KİEV (QHA) -

Ukrayna ve Batı zor bir seçimle karşı karşıya. Diplomatik çabalar, Kırım’ı işgalden kurtarma konusuyla ilgili diyaloglar ve yuvarlak masalar neredeyse tükendi, ancak Ukrayna yönetimi işgal edilen yarımadayı güç kullanarak geri alma yolunu reddediyor. Kiev, saldırgana baskı yapmak için yeni platformu, NATO ittifakıyla işbirliği yaparak bulabilir.

QHA’ya demeç veren Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov,  Rusya’nın Karadeniz bölgesindeki yeni tehditlerine dair tartışmanın, zamanla NATO’nun desteğiyle Kırım’ı işgalden kurtarma ile ilgili konuların tartışıldığı uluslararası platforma dönüşebileceğini ifade etti.

QHA: Sizin önerdiğiniz uluslararası platform sadece Kırım’la ilgili mi olacak?

Refat Çubarov: Ukrayna toprak bütünlüğüyle ilgili olan sorular bağlantılı olmalılar. İdeal olarak, Kırım ve Donetsk ile Lugansk bölgelerinin işgal edilen bölgeleri bir müzakere platformunda tartışılmalı. Fakat Kırım, ne Normandiya Dörtlüsü formatında, ne de Minsk Anlaşmalarının formatına dahil edildi. Bu yüzden özellikle Kırım ile ilgili uluslararası bir platformun oluşturulması ihtiyacı doğdu. Biz KTMM olarak defalarca böyle bir platformun oluşturulmasını talep ettik. Bu fikri Ukrayna Cumhurbaşkanı destekledi ve onu “Cenevre Plus” olarak adlandırdı. Batılı ortaklar da ilgili fikri destekledi, birçok hükümet açıkça onun lehine konuştu. Ancak sadece konuşuldu, belirli şeyler yapılmadı, çünkü Rusya kesin bir tutum sergiliyor. O, Kırım’ı kendi toprağı olarak kabul ediyor ve bu konuyu tartışmıyor.

QHA: Yani Batı, Rusya’dan çekiniyor mu? Rusya Avrupa Birliği ülkelerini bu kadar çok mu etkiliyor?

R.Çubarov: Ortaklarımız Kırım’ın geleceği konusundaki tartışmaları, Rusya olmadan da başlatmaya hazır görünüyor. Batı korkmuyor. Saldırgan ve alaycı bir şekilde, Kırım’ı kendi toprakları olarak gören devlet olmadan bir araya gelerek konuşmak, savaş ilan etmek için toplanmak demektir. Başka seçenek yok. Uluslararası toplum, Rusya’yı müzakere masasına oturmayı zorlayacak şartların oluşturulması gerektiğini düşünüyor. Biz ise olabildiğince hızlı ve Rusya olmadan hareket edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

QHA: Bu durumda, Ukrayna Dışişleri Bakanı Pavlo Klimkin’in, uluslararası platformun oluşturulması ile ilgili sözlerinin hayata geçirilmesi için neler yapılması gerekli?

R. Çubarov: Ukrayna kendi ortaklarını, söz konusu platformun oluşturulmasının hem Ukrayna hem de diğer ülkelerin çıkarlarına yarayacağı konusunda ikna etmeli. Bu platform diğer ülkelerin, en azından ABD ve AB’nin dikkatini çekmeli. Ancak bazı ülkeler Rusya ile diyalog olmadan çözüm bulma deneyimlerinin üçüncü dünya savaşını başlatabileceğini düşünüyor.

QHA: Bakan Klimkin parlamentodaki konuşmasında, Ukrayna’nın, uluslararası kuruluşların gözlemcilerine işgal edilen Kırım’a erişimini açmak konusunda çalıştığını ifade etmişti. Ancak şu ana kadar hiçbir uluslararası kuruluş Kırım’a giriş yapmadı. Kırım’da insan hakları hiç mi gözlemlenmiyor?

R.Çubarov: Tüm ülkeler, uluslararası kuruluşların kararlarının içerdiği fikir ve çağrıları hayata geçirmeye çalışıyor. Özellikle, BM Genel Kurulu’nun Aralık 2016’da kabul ettiği kararda, Rusya’dan defalarca Kırım topraklarına, yarımadada insan haklarını tarafsız olarak gözlemleyebilecek uluslararası misyonların erişimine izin verilmesi talep edildi. Ancak Rusya, söz konusu misyonların girişi Moskova’dan yapılmadıkça onlardan kaçınıyor. Rusya’nın pozisyonu şöyle: “Buyrun, ancak sadece bizim Dışişleri Bakanlığı'mızın aracılığıyla.”

QHA: Fakat bu kuruluşlar işgal edilen Kırım'a girmek amacıyla akreditasyon almak için Rusya Dışişleri Bakanlığı'na başvururlarsa, Kırım’ı Rusya toprağı olarak tanımış olacaklar…

R. Çubarov: Bu yüzden onlar başvurmuyorlar ve misyonlarını yarımadaya göndermiyorlar. Uluslararası toplum, Kırım’ı Rusya toprağı olarak kabul etmiyor. Rusya ise: “Misyon mu göndermek istiyorsunuz? Rusya Dışişleri'nden kapı açık. Yok mu? O zaman konuşma bitti” diyor.

 

QHA: Yani kısır bir döngü?

R. Çubarov: Çıkış yolları aramaya çalışıyoruz. NATO Genel Sekreter Yardımcısı Rose Gottemoeller’le bir araya geldiğimiz zaman ben, NATO’nun Kırım’ın işgalden kurtarılması konusunda uluslararası platformun kurulması fikrini yaymayı devam ettirmesini önerdim. Belki bu fikir, Karadeniz bölgesinin güvenliği çerçevesinde oluşturulmalı. Bugün Rusya’nın, Kırım’ı NATO’nun güney kanadındaki askeri mevzisi haline getirdiği ve Kırım’da en azından İttifakın üç ülkesini (Bulgaristan,Romanya,Türkiye) tehdit ettiği açıkça görülüyor. Yarımadada yeni hava savunma sistemleri konuşlandırıldı. Kırım’ın işgalinden sonra Karadeniz bölgesinde oluşan yeni tehditlerin tartışılması, zamanla işgalden kurtarılma platformuna dönüşebilir.

QHA: Buluşma sırasında NATO Genel Sekreter Yardımcısı Rose Gottemoeller NATO’nun nasıl hareket edeceğini belirtti mi?

R. Çubarov: Sizce bu tür buluşmalar sırasında NATO’nun Rusya ile savaşacağı hakkında mı konuşuluyor?

QHA: Olabilir…

R.Çubarov: Olmayan şeyleri uydurmayacağım. Bir şey söyleyeceğim: Kırım ile ilgili bir platform oluşturulmalı. Rusya istemezse bile açılmalı. Söz konusu platform Kırım’ın işgaliyle ilgili oluşan başka olaylar bağlamında açılabilir.

QHA: Hangi olaylar kastediliyor?

R.Çubarov: Karadeniz bölgesindeki ülkere karşı oluşan yeni ve gayet gerçekçi tehlikeler kastediliyor.

QHA: NATO ile diyalog kurmak işgalden kurtulmak için en etkili yol mudur?

R. Çubarov: Bu seçeneklerden biri. Birçok seçenek olabilir.

Timur Savin

QHA