MOSKOVA (QHA) -

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 2 Mart tarihinde "93 Harbi" olarak da bilinen 1877 - 1878 Osmanlı - Rus Savaşı'nın 140'ıncı yıl dönümü için açılan sergide konuştu. Rusya Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde konuyla ilgili olarak yapılan paylaşımda, "93 Harbi'nin Bulgaristan'ın Osmanlı zulmünden kurtulmasına vesile olduğu" cümlesi dikkat çekti.

Lavrov konuşmasında, "93 Harbi karşılıklı olarak Bulgaristan ve Rusya ilişkileri için özel bir önem taşıyor. Halklarımız arasındaki dostluk, adalet yolunda dökülen kanla mühürlendi. Bugün, Bulgaristan'ın bağımsızlığı için en zor koşullarda beraberce çarpışan Rus savaşçılar ve Bulgar milislere saygılarımızı sunuyoruz." ifadelerini kullandı.

Söz konusu konuşmasında Lavrov'un sık sık sözde "Osmanlı zulmüne" dikkat çekmesi ve 93 Harbi'nin Bulgaristan ile iyi ilişkilerin gelişiminde mühim bir rol oynadığını kaydetmesi, Rusya'nın Türkiye'ye karşı tarihsel düşmanlığını yeniden gözler önüne serdi.

 

93 Harbi (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı)

Osmanlı Devleti'nde yaşanan azınlık isyanları, Rusya ve Batı Avrupa ülkelerinde Osmanlı Devleti'nde yaşayan Hristiyanların insan haklarının çiğnendiği konusunda yaratılan propaganda ortamı, Rusya'nın Balkanlar'daki genişleme siyaseti, Romanya ve Bulgaristan'ın bağımsızlık istekleri ve Panslavizm akımları 93 Harbi'nin temel sebeplerini oluşturdu.

Yaklaşık bir yıl süren savaşta Osmanlı orduları, savunma savaşı yaptı. Özellikle Balkanlarda bu olaylar neticesinde Türklere ve Müslüman topluluklara karşı geniş çaplı etnik temizlikler yaşandı ve kırımlar görüldü. Savaşın sonunda Batıdaki Osmanlı savunma hatlarını kıran Rus ordularının önü açıldı, dirençle karşılaşmadan İstanbul'un eşiğine (Yeşilköy) kadar ilerleyerek Osmanlı Devleti'nin varlığını tehdit ettive bunun sonucunda Osmanlı Devleti, Ayastefanos Antlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı.

Savaş sonucunda Osmanlı Devleti çok fazla toprak kaybederken, Balkanlardaki nüfuzunu büyük ölçüde yitirdi. Balkanlar'da ve Kafkasya'da sayıları 1 milyonu aşkın Osmanlı vatandaşı mülteci konumuna düştü, savaş süresince ve savaştan sonra Anadolu'ya dev göç dalgaları yaşandı. Ayrıca Batum'da yaşayan Müslüman Lazlar ve Gürcüler, Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kaldı.

QHA