KİEV(QHA) -

Kırım’ın işgaline karşı çıktığı ve Kırım Tatarlarını desteklediği için 2015 yılında Rusya’da 3 yıl hapis cezasına çarptırılan ve 2017’nin sonunda serbest bırakıldıktan sonra Ukrayna’ya taşınan Tatar milli hareketi liderlerinden, Tatar Milli Merkezi Başkanlık Divanı üyesi ve insan hakları savunucusu Rafis Kaşapov, Rusya’nın tarih boyunca Volga bölgesinde yaşayan halkları askeri tehditlerden korunmak için kullandığını, ayrıca haklarını kısıtlayarak onları Ruslaştırdığını anlattı.

Kiev’de bugün, 21 Mart’ta düzenlenen bir basın konferansında konuşan Kaşapov, “Son zamanlarda özellikle Putin iktidara geldikten sonra tüm yerli halkların hakları ihlal ediliyor; milli, ekonomik, dini ve tüm alanlardaki halklar. Bu yüzden biz suçlu rejime karşı birleşmeliyiz. Yoksa 40-50 yıl sonra Tatarlardan geriye hiçbir şey kalmayacak, Ruslaştırılacağız ve millet olarak yok olacağız. 2. Dünya Savaşı sırasında Tatarlar için 47 gazete ve dergi yayınlanıyordu. Savaştan sonra sadece 7 kaldı! Bu ne demek? "İmparatorluk" için biz gübre gibiyiz. Bir tehlike varsa, tüm Volga bölgesindeki halklar tehlikeyi ortadan kaldırmak için harcanıyor.” diye kaydetti.

Rusya’da Tatarlara karşı yapılan zulümün ve işgal edilen Kırım’da Kırım Tatarlarına karşı yapılan zulümün aynı sebeplerle uygulandığını vurgulayan Kaşapov son olarak, “FSB uzun zamandır baskı konusunda yeni denemeler gerçekleştiriyor. FSB, GRU ve silahlı kuvvetler öncülüğündeki baskı mekanizması faaliyetlerine aktif şekilde devam ediyor. Bu baskılar etnik ve dini temelli ayrımcılığa dayanıyor. Kırım işgal edildikten hemen sonra 300 Kırım Tatarı hapse gönderildi. Dört yıl önce ise Tataristan’da 400’e yakın Müslüman tutuklandı. Onlar darp edildiler, işkence gördüler, göğüslerine kızgın ütü bastırıldı!” dedi.

QHA