ATİNA (QHA) -

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 Aralık Perşembe günü “Lozan polemiği”nin yaşandığı Atina’daki resmi temaslarını tamamladıktan sonra verdiği, 10 Aralık'ta To Vima gazetesinde yayınlanan demecinde; Lozan Antlaşması, Azınlıklar, Türkiye-AB ilişkileri, FETÖ, Türkiye-AB ilişkileri, mülteci sorunu, Suriye konusu ve şahsı ile ile ilgili soruları cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan demecinden satır başları şu şekilde:

 

Lozan antlaşmasına dair

"Lozan Barış Antlaşması, Türkiye’nin Yunanistan ve bazı başka ülkelerle ilişkilerini belirleyen bir anlaşmadır. Türkiye, diğer tüm anlaşmalarda da olduğu gibi Lozan Antlaşması’na saygı göstermekte ve yükümlülüklerini yerine getirmektedir. Öte taraftan, ister ikili düzeyde, ister başka meselelerde, Azınlıklardan başlayarak zaman zaman zorluklar, sorunlar ve yanlış uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Bugün, 94 yıl öncesi ile farklı şartlar, sorunlar ve çözüm metodları bulunmaktadır. Dönemin şartlarını iyli analiz etmeli ve değişen koşullara adapte olmalıyız. İyi niyet ve samimimet olursa aşılamayacak hiçbir sorun yoktur."

 

Türkiye- AB ilişkileri

"AB’ye tam üyelik staretijk hedefimiz olmaya devam etmektedir. “Özel ortaklık ilişkisi’ senaryosunun bizim için hiçbir geçerlililiği yoktur. AB’nin çifte standartlarına rağmen, bizler üyelik için iyi niyet ve itina ile çalışmaya devam ediyoruz. Yapıcı eleştiri, başlıkların açılmasını engellemekle değil tam aksine bu başlıkları (fasıllar) açmakla olur."

 

Azınlıklar

"Batı Trakya Türk Azınlığı, maalesef, milli kimliğinin tanınması, eğitim ve din hürriyeti ile ilgili sorunlarla karşı karşıyadır. Bu sorunlar çözülüp, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin gündeminden çıkmalıdır. Beklentilerimizi Pavlopulos’a da Çipras’a da anlattım."

 

Mülteci sorunu

"2015’de gün geliyor Ege’den 10 bin kişi geçiyordu. Bu sayı son 20 ayda günde 70-80 kişiye düştü. Bugün bizi eleştirenler o günleri unuttular. AB ile 18 Mart 2016’daki anlaşmayı planlayan da, uygulayan da Türkiye’dir. Bizi eleştirenler, Türkiye’nin bu konudaki gayretlerimizden vazgeçersek ne olabileceğini düşünüyorlar mı? Biz anlaşmayı uyguluyoruz. Aynı yaklaşımı AB’den de bekliyoruz."

 

Suriye meselesi ve terörle mücadele

"Suriyeli kardeşlerimizin PKK’nın uzantısı olan PYD/YPG gibi terör örgütlerinin hedeflerine ulaşmalarına izin vermeyeceklerine eminiz.

PYD-YPG ile Suriyeli Kürtler aynı sepete konamaz. Hiçbir terror örgütü, belirli bir halkın temsilcisi sayılamaz. Suriyeli Kürtlerin, teröre karışmadan yasal siyaset yapan temsilcileri vardır.

Darbe teşebbüsünün başındaki ve elemanları ABD’de yaşıyor. Sosyal medya ya da başka iletişim araçları ile ülkemiz aleyhindeki tehditlerini rahatça sürdürüyor. ABD’den bize iade edilmesini bekliyoruz.

Liderlik, cesaret ve kararlılılk gerektirir. Eğer, Türkiye’nin liderliği olmasa, kararlı iradesi olmasa, Avrupa kendisine gelen mülteci göçünü nasıl önleyecekti?

Liderlik, girişimcilik, değerlere ve insanlığa bağlılık gerektirir. Türkiye, DAEŞ terör örgütüne karşı mücadelede en büyük gayreti gösterdi. Bütün terör örgütlerine karşı mücadele etmeye kararlıyız. Müttefiklerimiz ve ortaklarımız için güçlü,güvenilir ve kararlı bir dostuz. Onlardan da aynı tavrı bekleriz. Türkiye’nin çıkarlarının ihlal edilmesine, güvenliği için olan endişelerine sessiz kalamayız. Ülkemize verilen vaadlerin yerine getirilmesini beklemekten daha doğal ne olabilir? Halkımız,partiler ve medya FETÖ terror örgütünün teşebbüsüne karşı çıktı. Halkımız, liderini ülkeyi ve devletini korudu. Bundan büyük şeref ve iftihar olamaz. Dost ülkelerden bunu anlamalarını istiyoruz. İşte bütün bu nedenlerle, halkım liderliğimi takdir ediyor."

QHA