ANKARA (QHA) -

Arap siyaset uzmanları ve akademisyenler, Katar ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında son dönemde yaşanan hava sahası ihlali gerginliğini ve Körfez krizindeki gelişmeleri Anadolu Ajansı'na değerlendirdi.

Katarlı gazeteci ve siyasi analist Cabir el-Harmi, BAE'nin hava sahası ihlallerine ilişkin, "Bu sadece bir provokasyon değil aynı zamanda devletin egemenliğine yönelik bir saldırıdır ve Katar için kırmızı çizgidir." dedi.

Katar'ın akıllıca davranarak BAE'ye ait uçakların hava sahası ihlallerini BM Genel Sekreteri ve BM Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) bildirdiğine dikkati çeken Harmi, BAE'nin uluslararası barış, güvenlik ve istikrarı tehdit ettiğini, bölgenin bu tür yersiz davranışları kaldıramayacağını ve uluslararası kuruluşların görevlerini yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Harmi, "BAE bu adımlarla bölgeyi uçuruma sürüklüyor. Bu gibi çocuksu tasarruflar büyük bir kriz çıkarabilir. Abu Dabi'deki yetkililerin bölgede savaşın fitilini ateşlemeye çalışması ihtimal dışı değil." diye konuştu.

BAE'nin bölgede istikrar istemediğini, farklı ajandası olduğunu savunan siyasi analist Harmi, şöyle devam etti: "Herkes Katar'a yönelik ablukanın başlangıcında bir askeri harekât düşünüldüğünü biliyor. Bunu Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir Sabah, ABD Başkanı Donald Trump'la eylülde düzenlediği basın toplantısında, 'Katar'a karşı askeri girişimi durdurmayı başardım' diyerek ortaya çıkardı. Abluka ülkelerinin özellikle de BAE'nin askeri harekât niyeti bulunuyor. BAE Katar'a karşı birleşmenin, savaşın ve provokasyonun önderliğini yapıyor."

Uluslararası hukukun Katar'a egemenliğini koruma hakkı verdiğini dile getiren Harmi, ihlallerin devam etmesi halinde Doha yönetiminin sükûnetinin uzun sürmeyeceği değerlendirmesinde bulundu.

Katar Üniversitesi Siyaset Sosyolojisi Öğretim Üyesi Macid el-Ensari, BAE'nin bölgedeki krizi tırmandırmak için Katar'ı provoke etmeye çalıştığı görüşünü dile getirdi. "BAE Katar hava sahasını ihlal etmekle, Katar'ı tedirgin ederek yanlış kararlar aldırmak istiyor. Bunu da gerginliği tırmandıracak adımlarına bahane olarak göstermeyi amaçlıyor." diyen Ensari, ihlallerin askeri gerilim seviyesine ulaşmasını öngörmediğini kaydetti.

Katar'ın büyük bir sağduyu örneği sergileyerek ihlallerle ilgili BMGK'ye başvurduğunu dile getiren Ensari, böylelikle BAE'nin gerilimin dozunu yükseltme girişimlerine fırsat vermediğini aktardı. Ensari, ihlallerin tekrarlanacağını düşünmediğini ancak Katar'ın BMGK'ye yaptığı şikâyetle ihlallerin tekrarlanması halinde atacağı adımları haklı göstermiş olacağını belirtti.

Son gelişmeler bağlamında Körfez krizinin aynı seyrinde devam edeceğini beklediğini söyleyen Ensari, "Katar siyasi, ekonomik ve kalkınma projelerini sürdürüyor. Körfez ülkeleri ise krizi kalıcı kılabilmek için normalleştirmeye çalışıyor." ifadelerini kullandı.

Katar, BAE'ye ait bir savaş uçağının 21 Aralık 2017'de, BAE'den Bahreyn'e giden askeri kargo uçağının da 3 Ocak'ta Katar hava sahasını ihlal etmesi nedeniyle geçen hafta BM Genel Sekreteri ve BMGK'ye şikayette bulunmuştu. Katar önceki gün de BAE'ye ait bir askeri kargo uçağının hava sahasını ihlal ettiğini bildirmiş, bu gelişmelerin ardından BAE'ye ait sivil uçağın Katar savaş uçaklarınca taciz edildiği iddialarını ise yalanlamıştı.

QHA