LUCCA (QHA) -

Dünyanın sanayileşmiş en büyük 7 ülkesi ve AB'yi bir araya getiren dışişleri bakanları düzeyindeki G7 toplantısı, İtalya'da başladı. Toplantı kapsamında, aralarında Türkiye'nin de olduğu ülkelerle Suriye oturumu gerçekleşti.

 

"Rusya seçim yapmak zorunda"

Toplantının ardından ABD Dışişleri Bakanı Tillerson, "Rusya biz ve müttefiklerle mi ya da Esad, İran ve Hizbullah'la mı birlikte olacağını seçmek zorunda" dedi. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, geçen hafta yapılan kimyasal saldırı gibi olayların Suriye Cumhurbaşkanı Beşşer Esad'ın meşruluğunu ortadan kaldırdığını ve bu nedenle Rusya'nın Esed’e destek vermekten vazgeçeceğini umduklarını söyledi. Moskova'ya hareket etmeden önce konuşan Tillerson, "Bizim için Esed ailesinin hükümranlığının sona ermekte olduğu açık. Rusya hükümetinin Beşşer Esed gibi güvenilmez bir ortakla ittifak kurduklarını anlayacağını umuyoruz" dedi. Tillerson ayrıca Rusya'nın Suriye'de kimyasal silahsızlanmanın garantörü olmayı başaramadığını belirterek, ABD'nin Suriye ve Irak'ta önceliğinin DAEŞ'in yenilgiye uğratılması olmaya devam ettiğini söyledi. Tillerson, Esed'ın elindeki kimyasal silah yığınağının DAEŞ'in ya da başka grupların eline geçmesine ABD'nin izin vermeyeceğini belirtti.

 

“Esed'in Suriye'nin geleceğinde olmayacağı konusunda hemfikiriz”

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault Esed’in geleceğiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Ayrault, "G7 ülkeleri Esed'in Suriye'nin geleceğinde olmayacağı konusunda ve Suriye ile Rusya'ya yaptırım uygulanacağı konusunda hemfikiriz" dedi.

 

Almanya: “Moskova ve Tarhan olmadan çözüm olmayacak”

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Suriye'deki ihtilafın siyasi bir çözüme ulaştırılabilmesi için Rusya'nın da bu sürece dahil edilmesini istediklerini bildirdi.

Gabriel, yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson dahil olmak üzere tüm dışişleri bakanlarının, Suriye'deki askeri gerginliğin tırmanmasını istemediklerini ve siyasi bir çözüm için çaba harcadıklarını belirterek, "Suriye'deki ihtilafın barışçı bir şekilde çözümü ile ilgili siyasi süreci desteklemek için Rusya'yı kazanmak istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Askeri operasyonla Esed rejimine karşı açık bir sinyal gönderen, ancak gerginliğin tırmanmamasını, aksine Rusya ile yakınlaşmak isteyen ABD'nin, bu açık tutumundan dolayı da memnuniyet duyuyorum." ifadesini kullanan Gabriel, Viyana sürecinin bir an önce yeniden canlandırılması ve Uluslararası Suriye Destek Grubu'nun da bir an önce dışişleri bakanları düzeyinde toplanması gerektiğini vurguladı.

Gabriel, bu konuda zaman kaybedilmemesi ve Suriye'deki ihtilafın çözümü konusunda hiç bir ülkenin dışlanmamasının önemine değinerek, "Herkesin hoşuna gitmeyebilir, ancak Moskova ve Tahran olmadan Suriye'de çözüm olmayacaktır. Bu nedenle dışlama kesinlikle seçilecek yol değildir. Bir kez daha dahil edilmeye çalışılmalarını doğru buluyorum. Moskova'nın sürekli olarak, hiçbir şeyden çekinmeyen Esed gibi vahşi bir rejime bağlı kalacağını düşünmek istemiyorum." açıklamasını yaptı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye rejiminin elinde halen kimyasal silah kullanma kapasitesi olduğunda dair bilgiler olduğunu belirterek, Esad rejimi gitmedikçe bu risklerin süreceğini belirtti.

QHA