BAĞDAT (QHA) - 13 HAZİRAN 2018 -

Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi (IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani’nin Bağımsız Yüksek Seçim ve Referandum Komisyonunu, IKBY parlamento seçimlerinin 30 Eylül’de yapılması için görevlendirmesinin ardınan, taraflar kendilerini seçime hazırlamaya ve liste isimlerini seçim komisyonuna bildirmeye başladı.

Tba Gazetesi  bu söylemler hakkında bilgi edinmek için KYB Genel İlişkiler Büro Sorumlusu ve Sözcüsü Sadi Ahmet Pire, IKBY Parlamento Başkanlığı Müsteşarı ve Değişim Hareketi Üyesi Kardo Muhammed ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) Yürütme Kurulu Üyesi ve Erbil Milletvekili Aydın Maruf ile görüştü.

IKBY Parlamentosu 111 sandalyeden oluşuyor. Ancak 11 sandalye kota sistemi ile Türkmen, Kildani ve Aşuri’ye ayırıldı. Nitekim söz konusu 11 sandalyelik kota milli ve dini oluşumların yerine, farklı strateji ve tekniklerle, daha çok Kürt partilerin arasında rekabet konusu oldu.

Bazı kaynaklara göre, 30 Eylül’de yapılması planlanan seçimde, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB), Değişim (Goran) Hareketi ve Eski IKBY Başbakanı Berhem Salih’in kurmuş olduğu Demokrasi ve Adalet için Koalisyon (Hawpeymani) Partisi az oranda oy ile kota sandalyelerini kazanmak için Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile yarışa girmeye çaba gösteriyor.

"SADDAM'IN KÜRTLERE YAPTIĞINI TÜRKMENLERE YAPMAMALIYIZ"

KYB Genel İlişkiler Büro Sorumlusu ve Sözcüsü Sadi Ahmet Pire, Tba muhabirinin “Kürdistan Yurtseverler Birliği kota sandalyesini kazanma yarışının bir parçası olur mu?” şeklindeki soruya, “Biz Türkmen partisi kurmuyoruz. Türkmenlerin kendi partilerini kendilerinin kurması kanaatindeyiz. Zamanında Saddam Hüseyin Kürt taraflar için karton partiler kurduğunda bundan hiç hoşlanmazdık. Şimdi ise bizim aynı şeyleri yapıp Türkmen ve Hristiyanlar için karton partiler kurmamız uygun olmaz. Türkmen, Kildani ve Aşurilerin kendi partilerini kurması, bizim de onlarla siyaset yapıp iradelerine saygı duymamız gerekir.” yanıtını verdi.

Kota yasasının çıkma amacından söz eden Pire, “Kota konusu şundan kaynaklanıyor; sayı bakımından onlar kendilerine gerekli sayıda temsilci kazandıramayabilirler. Yani az sayıda oy oranıyla bir siyasi parti için sandalye temin etmeye yönelik getirilen bir sistem değil. Eğer Kildani, Aşuri ve Türkmenlerin sandalyesi az bir oy oranıyla KYB veya KDP’ye giderse, bu kötü bir iş olur ve iyi bir geçmiş de oluşturmaz, malesef halihazırda Kürdistan Bölgesi’nde bu iyi bir geçmiş yok. Kota sistemi ya kalkmalı ya da, Kürdistan Bölgesi’nde oluşumların tamamen temsil edilmesi için kotaya istiklal verilmesi yönünde çaba gösterilmeli. Bence Türkmen, Kildani ve Aşuriler Kürdistan Bölgesi’nin köklü oluşumlarıdır. Bu yüzden de başka partilerin sahiplik yaptığı temsilciler yerine kendi öz temsilcileri olmalı.” diye konuştu.

KYB Genel İlişkiler Büro Sorumlusu ve Sözcüsü Pire, “Ben temsilcilerin hakiki temsilciler olup olmadığı konusuna değinmek istemiyorum ama, daha iyi olabilirler. KYB’nin yarın, öbür gün bir Türkmen veya Hristiyan’ın kendi listesinde aday olmasıyla ilgili bir sorunu yok. KDP de kendi listesinde aday gösterebilir. Neden Türkmen adı taşıyıp KYB’ye veya KDP’ye bağlı olsunlarki? KDP kendi listesinde Türkmen aday göstersin, bunda bir sakınca yok. KYB de aynı şeyi yapabilir ama kotayı baz alarak değil.” ifadelerini kullandı.

Pire, son olarak tarafların Türkmenlerin temsilcilerini seçimine ilişkin görüşleri hakkında, “Bazı tarafların kota sisteminin kalkması ancak Erbil’in onlar için tek oy merkezi olması yönünde önerisi vardı. Buna göre Türkmenlerin Erbil’deki sayısı 2 veya 3 temsilci kazanmak için yeterli.” dedi.

"IRAK'I YÖNETENLER HER ZAMAN OLUŞUMLARA KENDİ HAKLARINA ULAŞMAK İÇİN ENGEL OLDULAR"

 

Öte yandan IKBY Parlamento Başkanlığı Müsteşarı ve Değişim Hareketi Üyesi Kardo Muhammed, aynı soruya şöyle yanıt verdi:

“Irak ve Kürdistan farklı oluşumlardan meydana geldiği için kota sistemi kuruldu. Irak’ı yönetenler her zaman oluşumlara kendi haklarına ulaşmak için engel oldular. Örneğin; kültürel, idari, milli ve diğer haklar konusunda. Irak’taki değişikliklerden sonra yasanın tüm oluşumların eşit olmasına hizmet etmesi gerekli görülmüştür. Özellikle de, Irak genelinde ve Kürdistan Bölgesi’nde bu haklara ulaşma fırsatı olmayan oluşumlar için. Bu yasayı iyi gördük. Bizce bir yasa, oluşumların haklarını korumaya hizmet ediyorsa, bu insanlık ve istikrara hizmet eden bir iş olur. Meşru yasal bir talep bu. Genel olarak bu yasayı olumlu görüyoruz ama nasıl kullanılacağı da bir soru. Şimdiye kadar Irak’ta bu yasa olması gerektiği gibi uygulanmadı. Bu durum kotalar için de bazı sorunlar yaratmış olabilir.”

IKBY Parlamento Başkanlığı Müsteşarı Muhammed, kota sisteminin oluşumlara hizmet etmek amaçlı kullanılmadığını belirterek, “Bizce, özellikle Kürdistan’da kota sistemi oluşumlara hizmet edecek şekilde kullanılmadı.” dedi.

Muhammed, oluşumlar üzerindeki partisel baskı hükmünün bu yasa üzerinde etkili olduğunu belirterek, “İşlemlerin yasal olarak yapıldığı doğru ama temsilciler, oluşumları temsil etmek yerine, daha çok partileri temsil ediyorlar. Gerçekte bu temsilcinin parti ve halk tarafından oylanıp o oluşumun temsilci olarak seçilmesi gerekiyor. Kürdistan Bölgesi’nde kota, bir oluşumun değil bir parti veya tarafın temsilcisi olmuş durumda.” ifadelerinde bulundu.

Kardo Muhammed, “Oluşumlara ilişkin, sorunlarını çözmek için 140. maddeden söz ettiğimizde, özellikle farklı oluşumların yaşadığı Kerkük’te, Irak anayasası nezdinde haklarını korumak için bir çalışma yapmayı gerek gördük. Kürdistan’da da oluşumların haklarının fiilen yasa ile korunmuş olduğunu göstermek için onları özel kılmalıyız. 140. maddenin çözüme kavuşması için oluşumları kullanmamalıyız. Bu projeyi medeni, kültürel, idari, dil ve yönetime katılma hakkı için özel bir yasa haline getirebildik.” dedi.

Oluşum listelerinin oluşumların görüşünü yansıtması gerektiğini vurgulayan Kardo Muhammed, “Bir partinin gelip onlar adına bir temsilci belirlemesinden yana değiliz. Çünkü sorun KYB, KDP ve Goran arasındaki bir sorun haline gelir. Bana göre bu sorun oluşumların gerçek temsilcileri arasında bir sorun olmalı. Oluşumlar arasında onların sorunlarını bilecek bir liste oluşmalı. Onların düşüncelerini yansıtmalı. Bu liste oluşumların sağlık, eğitim ve vatandaşlık haklarını bilmeli.” şeklinde değerlendirmede bulundu.

Muhammed son olarak şunları ifade etti:

“Bizim vatandaşlık hakkıyla ilgili sorunumuz var. Biz vatandaşlık hakkını tüm oluşumlara tanıdık mı? Eğer Türkmen veya Arap bir vatandaş bu ülkenin toprağında yaşıyorsa, haklarının eşit olması lazım. Yasanın bu fırsatı vermesi gerek yani yasa olmalı ve müdahale olmamalı. Sorunumuz şu ki, yasa var ama yasaya müdahale de var. Bu kez yapılan seçim gibi, yasa var ama buna müdahale de var. Bu müdahaleye nasıl engel olabiliriz? Biz nasıl gidip Goran’a destek bir temsilci olmayan birini getiririz veya aynı şekilde KYB için KDP’ye destek olan parti ve temsilciler arasındaki rekabete girmesi için bir temsilci getiririz. Biz tüm taraflar üzerine müdahil olmamaları ve oluşumların parlamentoda kendi temsilcilerinin olması için baskı kurmak isiyoruz. Biz de onların programlarına ve taleplerine saygı gösteririz.”

"TÜRKMENLERİN KOTA İLE İLGİLİ ÇOKÇA SIKINTISI VAR"

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Yürütme Kurulu Üyesi ve Erbil Milletvekili Aydın Maruf ise, Türkmenlerin kota ile ilgili çokca sıkıntısı olduğunu belirtti.

Irak parlamento seçimlerinde Hristiyanlara haksızlık yapıldığını ifade eden Maruf, “Bize de geçmişte haksızlık yapıldı. Kota dediğimiz zaman mutlaka özel prosedürün uygulanması lazım. Geçen hafta Hristiyan kardeşlerimize bir proje hazırladık. Projede, Irak Kürdistan Bölgesi’nde kotalar için özel seçim merkezinin açılması gerektiği yer alıyor. Bir diğer madde de, bu oylamanın polis ve diğer askeri güçleri kapsamaması gerektiği belirtiliyor. Çünkü en çok hile bu yol ile yapılıyor.” açıklamasında bulundu.

Söz konusu projeyi parlamentoya sunduklarını söyleyen Millevekili Maruf, “Erbil, Kifri ve Süleymaniye’de de Türkmenler için özel seçim merkezlerinin açılmasını istiyoruz. Bu sayede Türkmen varlığını gösterebilir ve hileyi önleriz. Bu yasanın seçimden önce parlamentodan geçmesi lazım ama seçim yaklaştığı için bu yasanın tartışma süresi bitti. Aynı zamanda bazı siyasi partiler, istediğimiz projenin hayata geçmesini istemiyor. Bu kotayı kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmak istiyor. Bu turda söz konusu proje hayata geçemese bile gelecek dönem üzerinde çalışılması Türkmenler için büyük önem taşıyor.” şeklinde değerlendirme yaptı.

 

SİSTEM MÜDAHALEYE UĞRUYOR

Kota sisteminin 1997 yılında IKBY’ye ve 2003 yılında Irak’a getirilmesinden sonra bu sistemin müdahaleye uğradığını belirten Aydın Maruf, şunları ifade etti:

“Örneğin; bugün Türkmenlere ait beş kota olması ve bunların Türkmenlerin iradesi dışında seçilmiş olması, parlamento çalışmalarında dengeyi sağlamıyor. Çünkü Türkmenlerin iradesini yansıtmıyor ve bazı taraflara hizmet sunuyor. Bu da Türkmenlerin tepkisine neden oluyor. KYB ve KDP arasında yaşanan bir konuda bizim taraf olmamamız gerekirken neden taraf olalım. Malesef bazı büyük siyasi partiler, Türkmenlerin içişlerine karışarak kotayı kendi menfaatleri için kullanıyor. Buna karşı çıkmamız lazım.”

Yapılan Irak parlamento seçimlerinde Türkmenler adına tek bir listenin katıldığını hatırlatan ITC Yürütme Kurulu Üyesi Maruf, “Bu seçim için tüm Türkmen siyasi taraflara liste oluşturmak için teklifte bulunduk, ama kimse liste oluşturmadı ve sadece Irak Türkmen Cephesi tek liste olarak katıldı. Peki neden katılmadılar? Çünkü kota veya tabanlarının olmadığını biliyorlardı. Ayrıca kota olmadığı için iktidar sahibi Kürt partiler de müdahale etmediler.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Ancak 30 Eylül’de IKBY’de yapılan seçimler için kota sistemine başvurarak, Türkmenler için sekiz dokuz liste oluşturdular. Bir Kürt siyasi partisi Türkmenler için dört liste, başka parti iki liste bir diğeri ise bir başka Türkmen listesi kurmuş ancak bunların birçoğu Türkmen iradesi dışında kurulmuştur. Aynı durum Hristiyanlar için de geçerli. O yüzden buradaki iktidar parti tarafından hem kota sistemine hem de seçimlere müdahale oluyor.”

"BÜTÜN TARAFLARI UYARIYORUZ"

Maruf, seçimden ve propaganda süresinden önce söz konusu partilere uyarıda bulunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu tür işlere kalkışanları uyarıyoruz ve bu meseleden uzak durmalarını istiyoruz. İster bin ister bir Türkmen olsun, bıraksınlar da onlar kendi iradeleriyle oyunu kullansın. Eğer bugün müdahale ederseniz, gün gelir sizin işinize de müdahale edilir.

Baas Partisi tarafından Kürtlere ve Peşmergeye karşı parti kurulması rahatsızlık veriyordu. Ama Kürtler, bu partileri hiçe sayıp kendi iradesini temsil eden partiyi götürdü. Basra’dan Zaho’ya herhangi bir liste Türkmenlerin iradesi dışında kurulmuşsa, Türkmenler bu listeyi tanımayacak. Herkes milletvekili olabilir fakat kendi iradesiyle siyaset yapması lazım. O yüzden bütün tarafları uyarıyoruz.”

 

QHA