ANKARA (QHA) -

Türkiye'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Avrasya İncelemeleri Merkezi'nin (AVİM) organizasyonu ve Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçiliği ile Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü'nün büyük katkıları ile bugün, 29 Kasım'da "Türkiye ve Kore: Gelişen Avrasya'da İki Köprü Başı" isimli bir sempozyum gerçekleştirildi.

Sempozyumun açılış konuşmalarını, Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni Seul Büyükelçisi olarak yakın zamanda göreve başlayacak olan Büyükelçi Ersin Erçin ve Kore Cumhuriyeti'nin Türkiye Büyükelçisi Yunsoo Cho gerçekleştirdi.

Sheraton Ankara'da gerçekleştirilen ve AVİM Başkanı Emekli Büyükelçi Alev Kılıç'ın başkanlığını yürüttüğü sempozyumun ilk oturumu ise, Prof. Dr. Hüseyin Bağcı'nın "Doğu Asya için Yeni Güvenlik Sorunları: Bir Türk Görüşü" başlıklı sunumuyla başladı. Konuşmasında Bağcı, Çin, Rusya ve Güney Kore arasındaki girift ilişkilere dikkat çekti. Çin'in Yeni İpek Yolu Projesi'nin bölgede ve dünyadaki yansımalarından bahseden Bağcı, Rusya'nın Çin'le rekabet etme şansı olmadığını ve bu yüzden sürekli olarak birlikte hareket etme yolları aradığını aktardı.

Oturumun ikinci sunumu ise Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü'nde araştırma görevlisi olan Taeeu Min tarafından gerçekleştirildi. "Kuzeydoğu Asya'da Güvenlik Ortamı ve Kore Yarımadası'nın Birleşmesi" isimli sunumunda Taeeu, Kuzey ve Güney Kore birleşmesine dair tespitlerini ve çözüm önerilerini davetlilerle paylaştı.

"Güç Merkezi Avrasya, Türkiye'nin Bu Coğrafyada Önemi ve Rolü" başlığıyla AVİM Danışmanı Emekli Büyükelçi Yiğit Alpogan tarafından gerçekleştirilen oturumun üçüncü konuşmasında ise, Türkiye'nin Avrasya coğrafyasındaki kilit önemine dikkat çekildi. Alpogan, Avrupa ve Asya arasındaki ulaşımda Türkiye'nin anahtar ülke durumunda olduğunu belirtirken, Londra'dan Pekin'e kesintisiz karayolu bağlantısını sağlayacak olan Çin'in "Bir Kuşak Bir Yol" ya da "Yeni İpek Yolu" olarak bilinen devasa projesiyle bu durumun daha da kritik bir seviyede pekişeceğini kaydetti.

Yine Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü'nden Seungsoo Hyun ise, Koreliler ve Türklerin tarihte ilk defa 1950'li yıllarda yaşanan Kore Savaşı'yla tanışmadığı, 600'lü yıllarda Göktürkler döneminde dahi iki milletin irtibatlı oldukları ve bu dönemde ittifak yaptıkları gibi ilginç bilgileri paylaştığı "Avrasya Alanında Kore-Türk İşbirliği" konuşmasıyla davetlilerin büyük beğenisini kazandı. Seungsoo, ABD ve NATO başta olmak üzere Batı kampından bağımsız olarak Türkiye'nin artık başlı başına bir güç olarak Asya'da öne çıkmaya başladığını aktarırken, Türkiye'nin tüm Asya'yı görüş alanına aldığını kaydetti. Seungsoo ayrıca, Türkiye'nin barışçıl bir çerçevede bölgede izlediği bağımsız politikaları takdir ettiklerini belirtti.

Sempozyumun ikinci oturumunda ise, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden Prof. Dr. Çınar Özen Türkiye'nin bölgeye bakışını ele aldığı, "Asya, Orta Asya ve Türkiye" başlıklı sunumuyla ön plana çıktı. Kore Ulusal Diplomatik Akademisi Genel Müdürü Prof. Dr. Nam-sik In, "Kore-Ortadoğu İşbirliği ve Gelecekteki Olanaklar" başlıklı ikinci konuşmada, Kore'nin Ortadoğu'ya bakışını ve Seul'ün belirli bir Ortadoğu politikası geliştirmemiş olmasına dair somut sebepleri davetlilerle paylaştı.

QHA