ANKARA (QHA) -

Bugün 21 Kasım'da Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün 21 Kasım’da, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Dün yapılan seçimde önümüzdeki dönem için yeniden TBMM Başkanlığı'na getirilen Sayın İsmail Kahraman'ı tebrik ediyorum. Kasım 2019 seçimlerine kadar TBMM'nin önünde çok yoğun bir gündem vardır. Meclisimizin Sayın İsmail Kahraman'ın başkanlığında verimli ve huzurlu bir yasama dönemi geçireceğine inanıyorum."

"Kimse bizi milletvekili olmak belediye başkanı olmak için zorlamadı. Biz ülkemize davamıza hizmet için bu görevlere kendimiz talip olduk. Şunu unutmayın birileri içimizden veya dışımızdan ellerini ovuşturarak acaba şu anda AK Parti iktidarı nasıl olur da zayıf düşer bunların beklentisi içerisinde de olabilir. Kim hangi beklenti içerisinde olursa olsun bizler üzerimize düşen görevin bilinci içerisinde hedeflerimize çok daha üst seviyede ulaşmış olacağız. Bizim için her seçim sadece bir güven tazeleme değil yeni bir yol açma vites yükseltmedir. 17-25 Aralık'ta ülkemize tarihin en büyük tuzaklarından biri kuruldu. Dik duruşumuz sayesinde bu tuzak başarısız olunca aynı tezgahı götürdüler Amerika'da kurdular.”

AK Parti Grup Toplantısı'nda, Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını yaptığı sırada küçük bir kız çocuğu 'Dede' diye seslendi. Küçük kızı duyan Erdoğan da kayıtsız kalamadı ve 'Efendim' diyerek küçük kıza yanıt verdi.

 

Terör örgütü DAEŞ'le ilgili şaibeler

DAEŞ'in ortaya çıkış ve kayboluş sürecine de değinen Erdoğan şu sözleri kaydetti:

“Amerika’nın bölgesinde izlediği politikanın yanlışlığı konusundaki endişelerimizi paylaşıyoruz. DAEŞ'in ortaya çıkış ve kayboluş süreci baştan sona soru işaretlerle dolu. Hadi DAEŞ'i temizlediğinizi söylüyordunuz, peki hala silah yüklü tırlar neden Suriye’ye geliyor? Siz bu silahlanmayı Kuzey Suriye’de hangi ülkeye karşı yapıyorsunuz? Niçin yapıyorsunuz? Bunları izah etmeleri lazım. Anlatmaları gerekiyor. Dert başka, neyin ne olduğunu biliyoruz. Kimse Türkiye’yi eli kolu bağlı oturmasını bekleyemez. Yıllardır adeta yenilmez bir canavar gibi takdim edilen DAEŞ'in, aslında ne kadar kof bir yapı olduğunu tüm dünyaya gösteren Türkiye olmuştur.”

"Artık DAEŞ, Suriye ve Irak’tan tamamen kazılıp atılmıştır. Fakat hala haritalara baktığımızda farklı güçlerin hakimiyetini gösteren farklı renkleri görürüz. Her iki ülkede barış ve huzur konusunda kat edilmiş en küçük mesafe bile yoktur. Bir terör örgütü gitmiş yerine başka bir terör örgütü gelmiştir. Esed rejimi hala yerli yerinde durmaktadır. Buna karşılık vatanlarını sevmekten ve demokrasi talebinden başka suçları olmayan Suriyeli muhalifler neredeyse terörist durumuna düşürülmüştür. Bu coğrafyada bunca kan niçin dökülmüştür? Bunca acı niye çekilmiştir? Bunca yıkım niye yaşanmıştır? Akan kan kimin kanıdır? Demek ki mesele mazlumların haklarının korunması da değildir. Zaten bildiğimiz bir gerçeğin artık inkarı mümkün olmayan teyidini görüyoruz."

QHA