KİEV (QHA) -

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Fransa'nın aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi'nden cumhurbaşkanı adayı Marine Le Pen’in bulunduğu açıklamaların ne tarihi, ne de hukuki açıdan ikna edici olduğunu kaydetti.
 
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Basın Servisi’nden yapılan açıklamada, “Fransa ve tüm uluslararası toplum, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne desteğini bildirdi ve Rusya Federasyonu tarafından Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol şehrinin yasadışı işgalini, işgal edilen bölgelerde kaba insan hakları ihlallerini kınadı” denildi.
 
Bakanlık, Kırım’ın işgalinin desteklenmesi ve yarımadanın Rusya’ya ilhakının kabul edilmesinin, Birleşmiş Milletler (BM) Tüzüğü’nün ve uluslararası hukukun tüm ilkelerinin göz ardı edilmesinin yanı sıra işgalci devleti yerel nüfusa yönelik suç eylemlerinde bulunmaya teşvik etmek olduğunu belirtti.
 
Açıklamada, herhangi bir sorumlu politikacının, bir cumhurbaşkanı adayının açıklamalarının, uluslararası hukuka, diğer devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine dayanması gerektiği, saldırı ve işgal politikasını sürdüren üçüncü tarafın yararına olmaması gerektiği vurgulandı.
 
16 Ocak tarihinde bir Rus gazetesine konuşan Putin yanlısı olarak tanınan Fransa'nın aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi'nin lideri Marine Le Pen, fikrinin değişmediğini, Kırım’ı Rusya’nın toprağı olarak ve yarımadada düzenlenen sözde referandumu yasal olarak kabul ettiğini idare etti. “Yarımadanın tarihi açıdan Rusya’ya bağlı olduğunu” ileri süren Le Pen, “Kırım’ın Ukrayna’ya bağlı olmasının sadece Sovyetler döneminin idari meselesi” olduğunu savundu.
 
Le Pen’in ilgili açıklamasını yorumlayan Ukrayna milletvekili İrina Friz, Marine Le Pen’in Kremlin yanlısı retoriğinin, Rusya’nın yerel ayrılıkçılığı desteklemeye başlayarak Fransa’da Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetlerine benzer terör örgütü olan sözde cumhuriyetleri kurmasına neden olabileceği fikrini paylaştı.
 
Bundan önce Marine Le Pen’in, Kırım’ın işgalinin yasal bir süreç olduğunu ileri sürdüğü bildirilmişti. Le Pen, “Kırım’ın yasa dışı olarak işgal edildiğini düşünmüyorum: referandum yapıldı, Kırım sakinleri Rusya’ya bağlanmak için oy kullandı. Söz konusu referandumdan şüphe duymak için bir neden göremiyorum” şeklinde konuşmuştu.
 
Böylece Le Pen, 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da düzenlenen sözde referandumdan sonra yaptığı açıklamasını tekrarlamış oldu. O dönemde de Le Pen, Rus medyaların “Kırım’ın tarihi bağlılığı” ile ilgili propagandasını tekrarlayarak “korku içinde yaşayan Kırım halkının yardıma gelen ülkenin kollarına koştuğunu” ileri sürmüştü.

 

QHA