WASHINGTON (QHA) -

ABD Kongresi’nde ‘yabancı siber tehditlerin’ tartışıldığı oturuma Rusya’nın ABD’deki başkanlık seçimlerine siber müdahalede bulunduğu iddiaları damgasını vurdu.
 
Amerika’nın Sesi’nin aktardığına göre, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nde düzenlenen oturumda konuşan Amerikalı istihbarat liderleri, Rusya’nın seçimlere müdahale ettiğinden şüphe duymadıklarını vurguladı.
 
İstihbarat birimleri 7 Ekim’de yayınladıkları raporda seçim kampanyası döneminde Demokrat Parti Ulusal Komitesi’nin bilgisayarları ve e-postalarına yönelik siber saldırılardan Rusya’yı sorumlu tutmuşlardı.
 
Başkan seçilen ve 20 Ocak’ta görevine resmen başlayacak olan Donald Trump ise istihbaratın bu tespitlerine şüpheyle yaklaşıyor. Hatta Trump, dün Twitter üzerinden paylaştığı mesajlarda WikiLeaks’ın kurucusu Julian Assange’ın sözlerine atıf yapmasıyla her iki partiden de tepki görmüştü.
 
Trump bu sabah attığı tweet’lerde ise bu pozisyonundan geri adım atarak, medyayı kendisini Assange’ın yanında göstermekle suçladı ve Amerikan istihbaratının “büyük bir hayranı” olduğunu ifade etti.
 
‘Demokrasimize eşi görülmemiş saldırı’
 
Senato Silahlı Hizmet Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Senatör John McCain, oturumu açarken yaptığı konumada, “Rusya’nın başkanlık seçimlerine müdahalesinin her Amerikalı’yı alarma geçirmesi gerektiğini” söyledi.
 
McCain, “Bu, demokrasimize eşi görülmemiş bir saldırı” ifadesini kullandı.
 
Amerika’nın, yabancı müdahale olmaksızın özgür ve adil seçimler düzenleyebilme yeteneğine sahip olmasından daha hayati bir ulusal güvenlik çıkarının bulunmadığını vurgulayan McCain, bugünkü oturumun amacının seçimlerin sonucunu sorgulamak olmadığını belirtti. McCain, olanlara dair tam bilgiye sahip olmanın ve Kongre’nin de buna uygun adımlar atmasının kritik önem taşıdığını kaydetti.
 
Oturuma konuşmacı olarak Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, Savunma Bakanlığı’nın İstihbarattan Sorumlu Müsteşarı Marcel Lettre ve Ulusal Güvenlik Ajansı Direktörü Amiral Michael Rogers davet edildi.
 
İstihbarat yetkilileri, oturum öncesinde yayınladıkları ortak açıklamada, Rusya’yı ülkenin altyapısı ve ağlarına “büyük tehdit oluşturan tam kapsamlı bir siber aktör” olarak tanımladılar.
 
Açıklamada, “Son yıllarda Kremlin’in daha da saldırgan bir siber tavır sergilediğini gözlemliyoruz” ifadesi kullanıldı. Seçim kampanyası döneminde Demokrat Parti’nin bilgisayarları ve e-postalarının hack’lenmesinin ancak Rusya’nın en üst düzey yetkililerinin izniyle mümkün olabileceğine işaret edildi.
 
‘Rusya’nın siber müdahalesinden kuşku yok’
 
Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, istihbarat birimleri olarak siber müdahaleden Rusya’yı sorumlu gördükleri raporda yer alan tespitlerinin bugün daha da güçlendiğini belirtti.
 
Rusya’nın seçimlere müdahalesinden kuşku duymadığının altını çizen Clapper, Senatör McCain’in bir sorusu üzerine, bunun bir “savaş nedeni” olduğu şeklinde bir tanımlama yapmadı ve bu türden bir tanımlamanın istihbarat camiasının yetki alanında olmadığına dikkati çekti.
 
Rusya’nın siber faaliyetleriyle ilgili hazırlanan bir rapor bugün Başkan Obama ile paylaşılırken, benzer bir brifing de yarın Donald Trump’a verilecek.
 
Clapper, istihbarat olarak raporla ilgili Kongre üyelerini de bilgilendirmeyi ve raporun gizli olmayan bir versiyonunu gelecek hafta başında kamuoyuna açıklamayı planladıklarını söyledi.
 
İstihbarat yetkilileri, Rusya’nın Amerikan devleti, ordusu, diplomatik ve ticari operasyonları ile kritik altyapısı için büyük ve giderek arkan bir tehdit oluşturduğunu belirtirken, Rusya’nın siber saldırılar düzenleme kapasiteleri geliştirmekte olan en az 30 ülkeden biri olduğunu kaydettiler.
 
Trump’a yanıt: ‘Kuşkuculukla küçük düşürme arasında fark var’
 
Oturumda Demokrat senatör Claire McCaskill’in bir sorusu üzerine Trump’ın istihbaratla ters düşen sözlerine yanıt veren Clapper, “sağlıklı bir yolla kuşku dile getirmek ile küçük düşürme arasında önemli bir fark olduğunu” belirtti.
 
İstihbarat camiasında çalışanların da sonuçta birer insanoğlu olduğunu ve kusursuz olmadığını dile getiren Clapper, Amerika’daki istihbarat ajanslarının terör planlarını önlemek ve kamuoyuyla paylaşılmayan diğer başarılarından dolayı hakettikleri övgüyü görmemesinden yakındı.
 
Senatör McCaskill de, Trump’ın istihbarat birimlerini hedef almasının kimin faydasına olduğu sorusunu sordu ve bu tavra parti gözetmeksizin güçlü şekilde karşı durulması gerektiği görüşünü dile getirdi.
 
McCain’in Assange ile ilgili bir sorusuna yanıt olarak da Clapper, Assange’ın gizli bilgileri sızdırarak insanların hayatını tehlikeye attığını ve kendisinin istihbarat camiası olarak saygı duymadıkları bir kişi olduğunu kaydetti.
 
İstihbarat camiası önceki raporunda Moskova’nın Trump’ın seçimin kazanmasına yardım için müdahale ettiği tespitinde bulunmuştu.
 
Ancak Clapper oturumda, Rusya’nın müdahalesinin Trump’ın seçimleri kazanmasını amaçlayıp amaçlamadığı konusuna girmedi, bunun oy sayımları üzerinde bir değişiklik yaratmadığını söyledi.

 

QHA