ANKARA (QHA) -

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Oval Ofis'te kameralara poz verdikten sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Anadolu Ajansı'nın haberine göre Trump, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma ve Amerikan Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararına ilişkin, "Şimdiye kadar gelen başkanlar bu konuyla ilgili hep konuşuyorlardı, seçim vaatlerinde bulunuyorlardı. Biz ise bu adımı attık." ifadesini kullandı.

Trump, Kudüs'e taşınacağı açıklanan Amerikan Büyükelçiliğinin açılış töreniyle ilgili de "Eğer yapabilirsem törene katılacağım, katılabilirim." dedi. "Ortadoğu Barışı" ile ilgili yorumunda "Kudüs meselesini müzakere masasından kaldırdıklarını" ve böylece barışın önündeki engelleri azalttıklarını savunan Trump, barış süreci için her iki tarafla da yakın çalıştıklarını iddia etti.

Daha sonra konuşan Netanyahu ise ABD'nin Kudüs kararı dolayısıyla Trump'a teşekkür etti ve İsrail halkının bunu asla unutmayacağını söyledi. Netanyahu, diğer ABD başkanlarının vaat ettiği şeyi Trump'ın gerçekleştirdiğini belirterek, "Kudüs kararı, tarihi bir karardı. Bunu halkımız çağlar boyu hatırlayacaktır." dedi.

"İran durdurulmalı"

Bölgesel dengeler bağlamında İsrail'in karşılaştığı en önemli meydan okumanın İran olduğunu ifade eden Netanyahu, "Hem ABD ile İsrail'in hem de Arap komşularımızın Ortadoğu'da karşılaştığı en büyük meydan okuma İran'dır. İran nükleer arzularından vazgeçmiyor. Kendi sınırımız da dahil her yerde agresif eylemler sergiliyor. İran durdurulmalı." diye konuştu.

Kudüs'teki yarım asırlık işgal

Doğu Kudüs'ü 5 Haziran 1967'de işgal eden İsrail, 1980'de tek taraflı olarak kentin doğusunu ve batısını "birleşik başkenti" ilan etti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BGMK) 1980'de kabul ettiği 478 sayılı kararla, İsrail'in ilhak ve başkent ilanını geçersiz saydı. BMGK kararı çerçevesinde, ABD dahil uluslararası toplum Doğu Kudüs'ün işgal altında olduğunu kabul ediyor. İsrail yönetimini tanıyan tüm ülkelerin büyükelçilikleri Tel Aviv'de bulunuyor. Hiçbir ülke, Kudüs'ü ya da doğu ve batı bölümlerini başkent olarak kabul etmiyor.

İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, İsrail'in "1967 sınırlarını, zorunlu göçe maruz bırakılan Filistinlilerin geri dönüş hakkını ve yeni Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına son vermeyi kabul etmemesi" nedeniyle Nisan 2014'te durmuştu.

QHA