KİEV (QHA) -

Ukrayna’nın Rusya’ya karşı açtığı davanın incelendiği Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Adalet Divanı’nda Rusya Federasyonu'nun, çelişkili olması beklenen kanıtları sunduğu bildirildi.
 
Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı açtığı davanın incelendiği Uluslararası Adalet Divanı’nda Ukrayna Temsilcisi Yelena Zerkal, “Rusya’nın hukuki kanıtları tahmin edilen kanıtlar. Rusya Federasyonu’nun danışmanları, kendi tutumlarını formüle etmek için tüm olası ve imkansız ipuçlarını kullanan mucit hukuki jimnastikçiler gibiler. Dünyadaki hiçbir mahkemenin ve hiçbir hukuk normunun Rusya’yı cezasız bırakarak insanlığı yok etmesini engelleyemiyormuş gibi bir imaj var. Bu böyle değil. Ve bunu kanıtlı şekilde ispat edeceğiz. Ukrayna ekibi gecenin geç saatlerine kadar mahkemenin ve herkesin duyacağı kanıtlar üzerinde çalıştı” açıklamasında bulundu.

Öte yandan uluslararası insanı ve ceza hukuku uzmanı, Global Rights Compliance insan hakları teşkilatının hukukçusu Katerina Busol, Rusya’nın mahkemede yaptığı konuşmada, Gürcistan ile davada savunmasını teşkil eden şemaya yine başvurduğunu belirtti. Katerina Busol, Rusya’nın görüşmelerin güya siyasi nitelikli olmasına vurgu yaparak Ukrayna tarafının kullandığı “ilhak” ve “işgal” gibi terimlerin henüz mahkemede ispatlanmış olmadığını ima ettiğini anlattı.
 
Ayrıca Rusya’nın, Kırım Tatarlarının yarımadanın yerli halkı olmalarının yasal düzeyde tanınmadığını belirtip Ukrayna’nın “ulusal azınlıklara karşı ayrımcılık yapması” ile ilgili açıklamalarda bulunarak bilinçli olarak mahkemeyi manipüle etmeye çalıştığını ifade eden Busol, yerli halk statüsünün yasal düzeyde bağlanmasının dünyadaki uygulamalara aykırı olmadığını, belirli insan hakları ihlalleri olmasa bile böyle bir sürecin uzun vadeli şekilde yapılması gerektiğini kaydetti.
 
Katerina Busol, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin 2016 yılında yayınladığı Kırım’ın Rusya tarafından işgali ile ilgili raporundan sonra Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü altından imzasını kaldıran Rusya’nın, fiilen Kırım’daki baskılar için sorumlu olduğunu ve yarımadadaki eylemleri için cezalandırma korkusunu gösterdiği fikrini paylaştı.
 
Bilindiği gibi, Ukrayna 16 Ocak’ta Lahey’deki Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Adalet Divanı’na dilekçe verdi. Rusya, Ukrayna’ya karşı saldırısı sırasında terörizmi finanse etmekle ve ırk ayrımcılığı yapmakla suçlanıyor.
 
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maryana Betsa, davanın Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmesi ve Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmesi çerçevesinde verileceğini bildirmişti.
 
Dava belgeleri arasında Malezya havayollarına ait uçağın düşürülmesi, Mariupol, Kramatorsk, Volnovaha, şehirlerinin meskun semtlerinin ateş altına alınması, Harkiv ve Ukrayna’nın diğer şehirlerinde terör saldırıları ile ilgili belgeler yer aldı. Bunun dışında, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da Kırım Tatarları ve Ukrainleri hak ihlalleri ile ilgili konular ayrı olarak belirtildi.
 
Davanın önemli noktalarından biri, dava dilekçesinde, nihai hüküm verilene kadar Rusya’ya durumu gerginleştirebilecek saldırgan eylemlerde bulunma, terör örgütlerinin finansmanını durdurma yasağının getirilmesi talebinin yer alması.
 
6 Mart tarihinde Birleşmiş Milletler Uluslararası Adalet Divanı’nda Ukrayna’nın Rusya’ya karşı açtığı davanın incelenmeye başladı. 7 Mart tarihinde yapılan duruşmada, Rusyalı diplomatlar, kanıt olarak Kremlin tarafından yayılan sahte haberlere atıfta bulundu. Böylece Ruslar mahkemede, yazılı açıklamaların bulunduğu ve birinde Rus televizyonu için kurgulanmamış Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun Kasım 2014’te Odesa’da yaptığı konuşmayı içeren 600 sayfalık bir dosyayı kayda geçirdi.

QHA