KİEV (QHA) -

Radyo Hayat’a konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Nariman Celal, Ahtem Çiygöz davasını ve Rus baskı mekanizmasının işleyişini anlattı.

Programda yaptığı açıklamalarda Celal, şu açıklamalarda bulundu: 

 

-Mahkeme karara verdiğiniz ilk tepki neydi? Dava ile ilgili yaptığınız gözlemleri anlatır mısınız?

-İlk önce Rus yönetimi durumu kışkırtmasına rağmen her şey sakin geçtiği için çok mutluyum. Çıkabilecek zorluklar hakkında herkesi uyarmaya başardık, insanlar bizi dinledi ve doğru davrandı. Bence kolluk kuvvetleri tarafından verilen bu tepki doğru değil, çünkü kimse bir eylem düzenlemeyi planlamıyordu, insanlar sadece mahkemeye gelme haklarını kullanarak duruşmaya geldi.

Nikolay Polozov özellikle olabildiğince az kişi mahkeme salonuna girebilsin diye en küçük duruşma salonunun seçildiğini bildirmişti.

Çiygöz’ün suçlu bulunacağından kimsenin şüphesi yoktu. Ancak yine de, mahkemenin daha yumuşak davranacağı konusunda ümidimiz vardı. 

Savunma Moskova’daki Yüksek Mahkemede yapılacak temyiz davasına hazırlanacak, temyizden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurulacak. Ancak maalesef AİHM’de davalar istenildiği gibi hızlı incelenmiyor.

Ne yazık ki çok istememe rağmen Akmescit’te değildim. Ayrı insanların üzerine odaklanmadığımız için çok mutluyum ekibimiz çok iyi çalışıyor. Bir insana işlemediği bir suç için hapis cezası verilmesine çok şaşkın ve üzgünüm. Benim için iki örnek kişilik var: Ruslan Zeytullayev ve Ahtem Çiygöz. Onlar tüm siyasi tutukluları arasında en çok kendi fikir ayrılıklarını dile getiriyorlardı, ikisine de acınmadı. Zeytullayev’in temyizde hapis cezasını büyüttüler, dava tamamen boş olmasına rağmen Ahtem Çiygöz için istenilen hapis cezasını azaltmadılar. Sadece bir kişinin aleyhte ifadesi var. Eyvaz Ümerov, sadece o direk suçlamalarda bulunmuştu, ancak diğer tanıklar onu 26 Şubat 2014’te Kırım Parlamentosu önünde düzenlenen mitingte görmediklerini belirtmişlerdi.

Mahkemede ifade veren “üst düzey yetkililer” bile Çiygöz’ü direk suçlamamıştı. Davayı yürüten Poklonskaya’nın Kırım “savcısı” görevini bıraktıktan sonra davanın sonunda asgari bir cezanın verileceği konusunda küçük umut vardı.

 

-Ahtem Çiygöz tutuklandığı zaman KTMM henüz yasaklanmamıştı. Bunu KTMM liderlerine Meclis’i kapatmak veya kendi tarafına çekmek için yapılan baskı olarak değerlendirebilir miyiz? Çiygöz davası ile KTMM’nin yasaklanması arasında bir bağlantı var mıdır?

-Bence, bir bağlantı var. Çiygöz 29 Ocak 2015’te tutuklanmıştı, o sırada Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Refat Çubarov’a Kırım’a giriş yasaklanmıştı. Yani Kırım Tatar halkının önde gelen liderleri soydaşlarının yanında bulunamıyordu. O sırada KTMM temsilcileri ile sözde yönetim yetkilileri arasında görüşmeler yapılıyordu. Kırım Tatarları, Kırım’la ilgili durumun tamamen yasa dışı olduğunu söylüyordu, Ahtem Çiygöz de bu tutumu dile getiren  kişiydi. O sırada o KTMM Başkanının Kırım’daki vekiliydi. KTMM temsilcileriyle anlaşamayan sözde yönetim tehditkar önlemler almaya gerektiğine karar verdi. Ondan sonra Ahtem Çiygöz tutuklandı.

Ancak sözde yönetimin planı işe yaramadı,  Ahtem Çiygöz geri adım atmadı, ayrıca ona karşı açılan siyasi güdümlü davayı kullanarak insanların dikkatini Kırım’daki kanunsuzluğa, adaletin olmayışına çekti.

 

-Ukrayna'nın ana kısmında bulunan insanlar bu durumda nasıl yardımcı olabilirler?

-Birçok şey yapılabilir. Kırım’daki Kırım Tatar aktivistlerin 150 bin rubleye varan para cezalarına çarptırılmaya cevap olarak başlattıkları “Kırım Maratonu” da bunu gösterdi. Ukrayna'nın ana kısmında baskıya uğrayan Kırımlıların para cezalarını ödemek için para toplandı.

Avukatlara ödeme yapabilmek için yardım edilebilir. Maalesef sadece küçük bir avukat grubunun siyasi davalara bakmayı kabul ettiğini görüyoruz. Çoğu zaman yaptıkları iş için para almadan, ücretsiz çalışıyorlar. Ama onların da insan olduğu, onların da bakmaları gereken aileleri olduğu unutulmamalı. Bu yüzden onlar desteklenmeli.

Ayrıca manevi destek de çok önemli. Sürekli belirli yasaların kabul edilmesi gerektiği boşuna konuşulmuyor. Kırım Tatarları için Anayasa değişiklikleri, Kırım Tatar halkının statüsü konuları çok önemli. O zaman insanlar ne için mücadele ettiklerini anlıyor, hangi hedefe doğru ilerlemeleri gerektiğini görmeye başlıyor. Ancak bu sadece Kırım Tatarlarıyla ilgili değil. Ukrayna yönetimi vaatlere kanan ve şimdiden hayal kırıklığına uğrayanlara da bir yaklaşım bulmalı. Sivil siyasi uzlaşma konularının er yada geç karşımıza çıkacağı unutulmamalı. Bu konu üzerinde ne kadar erken çalışmaya başlarsak o kadar iyi olur bizim için.

 

Çiygöz Davası'nda neler yaşandı?
 
Bilindiği gibi Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki sözde Yüksek Mahkeme, 11 Eylül tarihinde, sözde savcılığın suçlamalarını destekleyerek Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz'ü 8 yıl hapse mahkum etti.
 
150 duruşma yapıldıktan sonra 1 Ağustos tarihinde işgalcilerin kontrolündeki sözde hakimler Çiygöz davası çerçevesinde soruşturmayı tamamladı. 9 Ağustos tarihinde yapılan duruşmada son sözünü söyleyen Ahtem Çiygöz, hakkında verilecek kararı tüm Kırım Tatar halkı için kabul edeceğini ifade etti.
 
Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu önünde düzenlenen mitingde “kargaşa” organize etmek suçuyla 29 Ocak’ta gözaltına alınmıştı. “26 Şubat Davası” kapsamında gözaltına alınan diğer Kırım Tatarları da “toplu eyleme katılmakla” suçlanıyor.
 
26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Parlamentosu önünde Kırım Tatar Milli Meclisi ve Rus Birliği (Russkoye Yedinstvo) Partisi’nin karşı karşıya geldiği büyük bir miting yapıldı. Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunan yaklaşık 10 bin Kırım Tatarı, parlamentonun Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılması ile ilgili kararları kabul etmesini önlemek ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklemek için mitinge katıldı. Rusya yanlısı teşkilatların yaklaşık 3-4 bin temsilcisi Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasını istemişti.

QHA