ANKARA (QHA) -

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda bugün 19 Aralık tarihinde, Rusya Federasyonu tarafından işgal edilen Kırım’da insan hakları durumu ile ilgili karar için yapılan oylamada 70 ülke “evet” oyu kullanırken 26 ülke “hayır” oyu kullandı. 76 ülke ise oylamada çekimser kaldı. Böylece Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da insan hakları durumu ile ilgili karar kabul edildi.

Kırım'daki insan hakları ile ilgili karar için yapılan oylamada, “Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol (Akyar) Şehrinde, Ukrayna, İnsan Hakları Durumu” kararını desteklemeyen ülkelerin listesini paylaştı. Söz konusu ülkeler arasında Ermenistan, Belarus, Kuzey Kore, Burundi, Kamboçya, Çin, Eritre, Hindistan, Irak, Myanmar, Kırgızistan, Nikaragua, Kazakistan, Nikaragua, Filipinler, Rusya, Sırbistan, Uganda, Güney Afrika, Zimbabve, Özbekistan, Tacikistan, Suriye, Sudan, Bolivya ve Küba yer aldı.

Kararı desteklemeyen ülkelerin arasında, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan gibi Türk devletlerinin de olması oldukça üzülünerek karşılanırken, konu ile ilgili açıklamalar da peş peşe geldi. 

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay şahsına ait Facebook hesabından durumu "utanç verici" olarak değerlendirdi.

Karatay'ın açıklaması şu şekilde:

TARİH BU UTANÇ BELGESİNİ UNUTMAYACAK 

Rusya’nın kuyruğuna takılan, Doğu Türkistan’da kardeşlerimize kan kusturan Çin, Arakanda müslümanları katleden Myanmar, Ermenistan ile aynı safta yer alan KIRGIZİSTAN, KAZAKİSTAN, ÖZBEKİSTAN yöneticilerini şiddetle kınıyorum...

Tabii, daha önce evet oyu veren ama bu toplantıdan kaçan Azerbaycan büyük hayal kırıklığı. Türkmenistan zaten Sovyet devrinden hiç kurtulamadı.

Bu duruma en çok Türk Dünyasına Gönül vermiş, Sovyet ve Sovyetik rejimlerden çok çekmiş, Kazak Kırgız Özbek ve Azerbaycanlı kardeşlerimiz üzülmüş utanç duymuşlardır.

Gaspıralı’nın DİLDE FİKİRDE İŞTE BİRLİK ideali için Türk Dünyasında daha çok yolumuz olduğu, bıkmadan zihniyeti değiştirmeye çalışmamız gerektiği ortada

BM Genel Kurulundaki Oylama Kırım’da insan hakları ihlallerinin kınanması hakkında idi.

TEŞEKKÜRLER TÜRKİYE durşunu değiştirmedi

Konu ile ilgili bir açıklama da, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri, Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Avukat Namık Kemal Bayar'dan geldi. Bayar yaptığı açıklamada, 

Birleşmiş Miletler Genel Kurulu'nda dün kabul edilen "Kırım ve Akyar şehrindeki insan haklarının durumu hakkında" karar ile bir kez daha Kırım'daki insan hakları ihlalleri konusunda dünyanın dikkati çekilmiş oldu. Söz konusu karar, yaklaşık bir yıla yakın bir süredir Birleşmiş Milletler'in alt komisyonlarında çalışılarak Genel Kurul'un gündemine gelmişti. 42 ülkenin üzerinde çalıştığı karar tasarısı, alt komisyonlarda kabul edilen kararlardan farklı olarak daha ağır ve sertleştirilmiş bir şekilde Genel Kurulun gündemine geldi ve son hali ile de kabul edildi. Suriye, Sudan, Rusya gibi ülkelerin Genel Kurul'da alışılanın çok üzerinde sürelerle karar tasarısı üzerinde görüş belirterek tasarının geçmesini bloke etme çabaları olduysa da bu çabalar boşa çıktı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda kabul edilen karar ile Rusya'nın Kırım'da "işgalci" olduğu açık ve net bir şekilde belgelenmiş oldu. Yani, Putin'in ve Rusya rejiminin iddia ve bayanlarının aksine "Kırım defteri" kapanmadı, açık ve işgal sona erene kadar "Kırım defteri" açık kalacak. Bu, Ukrayna'nın ve bilhassa Kırım'ın kaderinde gerçek ve hukuki söz sahibi olan Kırım Tatarlarının arzusu idi ve çok şükür ki bu arzu artık hukuki ve yasal bir zemine oturarak yazılı bir kaynağa, uluslar arası karara da sahip oldu.

Kararın bir başka önemli yönü ise Kırım'da işgalci Rusya'nın gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerinin bütün dünya tarafından somut bir vakıa olarak kabul edilmesi ve insan hakları ihlallerine son verilmesi çağrısıdır. Elbette işgalci Rusya rejiminin bu çağrıya olumlu bir yanıt vermesi beklenemez. Hatta üzülerek ifade etmem gerekir ki işgalci rejim bu karardan sonra daha da azgınlaşacak ve saldırganlaşarak insan hakları ihlalleri ve Kırım Tatarlarına baskıları kademeli olarak arttıracaktır. Doğu Ukrayna'da artan saldırganlık, son günlerde sivil halka yönelik bombardıman bunun ilk işaretleridir. Ancak ne kadar saldırganlığı artsa da bu Rusya'nın "işgalci" ve "insanlık suçları faili" olma niteliğini örtemeyecektir.

Kararın bir niteliği de budur. Rusya'nın Kırım ve doğu Ukrayna'da işlenen insanlık suçlarının faili olduğu Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun bu kararı ile bir kez daha tescillenmiştir. Bu, zamanı geldiğinde Rusya'nın işlediği insanlık suçları nedeni ile Uluslarararası Ceza Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler Adalet Divanı önünde yargılanarak hesap vereceği anlamına gelmektedir.

Bu aşamadan sonra Ukrayna yargı mercilerine ve başta Dış İşleri Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlarına önemli bir görev düşmektedir. Bu da Kırım'da insanlık suçu işleyen bütün işgalciler ve onların işbirlikçileri hakkındaki davaları hızla sonuçlandırarak uluslar arası mahkemelere sunulacak dosyaları hazır hale getirmektir. Bu hususta bizler de elimizden gelen desteği bu makamlara vermek zorundayız.

Dün yapılan oylamada Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan gibi kardeş ülkelerin red oyu vermesi, Azerbaycan ve Türkmenistan'ın oylamaya katılmaması beni şaşırtmadı. Bu ülkelerin yönetimlerinin takdiridir ve tarih red oyu veren bütün ülkeleri gerektiği gibi yargılayacaktır. Beni tek üzen çok yakın tarihinde katliamlar ve insanlık suçları ile karşı karşıya kalmış kardeş Bosna Hersek'in Rusya lehine oy kullanması oldu. Oysa ki iç savaşın yaşandığı yıllarda Kırım Tatar diasporası olarak Bosna'daki kardeşlerimize varımızla yoğumuzla destek olmaya çalışmış idik. Biz inanıyoruz ki yönetimlerinin bu davranışları o ülkelerde yaşayan kardeşlerimizin gerçek duygularını yansıtmamaktadır. Türk ve İslam dünyasında birliğin temelini ilk atan halklardan biri olan Kırım Tatarları nerede bir mazlum varsa onların yanında olmaya devam edecektir.

Son olarak, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda alınan kararın tüm süreçlerinde Kırım Tatarlarının yanında olduğunu gösteren ve bu çabaları ile her zaman olduğu gibi dost ve kardeş ülkelere gerçek örnek davranışı gösteren Türkiye'ye teşekkür ve minnetlerimizi ifade etmek bizim için bir borç. Kırım Türkleri, Türkiye'nin bu büyük ve tarihi desteğini asla unutmayacak ve her şey bittiğinde sessiz kalmayan dost olarak yüreğinde tutacak. 

ifadelerini kullandı.

QHA