ANKARA (QHA) -

Bugün 28 Temmuz'da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Milli Enerji ve Maden Politikası kapsamında gerçekleştirilen "Akademisyenlerle İstişare Toplantısı"nda konuştu. Enerjide sanayi, ısınma ve hane halkının arz güvenliğini sağlamak için gerekli adımların atıldığını vurgulayan Albayrak, bu sürecin devam ettiğini ve çalışmaların süreceğini söyledi.

Albayrak, Türkiye'nin ilk yeniden gazlaştırma ve yüzer LNG santralini rekor sürede devreye aldığını hatırlatarak, "İkincisini inşallah BOTAŞ eliyle bu yıl sonundan önce devreye sokacağız. Üçüncüsü için de yaptığımız çalışmalarla bu altyapıyı ülkemizde çok daha ileriye taşımamız gerekiyor." diye konuştu. Bilimselliğin ön planda tutulacağını, doğalgaz ve petrol arama çalışmalarının devam edeceğini, Akdeniz ve Karadeniz'de bu çalışmaların sürdüğünü hatırlatan Albayrak, "Yerli üretim teknolojileriyle hayata geçirdiğimiz Oruç Reis gemimiz bulunuyor. İnşallah artık müzakereleri bitti. Bu yılın son çeyreğinde envanterimize alacağımız kendi sondaj gemimiz ve mühendislerimizle sondaj faaliyetlerimizi Türkiye olarak kendimiz yapacağız. Birileri kızıyor ama kimse kusura bakmasın, Akdeniz kimsenin tekelinde değil, Türkiye olarak biz daha aktif olacağız. Detaylı analiz edip alacağız, kendimiz kazacağız, sondajı ve aramayı kendimiz yapacağız." ifadelerini kullandı.

 

Akkuyu'da temel atma yıl sonuna

Enerji ve madende yılda ortalama 55 milyar dolarlık bir ithalatın söz konusu olduğunu hatırlatan Albayrak, nükleer enerjinin gelecek dönemin önemli konuları arasında yer alacağını ifade etti. Türkiye'nin ilk nükleer santrali olma özelliğini taşıyan Akkuyu Nükleer Santrali'yle (NGS) ilgili bu yıl önemli süreçler yaşandığını belirten Albayrak, şöyle konuştu:

"Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde inşallah bu yıl sonuna kadar temel atma sürecine yürüyeceğiz. Sinop Nükleer Güç Santrali için de görüşmelerimiz nihai noktaya geldi. 2023'te ilk reaktörü devreye alarak başlayan süreçle, 2030'a kadar inşallah üç nükleer santralimizi de devreye alacağız. Santrali çalıştıran mühendisi de yetiştirerek, buna hazır olmamız lazım. Kaç tane nükleer ile ilgili bölümümüz var? Yok denecek kadar az. Peki 2023, 2030 diyorsak bu alanda en az doktoralı yetişmiş insan kaynağına ihtiyacımız varsa bu çalışmaları birlikte yürüteceğiz. Hele de 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'nin kaybedeceği hiç birşey yok. Bu kapsamda sizlere de iş düşüyor. Milli Enerji ve Maden Politikası ışığında sizlerle eğitim, müfredat, enerji diplomasisi gibi önemli konularda iletişim yönünde adımlarımız olacak."

QHA