ANKARA (QHA) -

Yakındoğu masasından sorumlu Satterfield, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde DEAŞ sonrası Suriye üzerine, bugün 12 Ocak’ta Türk basınına yansıyan haberlere göre, senatörlerin sorularını yanıtladı.

Bir senatörün Rusya’nın Suriye müzakerelerinin sonuçları üzerine etkisini nasıl azaltılacağına ilişkin bir soru sorması üzerine Satterfield bu konuda ABD’nin elinde birçok aracın olduğunu ifade ederek ABD’nin Suriye’deki çözüme yönelik yaklaşımının uluslararası toplum tarafından büyük destek gördüğünü bildirdi.

Suriye’de Birleşmiş Milletler gözleminde anayasal değişim ve şeffaf  seçimlerin yapılması gerektiğini savunduklarını belirtken Satterfield şunları  kaydetti:

“Bugün, güvenilir bir anayasal reform ve seçim süreci dışında  Suriye’de olacak hiçbir şeye meşruiyet tanınmaması gerektiğini destekleyen  uluslararası bir konsensüs var. Bu gerek Moskova için olsun gerekse rejim için  olsun hiçbir zafer tanınmayacak demektir.”

Suriye’nin tekrar inşasının da ellerinde bir koz olduğuna işaret eden  Satterfield: “Suriye’nin tekrar inşa edilmesi gerekecektir. Fatura tahminleri  farklılık arz ediyor ama tekrar inşa için 200 ile 300 milyar dolar para gerekir.  Uluslararası toplum bahsettiğim koşullar yani anayasal reform ve BM gözetiminde  seçimler yerine getirilmeden bunu sağlamayacağını vaat ediyor.” şeklinde konuştu.

Söz konusu miktarın Rusya ve İran gibi rejimi destekleyen güçlerin  elinde bulunmadığını kaydeden Satterfield bunun güçlü bir koz olduğunu söyledi.

Rejimin savaşı kazandığı halde tanınma ve istikrar arayışları  olacağını dile getiren Satterfield, bekledikleri ilerleme sağlanmadığı sürece bu  konuda yardım etmeyeceklerini söyledi.

ABD’nin ve uluslararası toplumun yapacağı her şeyin BM Cenevre ve  Viyana süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan Satterfield bu durumun,  Rusya’nın Soçi inisiyatifi kapsamında Moskova’nın süreci kontrolüne almasına  karşı denge sağlayacağını savundu.

Satterfield ABD’nin aynı zamanda DEAŞ sonrası Suriye’de İran’ın  Hizbullah’a verdiği desteği yakından izleyeceğini söyledi.

İran’ın Suriye ve Lübnan’da Hizbullah’a verdiği desteği gelecek  yıllarda ABD’nin Suriye'de karşı karşıya kalacağı “önemli stratejik zorluklardan  biri” olarak niteleyen Satterfield, “Rusya’nın da uzun dönem menfaatleri, risk  değerlendirmesi bağlamında İran’ı pozitif bir faktör olarak görmeyeceğini ve  İran’ın, Rusya’nın da uzun dönem menfaatlerine tehdit olduğunu fark edeceğini  ümit ediyoruz.” şeklinde konuştu.

İran’ın Suriye’deki faaliyetlerinden oldukça kaygılı olduklarını ifade  eden Satterfield “İran’ın Suriye’deki faaliyetlerini ve İran’ın Hizbullah’ı  desteklemesini stratejik bir konu olarak ele alacağız.” dedi.

İran’ı ayrıca bölgede faaliyet gösterdiği her alanda dikkatle takip  edeceklerini ifade eden Satterfield şöyle devam etti:

“İran’ın kötü faaliyetleri nerede ortaya çıkarsa, sadece Suriye’de  değil Irak, Yemen, Körfez veya müttefiklerimizin ve bizim ulusal menfaatlerimizi  etkilediği diğer yerlerde onunla ilgileneceğiz. Bu zor bir sorundur ama imkansız  değildir. Şu anda odaklandığımız şeydir bu.” dedi.

Satterfield’in bu açıklamaları üzerine senatörler Kongre’nin orduya  böyle bir yetki vermediğini ve mevcut dış operasyonlar yetki yasasının kapsamında  İran’ın faaliyetlerine yönelik askeri bir adımın ön görülmediğini dile getirdi.

QHA