KİEV(QHA) -

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maryana Betsa, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da Kırım Tatar Sürgünü kurbanlarını anmak için dışarıya çıkanların gözaltına alınmasının Rus işgalci hükümetinin alaycılığı olduğunu ifade etti.

QHA muhabirine, 18 Mayıs’ta işgal edilen Kırım’da Kırım Tatarlarının gözaltına alınmasını ve işgalcilerin Kırım Tatar Sürgünü kurbanları anma etkinliklerini engellemek için sergilediği davranışları yorumlayan Betsa, “18 Mayıs trajik bir gün, Kırım Tatar Sürgünü kurbanlarını anma günü. Ve özellikle bu günde, Kırım Tatar Sürgünü Kurbanları Anma Gününde  işgal edilen Kırım’da yasa dışı gözaltına alınmaların gerçekleştirildiği tam Kırım Tatarları yarımadadan itmeye yönelik olan Rus işgalci politikasına layık alaycı bir davranış” diye kaydetti.

Sözcü Rusya’nın Kırım’ı işgal ettiğinden beri Kırım Tatarları, işgale karşı çıkan en birleşmiş ve aktif topluluk olarak, yarımadanın dışına itmeye çalıştığını vurguladı.

 

Rusya’nın Kırım’da yaşayan Kırım Tatarları korkuttuğu, sürekli baskı uyguladığı, halkı bölmeye çalıştığı belirten Betsa, “Ukrayna Dışişleri Bakanlığı için Kırım Tatar halklarının koruma konusu her zaman öncelikli ve bu yönde yapabileceğimiz her şeyi yapıyoruz. Tabi her zaman daha çok şey yapılabilir. Fakat, maalesef, Kırım’ı bugün veya yarın işgalden kurtarmak için özel sihirli formül yok. Bu konu yüzerinde her gün çalışıyoruz, hukuki ve siyasi alanlarda Ukrayna tarafından Kırım’ın geri almak için gereken tüm adımlar atıldı” diye kaydetti.

 

Bilindiği gibi, 18 Mayıs tarihinde işgal edilen Kırım’ın Akmescit şehrinin merkez meydanında işgalci polis görevlilerinin Kırım Tatar hareketi emektarları Server Karametov, Nariman Cemilev ve Server İzmaylov’u gözaltına aldığı bildirilmişti.

Sabah saatlerinde Bahçesaray’daki Kırım Tatar Sürgün Kurbanlarını Anma levhasının olduğu alanın girişinin, ön camında Rusların kullandığı Aziz Georgiy Kurdelesi olan bir arabayla engellendiği de bildirildi.

Ayrıca, Bahçesaray’da Kırım Tatar bayrakları taşıyan beş arabanın sürücüleri gözaltına alındı.

Sovyet hükümeti, 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerinin büyük çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Orta Asya ve Sibirya’ya sürgün edilen Kırım Tatarlarının yüzde 46’sı yolda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Kırım Tatar adı yok edilmişti. Bunun sonucunda Kırım Tatar halkı büyük kayıplar yaşadı. Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başlarken 150 bini maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Orta Asya’da kaldı.

2015 yılında Ukrayna Parlamentosu Kırım Tatar Sürgününü Soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan etti.

QHA