KİEV (QHA) -

Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcısı Gündüz Mamedov, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da işlenen askeri suçların incelenmesi, işgalden sonra Ukrayna’nın ana kısmında faaliyetlerini devam eden Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcılığı’nın öncelikli görevi olduğunu ifade etti.
 
Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcılığı’nın 2017 yılının ilk yarıyılı sonuçları ile ilgili toplantı esnasında konuşan Gündüz Mamedov, “İşgal edilen bölge statüsü, orada olup biten olayların belirli uluslararası-hukuk belgelerince düzenlenmesi gerektiğini söylüyor. 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesi ve 1907 tarihli Lahey Sözleşmesi olmak üzere bahse konu belgelerin ihlal edilmesi, Ukrayna Ceza Kanunu’nun 438. Maddesine (savaş gelenekleri ve yasalarının ihlali) tabidir ve bundan dolayı Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun dilekçesi üzerine ilgili davayı başlattık” diye kaydetti.

Davanın Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da insan hak ve özgürlüklerinin ihlalleri (cinayet, insan kaçırma, işkence, yasadışı arama olayları), yasadışı “kamulaştırma” ve mülkiyete el konulması, zorunlu olarak işgalci devletin askeri yapılarına askerliğe çağrılma, vatandaşlığın değiştirilmesi ve bir dizi başka suça ilişkin incelemeleri kapsadığı belirtildi.
 
Mamedov, “Sözü geçen suçlar askeri suçlardır, yani Uluslararası Ceza Mahkemesi’nce incelenen suçlar. Ulusal mekanizmalarımız suçluları sorumluluğa çekilme imkanını sağlamadığı durumlarda, toplanan kanıtları Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne gönderiyoruz” diye devam etti.
 
Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcılığı’nın sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaptığını dile getiren Gündüz Mamedov, “Çalışmaları iki kez yapmamak için geçtiğimiz günlerde Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Ukrayna Helsinki İnsan Hakları Birliği arasında işbirliği memorandumu imzalandı. Bu memorandumu Uluslararası Ceza Mahkemesi için ortak kanıt temelinin kurulmasını da öngörüyor” dedi.
 
Daha önce Kırım Özerk Cumhuriyeti, Rusya’nın işgal ettiği yarımadada uluslararası insani hukukun normları ihlalleri incelenmesi vesilesiyle Kırım’da tutuklu bulunan kişilerin haklarının ihlallerini bildirme çağrısında bulundu. 

QHA