ANKARA (QHA) -

5 Mart tarihinde Bakanlar Kurulu toplantısı Çankaya Köşkü’nde Başbakan Binali Yıldırım'ın başkanlığında gerçekleşti. Toplantının ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ açıklamalarda bulundu.

Çocukların istismarının önlenmesine dönük çalışmalar hakkında Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ’ın Bakanlar Kurulu’na bilgi verdiğini aktaran Bozdağ, "En kısa sürede detaylar paylaşılacak. Cezalar artırılmaktadır. Halk arasında hadım olarak bilinen konu yasal dayanağa kavuşturulmaktadır. Suçluların cezalarının infazından sonraki süreçte de takibi zorunlu hale getirilmektedir. Adres bilgileri güvenlik birimlerine olacak ve bunlar hayatları boyunca kontrol altında olacaklardır.” dedi.

ABD Büyükelçiliği’nin güvenlik gerekçesiyle bugün kapalı olması hakkındaki soruya da yanıt veren Bozdağ, “Türkiye’nin dört bir yanında terörle mücadeleye karşı güvenlik güçlerimiz teyakkuz halindedir, bundan sonra da devam ettirilecektir. Büyükelçiliklerin güvenliklerinden Türkiye sorumludur. ABD’nin İstanbul ve Adana Konsoloslukları bugün de faaliyetlerini sürdürmektedirler.” diye konuştu.

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ'ın bugün 5 Mart tarihinde yaptığı  diğer açıklamalar ise şöyle:

"2795 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Toplam 142 bölge kontrol altına alınmıştır. Son 3 gün içinde operasyonlar sonucunda Raco-Afrin ve Cinderes-Afrin karayolları da kontrol altına alınmıştır. Zeytin Dalı Harekatı planlandığı gibi yürütülmektedir. Harekat bölgesinin yarısı kontrol altında."

 

“Hadım yasal dayanağa kavuşturulacak”

"Başbakan Yardımcımız sayın Recep Akdağ, çocukların istismarının önlenmesine dönük çalışmalar hakkında Bakanlar Kurulumuza bir bilgilendirme yapmıştır. Bakanlar Kurulumuzda konu enine boyuna müzakere edilmiştir. Bakanlar Kurulumuz bazı tavsiyelerde bulunmuştur. En kısa sürede detaylar paylaşılacak. Cezalar artırılmaktadır. Halk arasında hadım olarak bilinen konu yasal dayanağa kavuşturulmaktadır. Suçluların cezalarının infazından sonraki süreçte de takibi zorunlu hale getirilmektedir. Adres bilgileri güvenlik birimlerine olacak ve bunlar hayatları boyunca kontrol altında olacaklardır. Risk araştırmaları yapılacak, her yıl tekrar edilecek. Kamuda ve özel sektörde bu suçlarla yargılanan ve ceza alan kişiler, özel sektörde çalıştığı kuruma da bilgilendirme yapılacaktır."

 

“Güvenlik güçleri tüm Türkiye’de teyakkuzda”

"(ABD Büyükelçiliği’nin güvenlik gerekçesiyle kapalı olması) ABD’nin kapatılması konusunda karar alındı, doğrudur. Bu karar sadece güvenlik riskleri ile alınmış bir karardır. ABD elindeki bazı istihbari bilgilerini Türkiye ile paylaşmıştır. Gerekli tedbirler alınmış, adımlar atılmıştır. Yapılan tahkikatlarda önemli neticeler elde edilmiştir. Türkiye’nin dört bir yanında terörle mücadeleye karşı güvenlik güçlerimiz teyakkuz halindedir, bundan sonra da devam ettirilecektir. Büyükelçiliklerin güvenliklerinden Türkiye sorumludur. ABD’nin İstanbul ve Adana Konsoloslukları bugün de faaliyetlerini sürdürmektedirler.

ABD’den yapılan bazı açıklamalarda DEAŞ’a odaklanalım vurgusu çok sık yapılıyor ama PKK/YPG/PYD’ye de odaklanalım. DEAŞ nasıl bir terör örgütüyse PKK/KCK/PYD/YPG de eli kanlı birer terör örgütüdür. Diğer terör örgütleri ile mücadeleyi aynı şekilde değerlendirmemesi Türkiye’yi rahatsız etmektedir. Biz Türkiye olarak bütün terör örgütleri ile aynı düzeyde mücadele etmenin doğru olduğuna inanıyoruz. Terör, terördür. Terör örgütleri de terör örgütleridir. Türkiye, DEAŞ terör örgütünün saldırından en fazla zarar gören, Irak ve Suriye’nin ardından 3. ülkedir. Türkiye DEAŞ terör örgütü ile en etkin mücadele eden ülkedir. Fırat Kalkanı Harekatı sırasında Türkiye 3 binin üzerinde DEAŞ’lı teröristi etkisiz hale getirmiştir. Türkiye’de 4 bin 43 DEAŞ’lı terörist tutuklandı. Başka şeyleri söyleyen ABD’dir."

 

Tutuklanan Yunan askerleri

"Yunanistan’dan Türkiye sınırını geçen 2 askerin Türkiye’de tutuklanması hususu bir takas konusu değildir. Ne Yunanistan hükümeti Türkiye’den talepte bulunmuştur, ne de Türkiye bir talepte bulunmuştur. Bu askerler, askeri yasak bölgelere girme ve askeri casusluk suçlarından soruşturmaya tabi tutulmuştur. Tutuklanmalarına karar verilmiştir. Darbeci askerlerin Türkiye’ye iade edilmesi Türkiye’nin haklı olduğu bir konudur. Yunanistan’ın gereğini yapmakla yükümlü olduğu mükellefiyetler vardır. İkisi ayrı şeylerdir. Yerine getirilmesinin doğru olduğuna inaniyoruz. Bunların takas konusu yapılması, Türkiye’nin darbecilerin Türkiye’ye iadesi konusundaki talebini hafifletir diye düşünüyoruz.

Sivillere dönük TSK’nın zarar verdiğine ilişkin iddiaların tamamı mesnetsizdir. TSK, teröristle sivilleri birbirinden ayıran bir anlayışa sahiptir. Silahlı kuvvetlerimiz, güvenlik birimlerimiz terörle mücadelede bu hassasiyete dikkat etmektedir. Bugüne kadar Zeytin Dalı Harekatı’nda tek bir sivilin burnunun kanaması bile söz konusu değildir. Fakat, terör örgütleri ve destek veren çevreler pek çok yalanı gerçek gibi Türkiye ve dünya kamuoyuna iletmeye devam etmektedir."

QHA