EDINBURGH (QHA) -

İskoçya'da yapılan tarihi referandumda, Birleşik Krallık'tan ayrılmama kararı çıktı.

İskoçya'nın 32 bölgesindeki yapılan seçimde, "Bağımsızlığa hayır" kampanyası, kazanması için gerekli olan 1 milyon 852 bin oyu aşarak, 1 milyon 877 binden fazla oy aldı. "Evet" kampanyasının oyları ise 1 buçuk milyonda kaldı.

"İskoçya bağımsız bir ülke olmalı mı?" sorusunun yönetildiği ve 4 milyondan fazla İskoçun sandık başına gittiği referanduma katılım oranı, yüzde 80'den fazla oldu. 5 milyon 300 bin nüfuslu İskoçya'da referandumda, ülkede yaşayan 16 yaş ve üzerindeki tüm İskoçlar dün yerel saatle 07.00 ile 22.00 arasında oy kullanabildi.

Bu arada, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in bugün öğleden sonra referandumla ilgili yazılı bir açıklama yapması, İngiltere Başbakanı David Cameron'ın da sabahın erken saatlerinde referandum sonucunu değerlendirmesi bekleniyor. Cameron, resmi twitter hesabından "Birlikte Daha İyiyiz" kampanyasını yürüten Alistair Darling'i kutladı.

Bağımsızlık kampanyasının başını çeken ayrılıkçı İskoç Ulusal Partisi'nin (SNP) lideri ve İskoçya bölgesel hükümetinin başbakanı Alex Salmond ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada, "bağımsızlığa evet" kararının çıktığı İskoçya'nın en büyük kenti Glasgow'u kutladı.

Yeni yetkiler vaadi gündemde

İngiliz hükümeti referandumdan "hayır" sonucu çıkarsa İskoç özerk parlamentosunun yetkilerinin artırılacağı vaadinde bulunmuştu. 1999 yılında kurulan İskoç özerk parlamentosu, eğitimden, sağlığa, tarımdan sanata kadar birçok alanda kendi politikalarını uygulayabiliyor.

Ancak İngiliz Parlamentosu'nun İskoç milletvekilleri üzerinde, dış politika, savunma, göç, kamu yardımları, enerji gibi alanlarda söz hakkı bulunuyor. İngiliz Parlamentosu ayrıca, İskoçya'da uygulanan vergi oranlarına da karar veriyor.

18 Eylül'deki bağımsızlık referandumu yaklaştıkça, bağımsızlığı destekleyenlerin sayısının artması, İngiliz hükümetinde endişeye neden oluyor. Brown, "Hayır" sonucunun, İskoç parlamentosunun finans ve vergilendirme gibi konularda daha fazla kontrole sahip olmasını sağlayacağını dile getirdi. İngiltere'deki üç büyük siyasi partinin Brown'un teklifini desteklemesi bekleniyor.

İngiltere'nin İskoç asıllı eski Başbakanı Gordon Brown, 9 Eylül'de açıkladığı planla, İskoç özerk parlamentosunun yetkilerini artırma çalışmalarına 19 Eylül'de, referandumdan bir gün sonra başlanacağını söylemişti. İngiliz hükümetinin desteklediği Brown'un planıyla, özerk parlamentonun yetkisinin artırılmasıyla ilgili önerileri içeren bir belge gelecek ay sonuna kadar hazırlanacak. Konuyla ilgili kanun taslağı ise ocak ayında yapılacak.

Referandum öncesi yapılan bazı anketlerde bağımsızlık yanlılarının önde çıkması İngiliz hükümeti ve monarşisinde endişeye neden olmuştu.

Londra ile Edinburgh yönetimleri arasında bağımsızlık referandumunun 18 Eylül 2014'te yapılması için 15 Ekim 2012'de Edinburgh Anlaşması imzalanmıştı. Birlik yanlıları ile karşıtları yaklaşık iki yıl boyunca kampanyalar yürüttü.

"İskoçya'yı halkın demokratik kararını kabul etmeye çağırıyorum"

İskoçya bölgesel hükümetinin başbakanı Alex Salmond, İskoçya'nın bağımsızlığına yönelik yapılan referandumdan çıkan "bağımsızlığa hayır" kararını kabul ettiğini söyleyerek, "Tüm İskoçya'yı halkın demokratik kararını kabul etmeye çağırıyorum" dedi.

Aynı zamanda bağımsızlık kampanyasının başını çeken ayrılıkçı İskoç Ulusal Partisi'nin (SNP) lideri Salmond, referandum sonucunun belli olmasının ardından başkent Edinburgh'da yaptığı konuşmada, İskoçya'nın bağımsızlığı için oy veren İskoç vatandaşlarına teşekkür etti.

Salmond, İskoçların çoğunluğunun bu aşamada bağımsız olmama kararı aldığını kaydederek, "Halkın bu kararını kabul ediyorum ve tüm İskoçya'yı halkın demokratik kararını kabul etmeye çağırıyorum" dedi.

Referandumun, üzerinde anlaşılan ve onaylanan bir süreç olduğunu dile getiren Salmond, "Oylamaya yüzde 86'lık katılım, demokratik dünyadaki herhangi bir seçime veya referanduma yönelik en yüksek katılımlardan birisi oldu. Tek bir ulus olarak ilerlemeliyiz" diye konuştu.
 
"Değişime karar verdik"

İngiliz hükümetinin desteklediği "Birlikte Daha İyiyiz" kampanyasını yürüten Alistair Darling de İskoç halkının ayrılık yerine birliği seçtiğini söyleyerek, "Ayrılığı değil birliği tercih ettik" dedi.

Darling, referandumdan çıkan sonucun İskoçya ve Birleşik Krallık için çok önemli olduğunu kaydederek, "Birleşik Krallık içerisindeki yerimizi teyit ederek İskoç halkının ortak sahip olduğu her şeyi ve bağlarımızı teyit ettik. Bu bağların koparılmasına asla izin vermeyin. Ancak kutlama yaparken aynı zamanda kulak da verelim. İskoç nüfusunun yüzde 85'inden fazlası oy verdi. Siyasetle ilgilenmeyen çok sayıda kişi referanduma katıldı" ifadelerini kullandı.

Yürütülen kampanyalarla değişik ihtiyacının vurgulandığını belirten Darling, "İskoç halkı konuştu. Sesleriniz duyuldu. Bu tezi savunduk ve kazandık. Suskunlar konuştu. Tabi ki ayrılık yanlısı 'evet' destekçileri hayal kırıklığına uğrayacak, hatta kederlenecek. Yenilmek acı verir. Bunu kendi edindiğim tecrübelerden söyleyebilirim. Bu tartışmanın, ülkemizde derin ayrılıklar yarattığının farkına varmamız gerekli. Birleşik Krallık içerisinde İskoçya için değişim ve ilerleme için bir karar verdik. Hadi İskoçya, bunu beraber yapalım" diye konuştu.

İskoçya'da dün yapılan bağımsızlık referandumunda 1 milyon 900 bin seçmen "hayır", 1 milyon 500 bin seçmen ise "evet" oyu kullandı. İngiliz hükümeti, "Hayır" sonucunun ardından İskoçya özerk parlamentosunun yetkilerinin artırılmasına yönelik önerdiği takvimi hayata geçireceğini açıkladı.

KAYNAK: AA

 

QHA