KİEV (QHA) -

Kırım Sivil Ablukasının lideri Lenur İslâmov, ‘Asker’ isimli Kırım Tatar taburunun, ilk fırsatta Rusya Federasyonu’nun işgali altındaki Kırım’ın işgaline son verme operasyonunu gerçekleştireceğini iddia etti. 
 
Konuyla ilgili Ukrayna medyalarından birine konuşan Lenur İslâmov, Asker taburunun günümüzde silahsız sivil birlik olduğunu, gelecekte Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin 57’nci tugayına dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
 
İslâmov, “Ayrı bir tabur olarak deniz piyadelerinin 57’nci tugayına dahil edilmemizi öngören bir belgemiz var” iddiasında bulundu.

Tugay bünyesindeki taburun Rus işgali altındaki yarımadanın işgaline son verilmesine hazırlanacağını ileri süren Lenur İslâmov, “Herkes barış olmasını istiyor, ama düşman geldiğinde (vatanımızı) kurtarmaya da hazır olmalıyız. O (düşman) elinde silahla geldi, biz de elimizde silahla ondan kurtulacağız. O bizim Kırım için mücadele etmeye hazırlığımızı görmeli. Uyumaya giderken, yakında sabotajcımız olup olmadığı, tehlike olup olmadığı üzerinde düşünmeli… Yumruklarımız olmalı. Ordusu olmayan bir devlet olamaz. Bizim kendi ordumuz, Kırım ordumuz olmalı. Ukrayna’ya bağlı Kırım Tatar özerkliğinin kendi ordusu da olmalı” şeklinde konuştu.
 
Daha önce Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Ukrayna halkının, işgal edilen Kırım’ın geri alınması için sadece ülke yönetimine güvenmemesini, bunun yerine daha aktif bir şekilde Rus yönetimini etkilemesi gerektiğini savunmuştu.
 
Geçtiğimiz günlerde, 
ATR Kırım Tatar televizyon kanalının müdürü, Kırım’ın Sivil Ablukası organizatörü Lenur İslâmov, Ukrayna yönetiminin, Anayasa’da Kırım’a Kırım Tatar ulusal-bölgesel özerklik statüsünün verilmesini sağlayan değişiklikleri yapmaması halinde Kiev’de toplu protesto eylemlerinin yapılacağını iddia etmişti. İslamov’un ilgili açıklamasını yorumlayan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Kırım Tatar Milli Meclisi’nin Kırım Tatar ulusal-bölgesel özerkliğinin kurulması konusunda Ukrayna yönetimi ile anlayış içinde olduğunu ve bu konuda herhangi bir protesto eyleminin yapılması için gerekçe görmediğini belirtmişti.

QHA