KİEV (QHA) -

ATR Kırım Tatar televizyon kanalının müdürü, Kırım’ın Sivil Ablukası organizatörü Lenur İslâmov, Ukrayna yönetiminin, Anayasa’da Kırım’a Kırım Tatar ulusal-bölgesel özerklik statüsünün verilmesini sağlayan değişiklikleri yapmaması halinde Kiev’de toplu protesto eylemlerinin yapılacağını iddia etti.
 
Skrypin.ua televizyon kanalına konuşan Lenur İslâmov, Kırım Tatar özerkliğinin 18 Mayıs tarihine kadar kurulması gerektiğini ifade etti.
 
İslâmov, “18 Mayıs tarihine kadar zamanımız var. Çok az kaldı. Şu anda bütün halkın bunu beklediğini düşünün. 18 Mayıs tarihine kadar bekliyoruz ve inanın ki ne Çubarov ne de Kırımoğlu halkı birçok ifadeden ve birçok şeyi yapmaktan tutabilir, çünkü halk zemberek gibi gerilmiş durumda” şeklinde konuştu. 

Bununla birlikte İslâmov, durumun değişmemesi halinde Ukrayna Parlamentosu önünde protesto eylemlerinin düzenleneceğini savundu.


 
Çiygöz: "Kırım Tatar halkının adına konuşma hakkı sadece KTMM’ye ait"
 
Öte yandan Lenur İslamov’un ilgili açıklamasını yorumlayan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Kırım Tatar Milli Meclisi’nin Kırım Tatar ulusal-bölgesel özerkliğinin kurulması konusunda Ukrayna yönetimi ile anlayış içinde olduğunu ve bu konuda herhangi bir protesto eyleminin yapılması için gerekçe görmediğini ifade etti.
 
QHA muhabirine konuşan Ahtem Çiygöz, “Kırım Tatar Milli Meclisi, yerli halk statüsü ve Kırım’ın ulusal-bölgesel özerklik statüsü ile ilgili konularda Ukrayna yönetiminin devlet organlarıyla yakın işbirliği içinde çalışıyor. Şimdilik devletin üst düzey yönetimiyle herhangi bir anlaşmazlık yok. Karşılıklı anlayış içindeyiz. Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko ile yapılan son görüşme, Cumhurbaşkanı’nın ilgili konuya dair tutumunu teyit etti. Bugünkü durum itibarıyla çalışma grubu Ukrayna Anayasası’na yapılacak değişiklikleri hazırladı ve şimdi çalışma grubunun sonuçlarının tanıtımı hazırlanıyor. Değişikliklerin daha sonra Ukrayna Parlamentosu’na sunulması ve Cumhurbaşkanı’nın destek vermesinden ümitliyiz” diye kaydetti.
 
Lenur İslâmov’un 18 Mayıs’a Kırım Tatar özerkliğinin kurulması için Ukrayna yönetimine baskı yapmak amacıyla protesto eylemlerinin düzenlenmesi ile ilgili açıklamalarının “şahsi inisiyatif” olduğunu vurgulayan Ahtem Çiygöz sözlerine, “Ancak seçilen temsil organı olan Kırım Tatar Milli Meclisi halkın adına konuşabilir ve kararları kabul edebilir. Kalan her şey şahsi inisiyatiftir, özel fikirdir. Bundan dolayı söz konusu açıklamalar da onun (Lenur İslâmov’un) şahsi açıklamasıdır. Halkın fikrini söyleyebileceğini veya halka çağrıda bulunabileceğini düşünmüyorum. Her bir Kırım Tatarı için 18 Mayıs tarihi, halkımızın kaderindeki kırmızı çizgidir. Tarihi vatanımıza döndükten sonra Kırım’da bulunurken her yıl eylemlerimizi, matem mitinginde halka danışarak gerçekleştirdiğimiz eylemlerimizi ve ulaştığımız sonuçları karşılaştırıyorduk. (Böylece) halkımızın esas siyasi çizgilerini ve adımlarını belirliyorduk. Bundan dolayı, Lenur İslâmov da bir Kırım Tatarı olarak, 18 Mayıs tarihini kendisi için sembolik bir tarih olarak belirliyor. Her Kırım Tatarının kendi bakış açısı var, ama halkın adına konuşmak ve halka çağrı yapmak, halktan geri bildirim beklemek Kırım Tatar Milli Meclisi’nin yetkisindedir” diye devam etti.

QHA muhabirinin, söz konusu değişikliklerin ancak yarımadanın işgaline son verilmesinden sonra gerçekekten yürürlüğe girebileceği dikkate alınarak Kırım’ın statüsü ile ilgili anayasa değişikliklerinin kabul edilmesinde ne oranda acele edilmesi gerektiği ile ilgili sorusuna cevaben Ahtem Çiygöz, söz konusu değişikliklerin işgale son verilmesi için etkili bir mekanizma olacağından dolayı Kırım’ın statüsünün, işgaline son verilmesinden önce değiştirilmesinin uygun olduğunu belirtti.
 
Bu konuda Kırım Tatar Milli Meclisi’nin Ukrayna yönetimi ile yakından işbirliği yaptığını ifade eden Çiygöz, “(Anayasa’da değişikliklerin yapılması), adaletin yerini bulması ve Kırım Tatar halkının taleplerinin yasallığı meselesidir. İşgale son verilmesinin beklenmemesi gerekiyor. Birincisi, adaleti yeniden tesisi etmek için bu şimdi yapılmalı, bunun dışında bu hem Ukrayna hem de uluslararası toplum için Kırım’ın işgaline son verilmesine yardımcı olacak ciddi bir vasıta olacaktır” diye kaydetti.
 
Bilindiği gibi Ukrayna Parlamentosu’nda 7 Nisan 2017 tarihinde Kırım Tatar halkının statüsünü belirlemesi gereken 6315 sayılı yasa tasarısı kayda geçirildi. Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın Kırım Tatarlarından Sorumlu Yetkilisi Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Georgiy Logvinskiy, Dmitriy Belotserkovets ve diğer milletvekilleri dahil olmak üzere 20’den fazla milletvekili tarafından hazırlanan tasarı, Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin ulusal-bölgesel özerklik olarak yeniden düzenlenmesini öngörüyor. Bunun dışında, belgede Ukrayna’ya bağlı olarak kaderini tayin etme hakkı başta olmak üzere Kırım’ın yerli (köklü) halkının haklarının yerine getirilmesinin bazı yönleri de belirtildi. Ayrıca tasarıda Ukrayna’nın, yerli halk olarak Kırım Tatar halkının ve Ukrayna’daki tüm ulusal azınlıkların etnik, kültürel, dil ve dini kimliğinin korunması ve gelişmesinin garantisini verdiği de belirtildi. 
 
11 Mayıs tarihinde Ukrayna Anayasa Komisyonu, Ukrayna Anayasası’nın “Kırım Özerk Cumhuriyeti” başlıklı 10. Bölümüne getirilecek düzenlemeleri hazırlayacak çalışma grubunu kurdu.

QHA