ANKARA(QHA) - 14 MAYIS 2018 -

Ankara'da 13 Mayıs’ta, Kırım Tatar Sürgünü'nün 74. yılında düzenlenen Matem Mitingi'nde, üst düzey yetkililerden ve siyasi isimlerden Kırım Tatarlarına hitaben yazılan mesajlar okundu.

Miting katılımcılarına seslenenlerden biri Ukrayna Dışişleri Pavlo Klimkin, Kremlin rejiminin, 74 yıl önce olduğu gibi bugünlerde de, Kırım Tatar halkını kendi haklarından ve kendi topraklarından mahrum etmeye çaba gösterdiğini  kaydetti.

TÜRKİYE'YE TEŞEKKÜR

Ukrayna’nın dostu ve stratejik ortağı olan Türkiye’nin Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünün restore edilmesine yönelik çabalarına destek verdiğini kaydeden Klimkin, Türkiye’ye yeni sürgünün kurbanı olan Kırım Tatarlarına verdiği pratik yardımlardan dolayı teşekkür etti.

Ayrıca Klimkin, Türkiye’de yaşayan Kırım Tatar diasporasına da, Ukrayna ile dayanışma içinde olduğu, Ukrayna ile Türkiye arasındaki dostane ilişkilerin gelişmesine destek verdiği ve katkıda bulunduğu için teşekkürlerini sundu.

Ukrayna Dışişleri Bakanının 1944 Kırım Tatar halkının sürgününü anma günü vesilesiyle düzenlenen miting katılımcılarına hitabı.

Bu gün, tüm dünya Kırım Tatarlarının Kırım’dan sürgün edilişinin yıldönümünü anmaktadır. Ben de sizinle dayanışma içinde olduğumuzu ifade etmek ve bu trajedide can verenleri saygı ve rahmetle anmak isterim. Nur içinde yatsınlar.

Şüphesiz ki, sürgün Sovyet rejiminin en büyük suçlarındandı.

“Sürgün” kelimesi Kırım Tatarlarının milli hafızasına kazınmış ve her neslin kalplerinde her zaman sancı ile zonklayacaktır.

Ukrayna’da bu olaylar soykırım olarak tanınmıştır.

Ne yazık ki, Rus iktidarı Stalin rejiminden yana olmayı tercih etmiş ve bu rejime has yöntemlerle hareket etmeye devam etmektedir. Moskova, bütün uluslararası hukukun normlarını ihlal ederek Ukrayna’nın Kırım’ını işgal etmiş, şimdi de sistematik bir şekilde işgal edilen yarımadada insan haklarını ve temel özgürlüklerini çiğnemeye devam etmektedir. İşgali kabul etmeyen ve işgalci yönetime karşı çıkan herkes baskı altında kalmaktadır. Rus işgalcileri, gerçeklerden korktukları gibi anı şekilde tüm risklere ve sindirmelere rağmen kendi tutumunu savunan ve Kremlin’in Kırım’daki suçlarını dünyaya anlatan insanlardan da korkmaktadır. Kremlin rejimi, 74 yıl önce olduğu gibi bugünlerde de, Kırım Tatar halkını kendi haklarından ve kendi topraklarından mahrum etmeye çaba göstermektedir.

Ukrainler ve Kırım Tatarları arasında milli özgünlük, özgürlük sevgisi ve kendi topraklarında yaşamak için uzun yıllardan beri süregelen mücadele gibi çok güçlü bağlar vardır. Rusya İmparatorluğu’nun ve ideolojik ardıllarının meydana getirdiği tüm tarihi sınamalarda ve en zor dönemlerde her zaman beraberdik.

Geçen yüzyılın başında bağımsızlık mücadelemizde, Stalin baskılarının zor günlerinde, Holodomor ve sürgün dönemlerinde beraberdik. Onur Devrimi zamanında üniter ve demokratik Ukrayna’da özgürce yaşama hakkı ve geleceğimiz için mücadele verdiğimizde omuz omuza durduk.

Müşterek mücadelemizde yalnız değiliz. Tüm medeni dünya bizimle birlikte. Ukrayna’nın dostu ve stratejik ortağı olan Türkiye de Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünün restore edilmesine yönelik çabalarına destek vermektedir. Ayrıca, Türkiye’ye yeni sürgünün kurbanı olan Kırım Tatarlarına verdiği pratik yardımlardan dolayı teşekkür ederiz.

Aynı zamanda Türkiye’de yaşayan Kırım Tatar diasporasına da, Ukrayna ile dayanışma içinde olduğu, Ukrayna ile Türkiye arasındaki dostane ilişkilerin gelişmesine destek verdiği ve katkıda bulunduğu için teşekkürlerimi sunmak isterim.

İnanıyorum ki, Ukrain ve Kırım Tatar halklarının kendi haklarını korumak üzere verdikleri kahramanca mücadeleleri, birlikteliği ve müşterek gayretleri kırım’ın Rus işgalcilerinden arındırılmasına yardım edecek, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün restore edilmesini sağlayacaktır.

Saygılarımla,

Pavlo Klimkin

QHA