VİYANA (QHA) -

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) himayesi altında düzenlenen “İstikrarsızlık Döneminde Medya Özgürlüğü” konferansı çerçevesinde yapılan “Çatışma Döneminde Medyaların Özdüzenlemesi” konulu toplantıda, çatışma döneminde olayların objektif olarak aydınlatılması, politikacılar ve gazeteciler arasında ilişki standartları gibi gazetecilerin çalışmalarındaki önemli sorunlar ele alındı. 
 
QHA muhabirinin bildirdiğine göre, Bağımsız Medya Birliği üyesi Diana Dutsyuk, gazetecilerin, ülkelerinde ve ailelerinde olup bitenlere dair duygusal algılamalarının, çalışmalarını çok etkilediğini belirttiğini bildirdi.

Diana Dutsyuk, “Ukrayna’nın doğusundaki savaşın medyada aydınlatılmasına dair yaklaşımlar arasındaki farkları inceledik. İnceleme sonuçlarına göre, bir grup bazen devletin tutumunu olabildiği kadar net şekilde seyircilere iletmek için profesyonel standartları çiğneyen yurtsever tutumlu. İkinci grup, nötr, genel olarak bu grup Donbas’taki olayları profesyonel standartlara uyarak aydınlatıyor. Ve son olarak üçüncü ve en büyük grup, çalışmalarında profesyonel standartlara kısmen uyuyor.” diye kaydetti.
 
Rusya’nın Ukrayna’ya karşı hibrid savaşı başlattığı 2014 yılından başlayarak gazetecilerin çalışmalarında büyük farklılıklar olduğundan dolayı medyada profesyonel gazetecilik tartışmasının başladığını belirten Dutsyuk, bunun sonucunda Ukrayna’nın 5 büyük medya kuruluşunun medya birliği oluşturduğunu belirtti. 
 
Toplantı moderatörünün bunun çalışmaları nasıl etkilediği ile ilgili sorusunu cevaplayan Diana Datsyuk, “Çalışmayı belirlemek için kurallar veya tüzük yok. Gazetecilerin çoğu kendi deneyimlerine göre hareket etti. Belirli bir olaydan nasıl bir şekilde söz edilmesi gerektiğini anlatmak için onlara yayın yönetmenliğinden yardım edilmedi. Biz kuralların hazırlanması ve gazetecilerin onlara göre davranmasını istiyoruz. Gazetecilerin katıldığı ve çeşitli sorunları görüştüğü yuvarlak masa toplantıları düzenliyoruz. İlk önce terminolojide bir tek yaklaşımın olmadığını söyledik. Devletin, savaş döneminde gazetecilere konuların aydınlatılması ile ilgili kuralları kabul ettirmesinin mümkün olmadığını başlangıçtan beri söylüyoruz.” diye devam etti.
 
Ardından “Media Progress” ağının müdürü Bent Norby Bonde konuşma yaparak medyaların yönetimden bağımsız olmasının önemini vurguladı.
 
Bent Norby Bonde, “Ben çok iyimser değilim, ABD’de güzel bir Etik Kanunu var, ama gazeteciler daha da yurtsever, örneğin kanunun hazırlanması için gazetecilik dernekleri kuruldu. Bu konuda politikacıların gazetecilerin çalışmalarına karışmaması önemli.” diye kaydetti.
 
Bununla birlikte devletin medyanın önemini her zaman anladığını ve onlara para ayırdığını ekleyen Bonde, “Siyasi çevrelerin desteği olmadan büyük ilerleme kaydetmek imkansız. Yani devlet medya kuruluşlarını desteklemeli ama bununla birlikte çalışmalarına karışmamalı.” dedi.
 
Orta Asya ve Kırgızistan’da Barış ve Medya Teknolojileri Okulu Müdürü İnga Sirotskaya, Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Orta Asya’da medya ile ilgili durumun nasıl geliştiğini anlattı.

İnga Sirotskaya, “Kırım’ın işgalinden sonra internet kullanıcıları dahil olmak üzere Kırgızistan’daki dinleyiciler ikiye ayrıldı. Yaklaşık 40 başlıca televizyon kanalı Ukrayna’daki olaylar ile ilgili bilgileri bağımsız olarak yayınladı. Ardından gazeteci grubu proje hazırlayarak onları Ukrayna’ya gönderdi.” diye bildirdi.
 
Daha önce Viyana’da 19-20 Haziran tarihlerinde kriz koşullarında medya çalışmalarını konu alan AGİT konferansının yapıldığı bildirilmişti. 
 
Gazeteciler ve medya uzmanları, Viyana’da yapılacak konferansta yanlış bilgiler (dezenformasyon) ve propagandanın barışın sağlanmasını ve barış süreçlerini nasıl etkilediği, gazetecilik mesleğini ve genel olarak demokratik esasları nasıl baltaladığı konusunu ele alacak.

QHA