ANKARA (QHA) -

İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılışı öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Anadolu Ajansı'nın bugün, 19 Mart'taki haberine göre İngiltere'nin Salisbury kentindeki saldırının ardından ülkesine diğer devletlerden verilen destekten duyulan memnuniyeti dile getiren Johnson, bu desteğin nedeninin, Rusya'nın aksine İngiltere'nin, Kimyasal Silahlar Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerine titizlikle uyumlu davrandığını görebilmeleri olduğunu söyledi.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nden (KSYÖ) teknik uzmanların, Skripal'in zehirlendiği maddeyi incelenmek üzere bugün İngiltere'ye varacağını anımsatan Johnson, "Rus inkarları giderek daha saçma bir hale geliyor." ifadesini kullandı.

Johnson, Rusların, Novichok isimli kimyasalı yapmadıklarını ile sürdüklerini belirterek, şunları kaydetti: "Bir ara Noviçok'u hiç yapmadıklarını söylediler, başka bir zamanda da Noviçok'u yaptıklarını ama tüm stokların yok edildiğini söylediler. Son olarak yine Novichok'u yaptıklarını ama bu sefer de tüm stokların imha edildiğini ancak bazılarının gizemli bir şekilde İsveç'e, Çek Cumhuriyeti'ne, Slovakya'ya veya ABD'ye hatta Amerika'ya veya İngiltere'ye kaçtığını söylüyorlar. İnsanların bunu, yalanların ve sapkınlığın samanlığında, gerçekliğin iğnesini gizlemeye çalışan klasik bir Rus stratejisi olarak görebildiklerini düşünüyorum. Avrupalı ​​dostlar ve ortaklarla görüşmelerimde gerçekten dikkatimi çeken şey ise, Alexander Litvinenko'nun Londra'daki suikastının ardından 12 yıl sonra artık kimseyi kandıramadıklarıdır."

Johnson'un bugün Brüksel'deki temaslar çerçevesinde, gelişmelerle ilgili Avrupalı mevkidaşları ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile görüşmelerde bulunması öngörülüyor. KSYÖ'nün incelemesinin ardından sonuçların en az iki hafta içinde çıkması bekleniyor.

 

Takas edilen casus
Rus mahkemesi, İngiltere için casusluk yaptığı suçlamasıyla 2006 yılında Skripal'e 13 yıl hapis cezası verdi. Dimitri Medvedev’in devlet başkanlığı döneminde affa uğrayan Skripal, 2010 yılında ABD’nin tutukladığı 10 Rus ajanı ile Avusturya'nın başkenti Viyana'da takas edilen 4 casus arasında yer aldı.

Skripal'in daha sonra İngiltere’ye gelerek ülkenin güneybatısındaki Salisbury’de düşük profilli bir yaşam sürmeye başladığı belirtildi. Rusya, Skripal’in 1990’lı yıllardan itibaren bilgi sızdırdığı İngiliz dış istihbarat servisi MI6’ya, Rusya’nın Avrupa’daki casuslarının kimliklerini de ifşa ettiğini öne sürmüştü.

Skripal ile kızı Yulia, 4 Mart'ta Salibury'da bir bankta bilinçlerini yitirmiş vaziyette bulunmuştu. Tedavileri süren baba ile kızın sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu ancak istikrarlı olduğu belirtiliyor.

 

Litvinenko olayı

Skripal’in geçmişini dikkate alan İngiliz polisi, olaya ilk andan itibaren suikast girişimi değerlendirmesiyle yaklaştı. Bunda, 2006 yılında bir diğer eski Rus istihbarat görevlisi Aleksandr Litvinenko’nun Londra’da çayına karıştırılan radyoaktif bir madde ile zehirlenerek öldürülmesi tecrübesi rol oynadı.

Yaklaşık 10 yıl süren Litvinenko soruşturmasının sonunda, olayın Rus devletinin muhtemel onayı ile 2 Rus vatandaşı tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e karşı açıktan muhalefet eden Litvinenko’nun ölümü, ilk günden itibaren Rusya ile ilişkilendirilmiş ancak somut bir kanıt bulunamamıştı. Bununla birlikte, İngiltere Rusya’ya karşı bazı yaptırımları devreye sokmuştu. 

QHA