ANKARA (QHA) -

17 Şubat Cuma günü başlayacak 53. Münih Uluslararası Güvenlik Konferansı’na tüm dünyadan 500’ün üzerinde politikacı, bürokrat, güvenlik uzmanı, uluslararası örgüt temsilcisi ve araştırmacı katılacak.  ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Almanya Başbakanı Angela Merkel, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu katılımcılardan sadece bazıları. Konferansta Ukrayna ve Afganistan devlet başkanı, Norveç, Macaristan ve Irak başbakan, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya, İran ve Suudi Arabistan ise dışişleri bakanı düzeyinde temsil edilecek. Şu ana kadar toplam 47 dışişleri bakanı, 30 savunma bakanı ve 90 dolayında da milletvekilli konferansa katılacağını teyit etti. Bill Gates ve Bono da yine Münih’e gelecek renkli simalar arasında.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun, Münih Güvenlik Konferansı çerçevesinde ABD Başkan Yardımcısı Michael Pence ile bir araya geleceği bildirildi. Ayrıca Poroşenko’nun NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile görüşeceği de kaydedildi.

Donald Trump'ın ABD Başkanı seçilmesi, İngiltere’nin AB’den ayrılması, NATO ittifakı içindeki anlaşmazlıklar, olası ticaret savaşları, mülteci sorunu, Suriye’deki iç savaş, Avrupa ve dünyada yükselişe geçen milliyetçi akımlar… Dünya gündeminin yüklü ajandasından öne çıkan bu başlıklar ve daha pek çok konu üç gün boyunca Münih’te masaya yatırılacak.

DW Türkçe’nin haberine göre, bir basın toplantısı düzenleyen Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Wolfgang Ischinger, son yıllara nazaran bu yıl gerek katılımcı saysı gerekse gündem açısından etkinliğin büyük bir yoğunluğa sahne olduğuna dikkat çekti ve ekledi: "Sadece Kuzey Kore’den kimseyi davet etmedik. Doğrusu bu kadar cesur olamadık."

Gözler yeni ABD yönetiminde olacak

Hiç kuşku yok ki en büyük ilgili odağı ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence olacak. Zira yeni Amerikan yönetimi, uluslararası arenada ilk kez boy gösterecek. Güvenlik Konferansı Başkanı Ischinger, bu nedenle Mike Pence'in konuşma yapacağı salonda büyük bir izdiham yaşanacağını tahimn ediyor. ABD yönetimi ayrıca Savunma Bakanı James Mattis tarafından da temsil edilecek. Cumhuriyetçi John McCain ise ABD Kongeresi adına konferansa katılacaklar arasında yer alıyor. McCain, Donald Trump’ın ilk icraatlarını sert bir şekilde eleştirmişti.

ABD'nin her şeye  rağmen NATO’nun temel ilklelerini bağlı kalmaya devam edeceğini açıklamasını bekleyen Wolfgang Ischinger, ancak ABD'li bakanların, İttifak’ın mali yükünün Avrupalılar tarafından daha fazla paylaşılması düşüncesinde ısrarlı olacaklarını tahmin ediyor.

Konuşması merakla beklenen bir başka katılımcı olan Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, Trump yönetiminin "Önce Amerika" doktrini karşısında "Birlikten kuvvet doğar" prensibine vurgu yapması bekleniyor.

‘Milliyetçiliğe dur denilmeli‘

Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Wolfgang Ischinger, bu yılki etkinliğin en önemli işlevlerinden birinin de "Trump yönetimine, ortak Avrupa olgusunun, dış etkilere karşı yüksek dayanıklılık gücünü göstermek" olduğunu söyledi. Ischinger, "Eğer Trump’ın fikirleri genel kabul görürse, Atlantik ötesi ilişkiler açısından bu tam bir felaket olur" saptamasını yaptı.

Donald Trump, İngiltere’nin AB’den ayrılma kararından büyük bir memnuniyet duyduğunu söylemiş ve başka Birlik üyelerinin de İngiltere’yi örnek almalarını istemişti. Ischinger, bu çağrının taraftar bulmasının ve uygulamaya kalkışılmasının ise bir çeşit "silahsız savaş ilanı" anlamına geleceğini vurguladı. Wolfgang Ischinger, bu nedenle milliyetçiliğe geçit verilmemesinin şart olduğunun altını çizdi.

Münih Güvenlik Konferansı, ilk kez 1963 yılında Avrupa ile ABD arasındaki ilişkilerin pekiştirilmesi amacıyla düzenlenmişti. Daha sonra kapsamı ve katılımcıları genişleyerek dünya gündeminin ele alınndığı bir platform haline geldi. Konferans Başkanı Ischinger, Donald Trump’ın seçilmesiyle birlikte, etkinliğin odağında yıllar sonra yeniden Atlantik ötesi ilişkilerin bulunduğuna ve bakımında bir anlamda kökenlerine geri dönüldüğüne dikkat çekti.

QHA