BERLİN (QHA) -

Alman medyası, PKK ve Fetullahçı Terör Örgütü yandaşlarına karşı tepkisiz tutumu ile dikkatleri çeken Angela Merkel hükümetini yerden yere vurdu.

Son olarak terör örgütü PKK yandaşlarının geçen hafta Köln’de düzenlediği sözde festival kapsamında terör propagandasına izin vermesi, Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Martin Erdmann'ın Dışişleri Bakanlığına çağrılmasına ve iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden gerilmesine yol açtı.

Merkel hükümeti, Alman medyasında tartışma konusu oldu

Terör örgütü PKK yandaşlarının propaganda yapmalarına zemin sağlanması, Bild gazetesinde yer alan bir köşe yazısında sert bir dille eleştirildi.

 

Köşe yazısında, "Kürt İşçi Partisi PKK bir terör örgütü mü? Evet! İçişleri Bakanlığına göre Öcalan portresi sadece sarı zemin ve Kürt bayrağı üzerinde yasak. Köln’de Kürtler başka renkler seçtiler ve Devleti Koruma Dairesi binlercesine geçit verdi. Bu absürttür ve Türk hükümetinin protestosu için verilmiş tamamen gereksiz bir pastır. Türkiye’de hukuk standartları talep eden bir ülkenin kendisi bu kadar kolay açık vermemelidir.'' ifadelerine yer verildi.

Konuya ilişkin diğer bir yazı ise Almanya'nın en çok okunan gazetelerinden biri olan Süddeutsche de yer verildi. Yayımlanan haberde, Federal Mahkemenin, PKK’yı terör örgütü olarak sınıflandırmasına rağmen örgütün açıkça propaganda yapmasına göz yumulduğu belirtilerek, güvenlik güçleri eleştirildi.

 

"Federalizm değil saçmalık"

Gazetede yer alan yorumda, terör örgütü elebaşı Öcalan'ın, sarı zemin üzerine mavi gömlekli posteri yasak ama beyaz gömlekli posterinin eyaletlerin renk tercihine bırakılmasını, “Bu federalizm değil, bu bir saçmalık” olarak değerlendirdi.

Badische Neueste Nachrichten gazetesinde ise PKK konusunda Almanya hükümetinin tutumu "PKK, Almanya ve diğer Avrupa Birliği ülkelerinde tehditle para toplayıp taraftarlarını harekete geçirebiliyor. Avrupalılar böyle davranmakla kendi inandırıcılıklarını zedeliyor. ” şeklinde eleştirildi.

Straubinger Tagblatt gazetesinde yer alan yorumda da Almanya'nın PKK'nın gösterisine göz yumması eleştirilerek, Kürtlerin gösteri yapabilecekleri ancak bunu yasaklanmış olan PKK adına yapmalarına Alman devletinin bu duruma göz yumamayacağı belirtildi.

Nürnberger Nachrichten gazetesi de gösteriye müdahale edilmemesini eleştirdiği haberinde, "Alman makamları böylesine aptal yerine konabiliyorsa o zaman ‘çifte standart' eleştirisi kimseyi şaşırtmamalı. Bunun aynı zamanda Türkiye'deki tutuklu Almanlara da yararı olmaz. Bu durumda ısrarla hukuka saygılı olunmasını talep etmek de inandırıcı olmaz.” ifadeleri kullanıldı.

 

Almanya FETÖ hakkında gerekeni yapmalı

Alman medyası, diğer bir terör örgütü FETÖ konusunda da Almanya'nın tutumu eleştirilerek, hükümetin bu konuda kendine çeki düzen vermesi gerektiği belirtildi.

Frankfurter Allgemeine gazetesinde yayımlanan bir köşe yazısında FETÖ mensupları, "azılı suçlular ve "antidemokratik hainler" olarak adlandırıldı.

Almanya’nın, Amerika’da ikamet eden FETÖ elebaşı Fetullah Gülen oluşumuna yönelik sergilediği tutumun eleştiri konusu olduğu yazıda ''Güvenlik kameraları Erdoğan’a karşı 15’i, 16 Temmuz’a bağlayan gece yaşanan darbe girişiminin kalbinin Akıncı Üssü olduğunu kanıtlamakla kalmıyor ayrıca önde gelen Gülencilerin de buna dahil olduğunu ortaya koyuyor. Bu ise bir diğer soruyu doğuruyor: Türkiye’de kanlı bir darbe girişimi gerçekleşti. Kahl (BND Başkanı Bruno) bile bunun tersini iddia edemez. Söz konusu darbe girişimini gerçekleştiren kişilerin bazıları yurt dışına kaçtı. Bunların bazıları öyle görünüyor ki Almanya’da. Peki, söz konusu bu kişilerin Anayasa’ya aykırı darbe girişimine iştirak ettikleri ispatlanır ise -bunların Almanya’da bulunduklarını düşünecek olursak- ortaya çıkacak durum karşısında nasıl hareket etmemiz gerekir? Ancak azılı suçluların ve Türkiye’den ülkemize gelen antidemokratik hainlerin hiçbir ceza almadan Almanya’da yaşamlarına devam etmesi düşüncesi de oldukça ters geliyor. Bu tip insanların burada yargılanması gibi hukuki bir yol mümkün değilse bile en azından Berlin, bunların suçsuz olduklarını iddia etmemeli.'' ifadelerine yer verildi.

Die Tageszeitung gazetesinde yayımlanan bir makalede ise Almanya hükümeti, FETÖ yandaşlarını korumakla suçlandı. Hükümetin, FETÖ konusundaki tutumunun gözden geçirilmesi istenen makalede "Almanya Federal İstihbarat Teşkilatı (BND) Başkanı Bruno Kahl, Spiegel’e verdiği bir mülakatta, FETÖ'nün tamamen suçsuz olduğunu ve bu cemaatin sadece 'dini ve seküler eğitim için bir araya gelmiş bir sivil oluşum' olduğunu söylüyorsa, o zaman bu tuhaf bir kendini haklı çıkarıştır. Bu adam ya hiçbir şey bilmiyor veya kasıtlı olarak Gülen hareketini koruyor. Türk kamuoyunda özellikle bu ikinci değerlendirme çoktan sağlam bir yer edindi ve ne yazık ki Federal hükümet de Türk tarafının cemaati koruduğu propagandasını desteklemek için elinden geleni yapıyor.'' ifadeleri vardı.

QHA