MOSKOVA (QHA) -

Dün 16 Şubat'ta, PKK ve YPG'yi terör örgütü olarak görmediklerini deklare eden Rusya'nın başkenti Moskova'da Kürt Konferansı düzenlendi.

 

 

Rus RIA Ajansı'nın aktardığına göre Rusya’da faaliyet gösteren ve terör örgütü PKK'ya ya yakın Kürt Kültür Otonomisi organizasyonunun öncülüğünde gerçekleştirilen konferansa Suriye, Türkiye, Irak ve İran’dan çeşitli Kürt oluşumlarından temsilciler katıldı.

Türkiye'den HDP milletvekilleri Osman Baydemir ile Dilek Öcalan'ın, PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD’nin eş başkan Asya Abdullah'ın, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nden İran’a yakın KYB’den İzzet Sabır'ın, Goran Partisi’nden ise Şerko Hama Amin ile Adel Murad'ın toplantıya katıldığı bildirildi. Toplantıda IKBY Başkanı Mesud Barzani'nin partisi KDP'den herhangi bir temsilci bulunmadı.

 

 

Suriye Kürtlerinin dahili olmadan düzenlenecek hiçbir uluslararası Suriye konferansının sonuçlarınının kabul edilmeyeceğinin deklare edildiği toplantıda, Mart 2016'da Suriye  için ilan edilen federal yapının toprak bütünlüğünün korunması adına yegane çözüm yolu olduğu öne sürüldü. Afrin, Kobani ve Cizre’yi içine alan Kürt Federal Bölgesi için çaba gösterileceği vurgulandı.

Cenevre'deki görüşmeleri tanımayacakları, Suriye'de federal yapı için çalışılacağı ifade edilen toplantıda Irak, Suriye ve Türkiye'den konferansa katılan temsilcilerin Suriye'de PYD'nin kontrolündeki bölgelerde federal bir yapı oluşturulması hususunda görüş birliğine vardıkların açıklandı.

Toplantıda Rusya’nın 24 Ocak’ta Astana’daki Suriye zirvesinde sunduğu anayasa taslağının olumlu bulunduğu, taslakta Kürt otonomisine kültürel otonomi denildiği için bu maddeninin tekrardan detaylı olarak görüşülmesi gerektiği belirtilerek siyasi hakların dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

Kürt Konferansı ile ilgili olarak Rusya Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova'nın, Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan herhangi bir katılım olmayacağını söylemesine rağmen toplantıda resmi görevli olup olmadıkları ve katılım amaçları meçhul Rus katılımcıların olduğu gözlemlendi.

Bilindiği gibi Irak ve Suriye'de sadece mezhepler arası (Şii-Sünni) çekişme ve etnisiteler arası çekişme söz konusu değil. Mezheplerin de kendi içerisinde cepheleşmenin olduğu Irak'ın ülkeler bazında, bilhassa İran ve Irak'ın nüfuz çatışması bağlamında şiddetli bir iç çatışmaya daha gebe olduğu, DAEŞ sonrası dönemde tüm bu yapılar arasındaki ayrılıkların ve çekişmelerin daha da belirgin hale geleceği düşünülüyor. Aynı şekilde Suriye'de de benzeri gerekçelerle yeni çatışmaların patlak verebileceği düşünülüyor.

Bu mücadelede Rusya, İran ve ABD gibi devletlerin etkin olma çabasının da taraflar arasındaki çekişmeyi derinden etkilediği de görülüyor.

Irak'ta ve Suriye'deki mezhepler ile etnisiteler arası gerginlikleri ve DAEŞ sonrası olası çatışmaların muhtemel çıkış noktalarını, QHA'nın haberlerindeki "Ortadoğu nüfuz çatışması" etkiketi üzerinden takip edebilirsiniz.

QHA