ANKARA (QHA) -

Başkent Ankara'da ODTÜ'de (Ortadoğu Teknik Üniversitesi), bugün 12 Aralık'ta "Türkiye-Ukrayna Diplomatik İlişkilerinin 25. Yılı-Bölgesel Gelişmeler ve Gelişmiş İş Birliği Beklentileri" başlıklı panel gerçekleştirildi. ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde yapılan panel Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği, AVİM (Avrasya İncelemeleri Merkezi) ve ODTÜ tarafından düzenlenen panele katılım hayli yoğundu.

Panelin organizasyon komitesinde Prof. Ayşegül Aydıngün (ODTÜ), Doç Dr. Pınar Köksal (ODTÜ), Yrd. Doç. Dr. Yuliya Biletska (Karabük Üniversitesi  aynı zamanda Ukrayna Derneği Başkanı), Dr. Turgut Kerem Tuncel (AVİM), Hazar Ege Gürsoy (ODTÜ), Alter Kahraman (ODTÜ) bulunuyordu.

Ukrayna’nın Türkiye Büyükelçisi Andrey Sıbiga, açılış konuşmasında bu panelin önemine değinirken iki ülke arasındaki ilişkilerin aslında 100 yıldır devam ettiğini ifade etti. Türkiye'nin Ukrayna'ya her zaman samimi yaklaştığını vurgulayan Büyükelçi, Ukrayna'nın şu dönemde zor bir süreçten geçtiğini anımsattı. Sıbiga, bu zor dönemde Rusya tarafından işgal edilen Kırım'da yaşananlara da değindi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Doğu Avrupa, Kafkasya ve Orta Asya Bölge Müdürü Büyükelçi Ş. Vural Altay ise yaptığı açılış konuşmasında, Türkiye ve Ukrayna'nın Osmanlı döneminden bu yana olumlu ilişkiler içerisinde olan iki ülke olduğunun altını çizerken, Ukrayna'dan gelen milyonlarca turistin Türkiye'de büyük bir mutlulukla karşılandığını belirtti. Kiev yönetimiyle daha iyi ilişkiler kurmak için potansiyel olduğunu dile getiren Altay, "şapka, kilim, üzüm, tütün, sandık, bazar, kahve, çay, divan" gibi kelimeler örneğinde iki dil arasındaki ilişkiden de bahsetti. Ukrayna'nın Türkiye tarafından ilerleyen zamanlarda da destekleneceğini paylaşan Altay, zor günler olmasına rağmen bu uzun yolda desteğin esirgenmeyeceğini vurguladı. Vural Altay ayrıca bu panelin detaylarının ilişkilere katkı sağlayacağını, kendi elçiliğinin de buna destek göstereceğini belirtti.

Açılış konuşmalarının ardından panel başladı.

"Bölgesel Gelişmeler ve Arttırılmış İşbirliği Beklentileri" başlıklı konuşmasında, Moderatör Dr. Turgut Kerem Tuncel (AVİM Kıdemli Analisti), ekonomik ilişkileri ve turizm konusundaki gelişmeleri ele aldı. Kırım Tatarların ve Ahıska Türklerinin iki ülke arasında önemli konulardan biri olduğuna değinen Tuncel, Ankara'nın Ukrayna'yı güvenlik konusunda da desteklediğini bilirdi.

"Yeni Transit Koridorları: Türkiye ve Ukrayna" isimli konuşmasında, Doç. Dr. Anar Somuncuoğlu (Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü) ise Karadeniz üzerinde Türkiye ve Ukrayna'nın önemli birer partner olduğuna değindi. Güvenlik ve ekonomik ilişkilerin, ayrıca Kırım Tatarların yaşadıkları durumun ikili ilişkilerde büyük yer tuttuğunu kaydeden Somuncuoğlu, konuşmasını sunumlarıyla destekledi.

Doç. Dr. Sergii V. Glebov da (Odessa Mechnikov Ulusal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü), panelde "2013'ten Sonra Karadeniz Güvenliği: Yeni Statüko Arayışı" konulu konuşmasında, güvenlik konusunda Türkiye ve Ukrayna arasında Karadeniz'deki etkileşimin daha da iyiye gideceğine değinerek bu durumun olumlu sonuçlanacağının altını çizdi.

"Ukrayna ile Türkiye Arasında Bir Köprü Olarak: Kırım Tatar Diasporası" başlıklı konuşmasında Fethi Kurtiy Şahin (ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Araştırma Görevlisi & Saha Araştırmaları Doktora Adayı [ODTÜ Doktora Programı], aynı zamanda Kırım Türkleri Yardımlaşma ve Kültür Derneği Genel Merkezi Gençlik Kolu Başkanı), 2014 yılında Ukrayna'nın Kırım Tatar Diasporası'yla olan ilişkilerinin değişimine, bu değişimin Kırım Tatar Milli hareketine nasıl yansıdığına değindi. Şahin, söz konusu değişimin Türkiye-Ukrayna ilişkilerini olumlu yönde etkileyeceğini ve yeni olanaklar sağlayacağını ifade etti.

Fethi Kurtiy Şahin'in "Ukrayna ile Türkiye Arasında Bir Köprü Olarak: Kırım Tatar Diasporası" konuşması davetliler tarafından büyük ilgi gördü.

Panel sonrası QHA mikrofonlarına konuşan Dr. Turgut Kerem, "Türkiye'deki Kırım Tatar Diasporası gerçekten oldukça aktif, toplumun diğer kesimleri ile iletişim kurmayı becerebilmiş bir yapı ve bu anlamda takdire şayan. Türkiye'deki sivil toplumun gelişmesinde önemli katkıları var. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak kendilerini kutluyorum ve çalışmalarının devamın diliyorum."

Kırım Tatar Diasporası'nın 2014'teki Kırım'ın işgalinden sonra çalışmalarına ivme kazandırdığını belirten Kerem, Kırım Tatar aktivizminin Türkiye-Ukrayna ilişkilerini de olumlu yönde etkileyeceğini vurguladı.

QHA