KİEV (QHA) -

Üç yıl önce Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da Rus silahların namlusu altında Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” olarak adlandırılan sözde referandum, sahtekarlık ve insan hakları ihlalleri ile bezeli Rus sinizminin ve mantıksızlığının doruk noktasıydı. 

Kırım’da 18 Mart 2014’de düzenlenen sözde referandumun tanıkları, Ukrayna’nın Hromadske Radyosu için konuşarak o gün yaşanan olayları anlattı.

Oylama merkezlerinde oy verme sürecini izleyen Akmescit’teki Gazeteciler Araştırma Merkezi ofisi eski çalışanı Tatyana Kurmanova, “Bize aktarılan bu sözde referandumun sonuçlarının tamamen saçmalık olduğunu söylemek istiyorum. Kırım’ın sözde yönetimi yüzde 79 oy verme oranı hakkında konuşuyor, biz bambaşka bir resim görüyorduk. Biz Kırım’da daha farklı bir seçim izliyorduk. Karşılaştırma yaparsak, sözde referanduma katılım oranının yüzde 49’dan fazla olmadığını söyleyebilirim” diye konuştu.

Gazeteci sözde “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” sırasında seçim merkezlerinde yapılan sayısız sahtekarlık vakasını hatırlatarak meslektaşlarıyla birlikte bir günde farklı yerlerde oy kullanan bir Rus vatandaş grubunu tespit ettiklerini anlattı. Ayrıca gazeteci seçim kağıdının görüntüsüne de dikkat çekti. Ona göre seçim kağıdı herhangi bir yazıcıda istenlen sayıda basılabilirdi.

Kurmanova, “Direkt seçim merkezlerinde yapılan sahtekarlıklar hatırlatılmalı… Aynı Rus vatandaşlarını taşıyan otobüsler merkezden merkeze dolaşıyordu ve bu insanlar her merkezde oy kullanmıştı. Biz bir otobüsün peşinde dolaşıp tüm bunları kayda almıştık. Seçim kağıtları ise gerekli koruma işaretleri olmayan alelade fotokopi kağıdında basılmış bir kağıttı” şeklinde anlattı.

Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasına karşı çıkanlar sözde referandumda oy kullanmaya gitmedi ve sözde referandumu boykot eden Kırım Tatarlarını desteklemek için kendi evlerinde Kırım Tatar yemekleri yaparak fotoğraflarını sosyal ağlarda paylaştı.

Konuşma sırasında bunu hatırlatan gazeteci, “O gün bir flashmob eylemi yapıldı, referanduma gitmek yerine, insanlar evlerinde Kırım Tatar yemekleri hazırladı ve resimleri sosyal ağlarda paylaştı. Amaçları Kırım’daki çoğu insanın bu saçmalığa karşı çıktığını göstermekti.” ifadeleri kullandı.

Kırım’da 2014 yılında okulunu bitiren ve şu an Kiev’de Gazetecilik bölümü okuyan Elvira Useinova, o günü hatırlarken, “Benim ailem sözde referanduma katılmamıştı, flashmob'a katılarak  evde oturup Kırım Tatar yemekleri pişirdik” diye kaydetti.

Gazeteci Tatyana Kurmanova, oy veren kişilerin sayısı düşük olduğu için işgalcilerin sözde referandum günü insan haklarını ihlal ederek silahlı kişileri evlere gönderip oy kullanmaya zorladıklarını anlattı.

Kurmanova yaşadıklarını, “Seçim merkezleri kapatıldıktan sonra, silahlı Kozaklar sandıklarla insanların evlerine gelip ilavetenoy topuyordu. Benim evime de gelmişlerdi, biz kapıyı açmamıştık. Fakat komşularımız bizim gazeteci olduğumuzu anlattıktan sonra, Kozaklar kapımıza vurmaya başladı, zorlaya açmaya çalıştılar. Biz onları hiçbir yere şikayet edemeyeceğimizi anladık. Çünkü polis ve savcılık o sırada ele geçirilmişti. Şansımıza onlar sonunda bizim evde olmadığımızı düşünerek çekip gittiler.” diye aktardı.

Kırım Tatarlarının yoğun olarak yaşadığı yerlere Rus yanlısı aktivistlerinin oy toplamak için gitmediklerini anlatan gazeteci, Kırım’ın bazı bölgelerinde hiçbir Kırım Tatarının sözde referandumda oy kullanmadığını belirtti.

 

İşgalden sonra yarımadadaki hayat ne şekilde değişti sorusunu cevaplayan Elvira Useinova, “Durum çok zor, babam işsiz kaldı, çünkü Ukrayna’ya bağlı fabrikada çalışıyordu. Fiyatlar çok yükseldi. Kimse bunları yüksek sesle konuşmuyor ve kimse Rusya’ya bağlandıktan sonra durumun kötüleştiğini itiraf edemiyor” ifadelerini kullandı.

Anne babası işgal edilen Kırım’da yaşayan genç kız, “Her şeyin güzel olacağına inanıyorum. Kırım Tatarları daha önce de benzer durumlardan geçmişlerdi, ama evlerimize dönmüştük. Bence, şu an da aynı şekilde olacak ve Kırım, Ukrayna’ya dönecek” diye kaydetti.

QHA