ANKARA (QHA) 30 TEMMUZ 2018 -

Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Sekreteri Namık Kemal Bayar, Amerika'nın yayınladığı "Kırım Deklarasyonu" hakkında bir yazı paylaştı. Bayar, Rusya'nın SWIFT sisteminden çıkarılması gerektiğini dile getirdi.

Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication'ın kısa adı olan Swift; Tüm dünyadaki bankalar arasında elektronik fon transferi standardı sağlayan bir sistemdir. Bu sistem BIC (Bank Identifier Codes) kodu yani banka tanımlama kodu sayesinde her bankayı tanımlamaktadır. Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Sekreteri Namık Kemal Bayar'ın kişisel Facebook hesabından yaptığı açıklama şöyle;

"RUSYA SWIFT SİSTEMİNDEN ÇIKARILMALIDIR"

"Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Pompeo imzasıyla geçtiğimiz hafta yayınlanan "Kırım Deklarasyonu", Avrupa Birliği, Birleşik Krallık, Almanya, Litvanya, Letonya, Estonya, Çekya, Polonya ve Kanada'dan destek gördü. Saydığımız devletlerin tamamı ABD'nin 1940 tarihli Welles Deklarasyonunu hatırlatan belgesini hatırlatan Kırım Deklarasyonuna atıf yaparak Kırım'ın işgalinin tanınmayacağını ve Rusya'nın uluslararası hukuka aykırı ve suç teşkil eder nitelikteki Kırım işgaline derhal son vermesini talep ediyordu. ABD'in deklarasyonu ve ardından takip eden deklarasyonların hemen hepsi aslında 2014'de gerçekleşen işgalden bu yana işgale karşı çıkan bu devletlerin sık sık yaptıkları açıklamaların yeni ve kararlılık gösteren bir tekrarı idi.

Deklarasyon ve açıklamalar özetle Birleşmiş Milletler Sözleşmesine ve Helsinki Nihai Senedi'ne atıf yaparak, başka bir ülke topraklarını zor kullanarak ele geçirmeyi yasaklayan sözleşme hükümlerini Rusya'ya bir kez daha hatırlattı.

Birleşik Krallık açıklamasında siyasi mahkumlar ve azınlıklara karşı uygulanan baskılara da dikkat çekti. Kanada ise doğrudan Kırım Tatarlarına ve Kırım Tatarlarının kültürel varlığına karşı işgalcilerin saldırılarına vurgu yaptı.

Deklarasyonları alt alta koyup bir kez daha dikkatle baktığınızda aslında her biri birbirini tamamlayan bir deklarasyonlar manzumesi ve külliyatı oluştu. İşgalden bu yana geçen dört yılı aşkın süre içinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararları, Avrupa Birliği organlarına ait karar ve deklarasyonlar, işgali tanımayan devletlerin yayınladıkları deklarasyonlar önemli bir uluslararası hukuk külliyatı da oluşturdu.

Birleşmiş Milletler Adalet Divanında Ukrayna'nın Rusya'ya karşı açmış olduğu davada Adalet Divanı tarafından alınan "önleyici tedbir" kararı her ne kadar Rusya tarafından uygulanmadı ise de hukuk dünyası açısından önemli ve dikkate değer bir karar oldu. Nitekim Adalet Divanı, kararın uygulanmaması nedeni ile Rusya'yı ağır şekilde kınadı ve derhal uygulanmasını talep etti. Elbette Rusya'nın bu "önleyici tedbir" kararını bugünkü koşullarda uygulamasını hiç kimse de beklemiyor. Dava hakkında esas kararın bir kaç yıl içinde verilmesi bekleniyor. Ki esas hakkındaki karar da bugünkü Rusya yönetimi tarafından uygulanmayacak ama bu Rusya'nın yakın gelecekte oldukça başını ağrıtacak bir karar olacak.

İlaveten, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşınan davalar da dikkatle ve titizlikle takip edilmesi gereken davalar. Ancak, bu hususta Kırım Tatarlarının haklarını takip edecek çok ciddi bir mekanizmanın da oluşturularak derhal devreye alınması gerekiyor.

Diğer taraftan, esas ve can alıcı nokta şu ki, daha evvel de belirttiğimiz üzere bu deklarasyonlar, kararlar ve raporlar manzumesi kapsamında bütün bu külliyatın yaptırımı niteliğinde olan eylemler yani Rusya'ya karşı başlatılan ekonomik yaptırımların sınırı ne olacak? Burada daha evvel de söylediğimiz üzere ekonomik yaptırımların kapsamı hızla ve ağırlaştırıcı bir şekilde genişletilmeli ve Rusya'nın deklarasyon ve kararlarda ifade edilen şekilde Kırım'ı bir an evvel terk etmesi için çok daha caydırıcı hale getirilmesi bu ülkelerce sağlanmalıdır. Bunun için de ilk adım Rusya'nın SWIFT sisteminden çıkartılması ile atılmalıdır. Enerji ve silah ticareti gibi sektörlerde Rusya'ya karşı yaptırımlar ve boykot, ambargo gibi adımlar da atılmaya başlanmalıdır."

 

 

QHA