referanduma katılımın yüzde 80 olduğunu ileri sürdü. Sandıkların açılması ve oyların sayılması sırasında medya temsilcilerinin bulunmasının yasaklanması hiç şaşırtıcı olmadı. Birçok gazeteci, seçim bölgesinden kovuldu.


 
Sandıkların kapatılmasından 15 dakika sonra sözde referandumun ilk sonuçlarına ilişkin ilk tahminler paylaşıldı. Bu tahminlere göre seçmenlerin yüzde 93’ü “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullanırken, yüzde 7’si yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdi.
 
Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirdi.
 
Öte yandan Akmescit’in merkez meydanında düzenlenen “kutlama konserinde” 17 Mart tarihinde Kırım Parlamentosu’nun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e “Kırım’ın Rusya’ya dahil edilmesi” çağrısında bulunacağı vaadinde bulunuldu.
 
Yarımadanın Rusya’ya sözde bağlanması, Kırımlıların alışıldık yaşantılarını tamamen değiştirdi. Kırım’da hırsızlık, cinayet, vandalizm olayları daha sık işlenir oldu, Ukrayna yanlısı aktivistler kaçırılmaya, Kremlin’in istemediği kişilere karşı davalar açılmaya başladı.
 
Bugün, Kırım sakinleri yaşam şartlarının kötüleştiğinden, işsizlikten, fiyat artışından ve yetersiz sağlık hizmetlerinden şikayetçi…


 
İlk Rus askerleri Kırım’a 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Ukrayna Parlamentosu resmi düzeyde 20 Şubat 2014 tarihini Kırım ve Sivastopol’ün Rusya tarafından işgalinin başlangıç tarihi olarak kabul etti. Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ilgili yasayı 7 Ekim 2015 tarihinde imzaladı.
 
2014 yılının Mart ayında düzenlenen sözde referandumda Kırım sakinlerinin yarımadanın Rusya’ya bağlanması konusunda iradesini özgürce tecelli ettiği ileri sürüldü. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve dünyanın birçok ülkesi, Kırım’da yapılan sözde “kendi kaderini belirleme referandumunun” sonuçlarını kabul etmeyi reddetti. Ukrayna, Kırım’ı geçici olarak işgal edilen bölgesi olarak kabul ediyor.

QHA