ANKARA (QHA) -

Türkiye'deki Rus Büyükelçiliği'nin sitesinde 23 Mart tarihli bir haber, işgalci yönetimin aynı zamanda ne kadar pişkin olduğunu da gözler önüne seriyor. 

"Aralık 2016 – Ocak 2017 döneminde Kırım’da Rusya Federasyonu Etnik Topluluklar İşleri Federal Ajansı tarafından sosyolojik araştırma gerçekleştirildi. Ankete katılan Kırım Tatar halkının yüzde 61'i, Rusya liderini desteklediğini söylerken, yüzde 31'i ise Putin'e karşı görüşlerinin olumluya döndüğünü ifade etti. Kırım Tatarlarının dörtte üçü, şu an sürdükleri hayattan tatmin olduklarını, yüzde 48'i ise maddi durumlarının iyi olduğunu açıklarken, yüzde 30'luk bir kesimse hayatlarının iyileştiğini düşündüklerini ifade etti." denen haber, Rusya'nın gerçekleri saklama, çarpıtma ve yalanları gerçek diye sunma konusunda Çernobil'den bu yana hayli mesafe katettiğini gösteriyor. 

Konuyla ilgili QHA'ya konuşan Kırım sakini Kırım Tatarları, bu tür araştırmaların zaman zaman yapıldığını ve her görüşmede, anketörlerin yanında FSB ajanlarının da bulunduğunu ifade ettiler. Bu baskı altında birçok Kırım Tatarının gerçek hislerini ifade edemeyeceğini dile getiren Kırımlılar, Kırım sakinlerinin büyük çoğunluğunun, hatta etnik Rusların bile, işgalci yönetimden rahatsız olduğunu dile getiriyorlar. İşgalci yönetime işgal anından itibaren topyekün direniş gösteren ve şiddete tevessül etmeden direnişlerini Kırım Tatar Milli Meclisi önderliğinde hala devam ettiren Kırım Tatarları'yla ilgili bu tarz yalan haberler, küçük düşürücü kabul ediliyor.

Bilindiği gibi, Rusya Kırım'ı 2014 yılında işgal etmiş ve ardından silahların gölgesinde, taciz, linç, tehdit yöntemleriyle geçerliliği uluslararası kamuoyunca tanınmayan bir referandum yapmışlardı. Benzer yöntem, şimdi de FSB ajanlarıyla birlikte halkı baskı altına alıp, "Kırımlılar işgalden memnun" propagandası için kullanılıyor. Uluslararası yaptırımlar ve Rusya'nın iç sorunları nedeniyle kötüye giden ekonomi, baskı rejimi ve hukuksuz uygulamalar, işgal altındaki Kırım'da yalnızca Kırım Tatarlarının değil, bütün etnik grupların memnuniyetsizlik duymasına neden oldu. Hatta işbirlikçi Ruslar bile, değişen dengelerden sonra mağdur olmuş durumdalar.

 

Haberde  ‘Kırım’ın Rusya ile birleşmesini olumlu değerlendiren Kırım Tatarlarının sayısı son üç yılda giderek artmaktadır’ dediği iddia edilen sözde Yerel Kırım Tatar Milli Kültür Özerkliği’nin Başkanı Eyvaz Umerov, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’e karşı açılan davada aleyhine ifade veren ilk şahit ve ünlü bir işbirlikçi olarak tanınıyor. 

Her gün bir başka şantaj, tehdit ve hatta cinayet haberinin geldiği Kırım'da, işgalcilerin sözde sosyolojik araştırmasına akıbetinden hala haber alınamayan Ervin İbragimov'un ve binlerce isimsiz mağdur Kırım Tatarı'nın görüşlerinin dahil edip edilmediği ise meçhul. Silahların, kaçırılma, hapse atılma ve ölüm tehdidinin gölgesinde bir "sosyolojik" araştırma ise, ancak mevcut Rus hükümetinin bilimselliğine layık bir yöntem olarak görülebilir. Bilindiği gibi, Rusya'da bir dönem Stalin'in "oylar değil, sayım önemlidir" savı doğrulanmış ve bazı bölgelerde seçime katılım %140 olarak karşımıza çıkmıştı.

QHA